Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 143 kelime
NÂ-MAHREM
Yabancı, kendisiyle evlenilmesi haram olmayan kimse. Nikâhı câiz olmayan yirmi beş kadın dışında kalan kadınlar nâ-mahre...
NA'LİN (Na'leyn)
Altı deri, üstü açık ve tasmalı ayakkabı. Namazı, na'lın veya mest ile kılmak, çıplak ayakla kılmaktan efdâldir. Böylece...
NA'Ş
Kefenlenip tabuta konmuş ölü. (Bkz. Cenâze) Edrâ Eslemî dedi ki: "Medîne-i münevverede daha önce Kur'ân-ı kerîm okuduğun...
NA'T-I ŞERÎF
Peygamberleri ve din büyüklerini öven şiirler. Daha çok Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâm için söylenir. Yûnus E...
NÂDÂN
Câhil. Ey, insan adını taşıyan varlık, Kendine gel, uyan gafletten artık! Seâdet yolun, göremezsen nâdân, Niye vermiş sa...
NAFAKA
İnsanın yaşayabilmesi için, yiyecek, giyecek ve ev gibi lâzım olan şeyler. Herhangi bir müslüman kendi ehline (âilesine)...
NÂFİ' VE DÂRR (En-Nâfi' ve'd-Dâr)
"Fayda ve zarar, iyilik ve kötülük kendisinden olan" mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden)....
NÂFİLE
Farz ve vâcib olmayan ibâdetler. Kulum farzları yapmakla bana yaklaştığı gibi başka şeyle yaklaşamaz. Kulum nâfile ibâde...
NÂFİZ
Sahîh, geçerli. Başkasının hakkı bulunmayan. Başkasının hakkını tealluk etmeyen. Bâliğ olan (ergenlik çağına, evlenecek ...
NAĞME
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak. Tegannî. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: "Kur'ân-ı kerîmi Arab şîvesi ile onların sesi il...
NAHL SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin on altıncı sûresi. Nahl sûresinin son üç âyeti Medîne'de, diğer âyetleri Mekke'de nâzil oldu (indi). Yü...
NAHLE
Hurma ağacı. Bu ağacın yaratılışında topluluk ve adâlet vardır. İnsanın yaratılışı da böyledir. Bunun içindir ki, Peygam...
NAHR
Kurbanlık deveyi göğsü üstünden (evdâcını yâni iki büyük damarını) kesmek. (Bkz. Kurban) Deveyi kesmekte sünnet olan nah...
NÂHÛR
İbrâhim aleyhisselâmın amcası ve üvey babası olan Âzer'in asıl ismi. Nâhûr, dedelerinin hak dîninde idi. Nemrûd'un vezîr...
NAHV İLMİ
Cümle bilgisi. Kelimelerin cümle içinde fiil, fâil (özne), mef'ûl (nesne, tümleç) olma gibi durumlarından ve buna göre s...
NÂİB
1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiye...
NAÎM CENNETİ
Sekiz Cennet'ten beşincisi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Îmân edip de sâlih ameller işleyen kimseler...
NAKDEYN
Basılmış para hâlindeki altın ve gümüş. Fülûs denilen bakır, bronz paralar (ve kâğıt liralar) aynı sayıda (yâni îtibârî ...
NAKİ'
Hurma veya kuru üzüm soğuk suda bırakılıp şekeri suya çıktıktan sonra süzülerek elde edilen sıvı. Kuru üzümden yapılan n...
NÂKIL
Nakleden, birinden duyduğunu veya okuduğu şeyi bildiren. İctihâd derecesine varamayıp, sâdece müctehid (Kur'ân-ı kerîmde...
NÂKIS
Eksik, noksan, kusurlu. Allahü teâlânın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde (işlerinde) ortağı ve benzeri yoktur. O'nda...
Nâkıs Temizlik
Kadının âdetinin kesilmesinden sonra on beş gün devâm etmeyen veya âdet müddeti içinde kan görmediği günler. (Bkz. Fâsid...
NAKLÎ İLİMLER
Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi nakil yoluyla elde edilen ve değişmeyen dînî ilimler. Naklî ilimler, aklın, insan dimâğı gücün...
NAKŞ-İ KADEM-İ NEBÎ
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek ayaklarının taş üzerindeki izi. Osmanlı pâdişâhlarından Sultan...
NAKŞİBENDİYYE
Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Allahü teâlânın sevgisini kalblere nekşettiğ...
NÂME-İ SEÂDET
Peygamber efendimizin mektubu şerîfi. Peygamber efendimizin Mısır (Kıpt) hükümdârı Mukavkıs'ı İslâmiyet'e dâvet için yaz...
NÂMUS
Irz, edeb, ar, hayâ. Kadın, beş vakit namazını kıldığı, nâmusunu koruduğu ve kocasına itâat ettiği zaman, Cennet'e isted...
Nâmus-ı Ekber
Peygamber efendimize vahy getiren ve dört büyük melekten biri olan Cebrâil aleyhisselâm, Cibril. (Bkz. Cebrâil)...
Nâmus-ı İlâhî
İslâm dîni. (Bkz. İslâmiyet)...
Nâmus-ı Rabbânî
İslâm dîni. (Bkz. İslâmiyet)...
NÂR
Ateş; Cehennem. (Bkz. Cehennem) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ameli ve iyiliği ile kim dünyâ hayâtı...
NARH
Çarşıda pazarda satılan her türlü mal için hükûmet tarafından konulan fiyat. Medîne-i münevverede pahalılık oldu. Yâ Res...
NÂS SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz on dördüncü ve son sûresi. Nâs sûresi Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Altı âyet-i kerîmedir...
NASÂRÂ
Îsâ aleyhisselâma inananlar. (Bkz. Nasrânî)...
NASÎB
1. Ele geçen, kavuşulan. İnsanların en akıllısı, ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda şeref, âh...
NÂSİH
Daha önce bildirilen bir hükmü kaldıran, âyet-i kerîme veya hadîs-i şerîf. Kaldırılan hükme mensûh denir. Müctehid olmak...
NASÎHAT
Dînin ve aklın beğendiği şeyleri tavsiye, öğüt. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Muhakkak ki, Allahü t...
NÂŞİZE
Kocasının izni olmaksızın evinden kaçan ve kendisini beyinden haksız yere men eden kadın. Nâşizeye nafaka verilmez. Geri...
NASR SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz onuncu sûresi. Nasr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimiz, nu...
NASRÂNÎ
Îsâ aleyhisselâma inanan. Çoğulu, nasârâdır. Hazret-i Îsâ'nın bildirdiği dîne nasrâniyyet (nasrânîlik) adı verilir. (Bkz...
NASS
1.Âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler. Çoğulu nüsûs'tur. Ehl-i sünnet âlimleri nassları zâhirleri üzere almışlardır. Yâ...
NAZAR
1. Bakmak. Göz atmak. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, misvâkını ve tarağını yanından ayırmazdı. Mübârek saçını v...
Nazar Ber Kadem
Nakşibendiyye yolunun temel bilgilerinden birisi olup, tasavvuf yolculuğunda adımdan ileriye bakmak ve adımını baktığı y...
Nazar Değmesi
Göz değmesi, bâzı kimselerin gözlerinden çıkan zararlı şuâların, canlı ve cansız bir şeye bakıp beğendikleri zaman bozul...
NAZARGÂH-İ İLÂHÎ
Allahü teâlânın nazar ettiği (baktığı) yer. Allah adamlarının kalbleri, Hakk'ın nazargâhıdır. O kalblere girmiş olanlara...
NAZARİYYE
Bir veya birkaç hipotez (faraziye) ile, birçok hâdiseleri îzâh ederek ve bunlardan yeni hâdiselere vararak ve bu hâdisel...
NÂZİÂT SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş dokuzuncu sûresi. Nâziât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk altı âyet-i kerîmedir. Sûrenin...
NÂZİL OLMAK
Yukardan aşağıya inmek; mukaddes kitabların vahiy yoluyla peygamberlere gönderilmesi. Kur'ân-ı kerîm Kadir gecesinde nâz...
NÂZIR
1. Gören, görücü. Allahü teâlâ hayy (diri), alîm (bilici), kâdir (gücü yetici) ve mütekellim (konuşucu) olarak sonsuz za...
NAZM
Kelimeleri inci gibi yanyana dizmek. Kur'ân-ı kerîmin kelimeleri Arabîdir. Fakat bu kelimeleri yanyana nazmeden Allahü t...
Nazm-ı İlâhî
Allahü taâlâ tarafından yanyana dizilen mübârek sözler, Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîm nazm-ı ilâhîdir, Arabçadır. Bu ar...
NEBÂTÎ RUH
Her canlıda mevcud olan ve doğma, büyüme, beslenme, zararlı maddeleri dışarı atma, üreme ve ölme gibi canlılık hallerini...
NEBE' SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş sekizinci sûresi. Nebe' sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıy...
NEBÎ
Yeni bir din getirmeyen, daha önce gönderilmiş olan bir Resûlün dînine dâvet eden, çağıran peygamber. Resûllere (yeni bi...
NEBİZ
Hurma veya kuru üzümü soğuk suda bırakıp, şekeri suya geçince, kaynayıncaya kadar ısıtıldıktan sonra soğuyunca süzülerek...
NECÂSET
Aslı îtibâriyle veya sonradan meydana gelen bir sebeble pis olan şeyler. Namaza mâni olup olmama yönünden; hafif necâset...
NECÂŞÎ
Habeş hükümdârı. Habeş krallarına verilen isim. Peygamber efendimiz zamânındaki Necâşî'nin adı Eshame idi. Nasrânî (hıri...
NECÂT
Kurtulma, kurtuluş. Bir kimse, namazı edâ ederse, bu namaz kıyâmet günü nûr ve bürhân olur ve Cehennem'den kurtulmasına ...
NECCÂRİYYE
Hicretin üçüncü asrında Hüseyin bin Muhammed en-Neccâr tarafından kurulan bozuk fırka. Neccâriyye fırkasının inanışların...
NECDET
Yiğitlik, kahramanlık. Necdet sâhibi, korkulu hâllerde, sıkıntılı işlerde sabır ve sebât eder (kararlılık gösterir), bağ...
NECEŞ
Müşteri kızıştırmak, bir malı satın almaya niyeti olmadığı hâlde alacakmış gibi malın fiyatını yükseltmek. Abdullah bin ...
NECİYYULLAH
Allahü teâlâ tarafından tûfandan kurtarılan mânâsına Nûh aleyhisselâmın lakabı. Tufândan önce, Allahü teâlânın emri ile ...
NECM SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin elli üçüncü sûresi. Necm sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış iki âyet-i kerîmedir. İlk âyetinde g...
NECS (Necis, Neces)
Dînen temiz olmayan, pis, murdar. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Müşrikler (kâfirler) ...
NEFHA
Üfleme, üfürme. İsrâfil aleyhisselâmın, kıyâmetin kopup insanların öleceği ve tekrar diriltilecekleri zaman, nasıl olduğ...
Nefhat-ül-Ba's
İsrâfil aleyhisselâmın, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve sûr denilen bir âlete ikinci defâ üflemesiyle bütün canlıların ...
Nefhat-ül-Fer'
İsrâfil aleyhisselâmın, kıyâmetin kopacağına yakın, nasıl olduğu bizce bilinmeyen sûr'a birinci defâ üflemesi. Zamânın s...
NEFRET
Tiksinmek, ürküp kaçmak. Doğru yola kavuşan, hidâyete eren kimsenin nefsi gafletten kurtulup, namazın tadını duymaya, ib...
NEFS (Nefis)
1. Can. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her nefs, ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) 2. İnsanın ...
Nefs Muhâsebesi
İnsanın, dâimâ kötülük ve günâh işlemek istiyen nefsini hesâba çekip, kontrol etmesi ve gerektiğinde onu cezâlandırması ...
Nefs-i Emmâre
Kötülüğü emr eden nefs. Nefs-i emmâre, hiç kimsenin emri altına girmeyip, herkese emretmek ister. Nefs-i emmâreyi yıprat...
Nefs-i Levvâme
Kötü işlerden dolayı dâimâ kendini kınayan ve ayıplayan nefs. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Kıyâmet...
Nefs-i Mardiyye
Kusurlarını bilen, kendisinden râzı olunan nefs. Rabbinin indinde, makbûl olan nefs. Nefs-i mardiyyeye kavuşan kimse, ve...
Nefs-i Mülhime
Gerektiği zaman Allahü teâlâ tarafından kendisine hakîkatler ilhâm edilen, kötülüklerden arınmış nefs. Nefs-i mülhimeye ...
Nefs-i Mutmainne
Îmân etmiş nefs. Allahü teâlâyı anmakla huzûra eren, İslâmiyet'in emirlerini yapmak kendisine zor, ağır gelmeyen nefs. A...
Nefs-i Nâtıka
İnsanı hep kötülük ve aşağılık işler yapmaya sürükleyen nefs. Nefs-i emmâre. İnsanın bütün kötülükleri nefs-i nâtıkada t...
Nefs-i Râdiye
Rabbinden râzı ve hoşnûd olan nefs. Nefs-i Râdiyeye kavuşan kimsenin duâsını Allahü teâlâ reddetmez. Fakat edeb ve hayâs...
Nefs-ül-Emr
Hayâl, düşünce olmayan, zihnin hâricinde kendisi var olan, hakîkat....
NEFY VE İSBÂT ZİKRİ
"Lâ ilâhe illallah" mübârek sözünü diyerek yapılan zikr (Lâ ilâhe) yâni Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur, nefy; (illall...
NEHÂR-I ŞER'Î
İmsâktan, akşam namazının vaktinin girmesine kadar olan zaman. Orucun farzı üçtür: 1)Niyyet etmek, 2)Niyyeti ilk ve son ...
NEHY
1. Yasak, yasak edilen şey. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Resûlümün getirdiği emirleri alınız, itâat...
Nehy-i Anil Münker
Günahlardan ve kötülüklerden sakındırmak, alıkoymak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Erkek ve kadın b...
Nehy-i Gayr-i İktizâî
Mekruhlar. (Bkz. Mekruh)...
Nehy-i İktizâî
Haramlar. (Bkz. Haram)...
NEKÂBET
Yapılan satış sözleşmesinden dönmek, vazgeçmek. Bir bâyi' (satıcı), alış-veriş ettiği kimsenin, bundan vazgeçmesi hâlind...
NEKİR
Kabirde suâl soran meleklerden biri. (Bkz. Münker ve Nekir) Kabre konan meyyit (ölü), Münker ve Nekir meleklerinin sorul...
NEMÂ
Malın artması, çoğalması. Ziyâdeleşen mala nâmî denir. Zekâtı verilecek malda aranan şartlardan birisi de nemâ bulmasıdı...
NEMAZ (Namaz)
İslâm dîninin beş şartından biri. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Belli zamanlarda namaz kılmak, mü'min...
NEMÎME
Koğuculuk, müslümanlar arasında fitne çıkarmak, ara bozmak için söz taşıma. (Bkz. Nemmâm) Hased, nemîme ve kehânet sâhib...
NEML SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yirmi yedinci sûresi. Neml sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan üç âyet-i kerîmedir. On sekizinci...
NEMMÂM
Söz taşıyan, koğuculuk yapan. Duyulması istenmeyen bir sözü başkalarına götürüp söyleyen. Nemmâm Cennet'e giremez. (Hadî...
NESÂİK
Kesilen kurbanlar. Nesîke kelimesinin çoğuludur. Kurbanlarınızı büyük yapınız. Yâhut yağlı yapınız. Muhakkak ki nesâik, ...
NESEB
Soy, şecere. Çocuğu ana ve babaya bağlayan kan bağı. Ekseriya baba yönünden olan yakınlık için kullanılır. Babalar ve yu...
NESH
Emir ve yasaklarla ilgili şer'î (dînî) bir hükmün, ondan sonra gelen şer'î bir delîl (hüküm) ile kaldırılması, yürürlülü...
NESÎ
Yer değiştirmek, geri bırakmak; Eşhur-ül-hurum (haram aylar) denilen ayları değiştirmek, geri almak. Kur'ân-ı kerîmde me...
NEŞR
1.Âhirette, ölülerin diriltilip, hesâbları görüldükten sonra, cennetliklerin Cennet'e ve cehennemliklerin Cehennem'e dağ...
NESTÛRİYYE
Hıristiyanlıktaki fırkalardan biri. Nestorius, hıristiyanlığın Nestûriyye fırkasını kurdu. Mîlâdın 428. yılında Kostanti...
NEÛZÜ BİLLAH
"Allahü teâlâya sığınırız" mânâsına, tehlikeli hâllerden ve îmânı gideren şeylerden sakınma ve korkma mânâsını ifâde ede...
NEVÂDİR HABERLER
Hanefî mezhebi imâmlarından İmâm-ı Muhammed'in (El-Keysâniyyât), (El-Hârûniyyât), (El-Cürcâniyyât), (Er-Rukıyyât) adında...
NEVRÛZ GÜNÜ
Mecûsîlerin (ateşe tapanların) Martın yirmi birinde kutladıkları mecûsî bayramı. Nevrûz günü, mecûsîlerin bayramıdır. O ...
NEY
1. Kamıştan yapılan içi boş bir çalgı âleti. Allahü teâlânın aşkı ile dolmuş. Evliyânın büyüklerinden olan Celâleddîn-i ...
NEZR
Adak yâni bir isteğin yerine gelmesi ve bir korkunun giderilmesi için, farz veya vâcib olan bir ibâdete benzeyen ve başl...
Nezr Kurbanı
Allah rızâsı için, bir koyun veya şu koyunu kurban etmek adağım olsun diyen zengin veya fakir kimsenin Kurban bayramında...
Nezr-i Muayyen
Hastam iyi olursa, Allah için şu kadar sadaka vermek ve sevâbını falan velîye bağışlamak adağım olsun diye bir şarta bağ...
Nezr-i Mutlak
Şarta bağlı olmadan yapılan adak. Allahü teâlâ için bir sene oruç tutacağım demek Nezr-i mutlak olup bunu söylerken kasd...
Nİ'MET (Nîmet)
İyilik, rızık, saâdet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Her nîmetin şükründen muhakkak sorulacaksınız....
NİFÂK
1. Münâfıklık; kalbiyle, îmân etmediği hâlde inanmış görünmek; için dışa uymaması, kâfir. (Bkz. Münâfıklık) Kur'ân-ı ker...
NİFÂS
Lohusalık hâli. Kadınların doğumdan sonraki özür hâlleri. Elleri, ayakları, başı belli olan düşükte gelen kan da nifâstı...
NİGÂHDÂŞT
Kalbde yalnız Allahü teâlâyı anıp, O'ndan başka her şeyi unutma hâlinin devâmını muhâfaza. Nigâhdâşt, bir sâlike (tasavv...
NİKÂH
Evlilik için yapılan akit, sözleşme. Evlenecek müslüman bir erkek ile kadının şâhidler huzûrunda ben seni zevceliğe (han...
Nikâh-ı Müt'a
Şâhidsiz olarak, bir kadınla belli para verip, belli zaman için berâber yaşamağı sözleşmek. (Bkz. Müt'a Nikâhı) Nikâh-ı ...
NİKÂR
Tasavvuf yolunda ilerliyenlerin birbirlerine emr-i ma'rûf nehy-i anil-münker yapmaları yâni Allahü teâlânın emir ve yasa...
NİSÂ SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin dördüncü sûresi. Nisâ sûresi, Medîne'de nâzil oldu (indi). Yüz yetmiş altı âyet-i kerîmedir. Nisâ, kadı...
NİSÂB
Dinde zenginlik ölçüsü. İslâm dîninde, zenginlik ile fakirlik arasındaki maddî sınır. Altının nisâbı (Hanefî mezhebinde)...
NİSBET
1.Soy bakımından bağlılık, mensub olma. Kendisini babasından başkasına nisbet eden, Cehennem'e hazırlansın. (Hadîs-i şer...
NISF
Yarım, yarı. İslâm mîrâs hukûkunda eshâb-ı ferâiz adı verilen yâni Kur'ân-ı kerîmde payları bildirilenlerden bâzı kimsel...
NİYÂBET
1.Vekillik. Allahü teâlâ bir hac ile üç kişiyi Cenet'e koyar. 1) Vasiyet edeni, 2)Vasiyeti yerine getireni, 3) Niyâbeten...
NİYÂZ
Yalvarma, yakarma, dilekte bulunma, isteme. Bütün hamd ve senâlar Allahü teâlâya mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım...
NİYYET (Niyet)
Kasd etme, kalbin bir şeye yönelmesi. İbâdetleri, emre itâat ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için yaptığını kalbind...
NİZÂM
Düzen, uygunluk. İnsan, etrâfını meselâ yerleri, gökleri ve yıldızların boşlukta döndüklerini, asırlar boyunca, çarpışma...
Nısf-ül-Leyl
Gece yarısı yâni Akşam namazının girişi ile, sabah namazının girişi arasındaki vaktin ortası. Yatsı namazını nısf-ül-ley...
Nısf-ün-Nehâr
Gün ortası. Gölge nısf-ün-nehâr hattından ayrılınca, öğle namazının vakti başlar. (İbn-i Âbidîn) Güneş doğarken, batarke...
NOEL GECESİ
Hıristiyanların 25 Aralık veya buna yakın bir târihte Îsâ aleyhisselâmın doğduğunu kabûl ettikleri gece. Noel gecesi haz...
NOKTA-İ CEVVÂLE
Dâimî hareket hâlindeki nokta. Dâire şeklinde hızlı dönen bir nokta. Vehm (zan) ve hayâl, nokta-i cevvâleyi hâricde dâir...
NÜBÜVVET
Peygamberlik; insanları Allahü teâlânın beğendiği yola kavuşturmak, onlara doğru yolu göstermek için Allahü teâlâ tarafı...
Nübüvvet Yolu
Tasavvufta insanları Allahü teâlânın sevgisine, rızâsına kavuşturan iki yoldan birincisi ve en üstünü. Velî bir zâtın so...
NÜCEBÂ
Allahü teâlânın tanınıp bilinmeyen velî kullarından bir topluluk. Nücebâ, insanların imdâdına yetişip, işlerinde dara dü...
NÛH ALEYHİSSELÂM
Kur'ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerden. Peygamberlerin büyükleri olan ve kendilerine Ülü'l-azm denilen altı peygambe...
NÛH SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş birinci sûresi. Nûh sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yirmi sekiz âyet-i kerîmedir. Nûh aleyhis...
NÜKTE
1. Güzel mânâlı söz. Nükte: "Malı seviyorsan yerine sarf et de, sana sonsuz arkadaş olsun. Eğer sevmiyorsan ye de yok ol...
NUKÛD
Basılmış altın ve gümüş paralar. Müfredi (tekili) Nakddır....
NÜKÛL
Dönme, cayma, vazgeçme; bir malı satın aldıktan sonra vazgeçerek satıcıya geri verme. Ayıplı (özürlü) mal satıcıya iâde ...
NÛR
1.Aydınlık, ışık, feyz, bereket ihsân. Kur'ân-ı kerîm okunan evden, arşa kadar nûr yükselir. (Hadîs-i şerîf-Sünen) Müslü...
Nûr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi dördüncü sûresi. Nûr sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Altmış dört âyet-i kerîmedir. Otuz beşin...
Nûr-ı İlâhî
İlâhî nûr. Allahü teâlânın ihsân ettiği mânevî aydınlık, mânevî ilim. Kur'ân-ı kerîmi anlıyabilmeleri için, Allahü teâlâ...
Nûr-ı Nübüvvet
Peygamberlik nûru. Sahâbe-i kirâm, Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem sohbetiyle şereflenip, ef'âlini ve ...
Nûr-ı Pâki Muhammedî
Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) temiz, mübârek nûru. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem...
NÛRÂNÎ
Nûrlu, ışıklı, parlak, münevver. Alev iki kısımdır. Biri zulmânî (karanlık) ikincisi nûrânî. Zulmânî olandan cin, nûrânî...
NUSAYRÎ
Eshâb-ı kirâma (Peygamber efendimizin arkadaşlarına) iftirâ eden şîanın kollarından. On birinci imâm olan Hasen bin Ali ...
NUSH
Nasîhat, öğüt. (Bkz. Nasîhat) Nush ile uslanmayanı etmeli tekdîr, Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir. (Ziyâ Paşa)...
NUSRET-İ İLÂHÎ
Allahü teâlânın yardımı, imdâd-ı ilâhî, ilâhî yardım. Eshâb-ı kirâmdan bâzıları Huneyn gazâsında, askerin çokluğunu göre...
NÜSÜK
İbâdet. Hac ve umrede yerine getirilmesi lâzım olan işlerin herbiri. (Bkz. Menâsik) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen ...
NÜZÛL
İnmek. Tasavvuf yolunda ilerleyerek, sebebler âlemini görmeyip yalnız sebeblerin sâhibini yâni Allahü teâlâyı bilme hâli...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 143 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.