mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Güzel söz sadakadır." — Buhârî, Müslim "Temizlik imanın yarısıdır." — Müslim "Sabır, acı bir olayın ilk anında gösterilendir." — Buhârî, Müslim "Zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir." — Buhârî, Müslim "Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz." — Buhârî, Müslim "Güzel söz sadakadır." — Buhârî, Müslim "Temizlik imanın yarısıdır." — Müslim "Sabır, acı bir olayın ilk anında gösterilendir." — Buhârî, Müslim "Zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir." — Buhârî, Müslim "Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz." — Buhârî, Müslim
İ

İCMÂ'

İ Harfi · Dini Sözlük

1. Edille-i şer'iyyenin (din bilgilerinin elde edildiği delîllerin, kaynakların) üçüncüsü. Bir asırda yaşayan müctehid denilen derin âlimlerin bir mes'elenin hükmünde birleşmeleri, ictihadlarının birbirine uygun olması.

Hicrî dördüncü asırdan sonra mutlak müctehîd yetişmediği için icmâ' da kalmamıştır. Bu sebeble icmâ' denilince Eshâb-ı kirâmın (Peygamber efendimizin arkadaşlarının), Tâbiîn'in (Eshâb-ı kirâmı gören büyüklerin) ve Tebe-i tâbiînin (Tâbiîn'i görenlerin ) icmâ'ı anlaşılır. (İbn-i Âbidîn)

Bir şeyi Eshâb-ı kirâm icmâ' ile bildirmedi ise, Tâbiîn'in sözbirliği bu şey için icmâ' olur. Tâbiîn de bu şeyi icmâ' ile bildirmedi ise, Tebe-i tâbiînin sözbirliği bu şey için icmâ' olur. Çünkü bu üç asrın âlimleri yâni müctehidleri hadîs-i şerîf il e övülmüştür. Bunlara selef-i sâlihîn denilir. (İbn-i Âbidîn)

Dinde zarûrî olan yâni câhillerin de bildikleri icmâ' bilgilerine inanmayan kimsenin îmânı gider. (İbn-i Âbidîn)

2. Beş vakit namazın farz oluşu, zinânın haram oluşu gibi ictihâd lâzım olmayan ve dinde açıkça bildirilen şeyleri âlim olan, olmayan her müslümanın bilmesi, böyle olduklarında sözbirliği yapmaları.

Zarûriyyât-ı dîniyyeden yâni dînin temel bilgilerinden olup, her müslümanın mutlak bilmesi lâzım olan bilgilerde müctehid olmayanların icmâ'ı da mûteberdir. Ancak bu, onların icmâ'ı olmazsa, bu hükümler sâbit olmaz demek değildir. Bu kısım icmâ', üze rinde icmâ' yapılan husûsun her müslüman tarafından bilindiğini, bu sebeple her müslümanın bunları bilip öğrenmesinin lâzım olduğunu, bilmiyerek de olsa bunları yerine getirmemenin câiz olmadığını ifâde içindir. (Molla Hüsrev, Serahsî, Hâdimî)

Bu içerikte bir hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsanız iletişim sayfamızdan bize bildirin.