Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 332 kelime
HABÂİS
Kötü, alçak, pis şeyler, haramlar. Habîsin çoğulu. (Bkz. Habîs)...
HABER
Herhangi bir konuda alınan yazılı veya sözlü bilgi. 1. Sünnet, hadîs-i şerîf. Şüyû bulma (herkesçe duyulma, yayılma bili...
Haber-i Meşhûr
Başlangıçta râvîsi (rivâyet edeni, bildireni) sınırlı iken, sonraki devirlerde, daha çok kimse tarafından nakledilen hab...
Haber-i Mütevâtir
Yalan üzerinde ittifâk etmeleri (birleşmeleri) mümkün olmayan bir cemâat (topluluk) tarafından nakledilen, bildirilen ha...
Haber-i Vâhid
Bir kişinin ettiği rivâyet, verdiği haber, hep bir kimse tarafınan fakat Peygamber efendimize kadar, rivâyet edenlerden ...
HABÎB
Sevgili mânâsına Muhammed aleyhisselam. Öğünmek için söylemiyorum. Allahü teâlânın habîbiyim, peygamberlerin reisiyim. (...
HABÎBULLAH
Allahü teâlânın sevgilisi manasına, Muhammed aleyhisselâm. (Bkz. Habîb) Allahü teâlâyı seven Habîbullah'ı da sever. Habî...
HABÎR (El-Habîr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyin hakîkatini, kâinâtın, varlıkların, görünen ve görünme...
HABÎS
1. Kötü, alçak, pis, âdî, bayağı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! (Hak yolunda) infâkı ...
HABLULLAH
Allahü teâlânın ipi, Kur'ân-ı kerîm veya İslâm dîni. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Hepiniz Hablullah'a sımsıkı sa...
HAÇ
Birbirini dik olarak kesen iki doğrunun meydana getirdiği, hıristiyanlık dîninin sembolü olarak kabûl edilen şekil. Buna...
Hac Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi ikinci sûresi. Hac sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Yetmiş sekiz âyet-i kerîmedir. Sûrede, hac...
HACÂMAT
Hacâmat bıçağı denilen bir âletle, vücûdun deriye yakın damarlarını keserek kan alma. Kan almaya fasd da denir. Bütün me...
HACB
İslâm mîrâs hukûkunda bir vârisi (hisse sâhibini) diğer bir vârisin bulunmasından dolayı kısmen veya tamâmen mîrastan me...
Hacc-ı Asgar
Ömre. Hac zamânı olan beş günden (Arefe günü ile dört bayram günlerinden) başka senenin her günü ihrâm (dikişsiz elbise)...
Hacc-ı Ekber
Farz olan hac. Hacca giden müslümanların hacı olabilmeleri için şartlarını yerine getirmeleri lâzımdır. Arefe günü Cumâ'...
Hacc-ı İfrâd
İhrâma girerken, yalnız hacca niyet edilerek yapılan hac. Bu haccı yapana müfrid hacı denilir. Mekke'de oturanlar yalnız...
Hacc-ı Kıran
Hac ile ömreye birlikte niyet ederek ihrâm giyip, ömrenin vazîfelerini yaptıktan sonra ihrâmını (hac elbisesini) çıkarma...
Hacc-ı Mebrûr
Şartlarına dikkat edilerek hiç günâh işlemeden yapılan ve kabûl olan hac. Hacc-ı mebrûr yapanın dünyâya yeni gelmiş gibi...
Hacc-ı Temettû'
Hac mevsiminde (Şevvâl, Zilkâde, Zilhicce aylarında) önce ömre için niyet edilerek ihrâma girilip ömre yapıldıktan sonra...
Hâccü'l-Haremeyn
Hac farîzasını yaptıktan sonra Medîne'ye gelip kabr-i saâdeti de ziyâret eden hacı. Çün rûz-ı ezel kısmet olmuş bize dev...
HÂCE
Müderris, hoca, efendi mânâsına ilim sâhibi kimselere verilen Farsça bir ünvan. Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr buyurdu ki: Bütü...
Hâce-i Âlem
Âlemin, kâinâtın mürşidi, rehberi, yol göstericisi mânâsına Resûlullah efendimize mahsûs bir ünvan. Hâce-i âlem, gelmiş ...
Hâce-i Kâinât
Hâce-i âlem....
HÂCEGÂN YOLU
Daha çok nübüvvet kemâlâtına (olgunluklarına, üstünlüklerine) kavuşturan Hazret-i Ebû Bekir'den gelen yolun, Yusuf-ı Hem...
HACER-ÜL-ESVED
Kâbe-i muazzamanın doğu köşesinde bir buçuk metre kadar yükseklikte bulunan ve Cennet yâkutlarından olan parlak, siyah t...
HÂCET NAMAZI
Maddî ve mânevî bir ihtiyaca, dileğe kavuşmak niyeti ile iki ve en fazla on iki rek'at olarak kılınan namaz. Bir kimseni...
HÂCI
Hac yapan kimse. (Bkz. Hac) Hanefî mezhebinde, yalnız Arafat meydanında ve müzdelife'de hâcıların iki namazı cem' etmele...
HÂCİS
Kalbe (gönle) gelen ve hemen gidermek mümkün olan kötü düşünceler. Kalbe gelen hâcisi melekler yazmaz. Hasenelere (iyi d...
HAD
İslâmiyet'te miktârı kesin olarak bildirilen cezâ. Beş günah için had cezâsı vardır:Zinâ, şarab içmek, alkollü içki ile ...
Hadd-i Kazf
İffetli, temiz olan erkek veya kadına zinâ isnâd etmek (zinâ ettiğini söylemek) sebebiyle verilen cezâ. Kazf (temiz erke...
Hadd-i Sirkat
İslâm hukûkunda başkasının az veya çok malını gizlice, haksız olarak veya rızâsı olmayarak almak sebebiyle verilen cezâ....
Hadd-i Zinâ
Akıllı olan, ergenlik çağına gelen ve konuşabilen müslüman veya müslüman olmayan kadın ve erkeğe, dâr-ül-İslâm'da (İslâm...
Hadd-ı Bülûğ
Ergenlik çağı; cünüp olup, gusül abdesti almaya başlama zamânı. (Bkz. Sinn-ı Bülûg)...
HADES
Abdestsizlik veyâ cünüblük hâli. Hades; küçük hades ve büyük hades olmak üzere ikiye ayrılır. Küçük hades; bevl etmek, h...
Hadesten Tahâret
Namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken farzlardan biri. Abdesti olmayan kimsenin abdest alması, cünüb olanın,...
HÂDÎ (El-Hâdî)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarından dilediğine doğru yolu gösteren, kullarının havâssın...
HADÎD SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin elli yedinci sûresi. Hadîd sûresi Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). Yirmi beşinci âyet-i ...
Hadîs Âlimi
Hadîs-i şerîf sahasında mütehassıs kimse....
Hadîs İmâmı
Üç yüz binden çok hadîs-i şerîfi, râvîleri (rivâyet edenleri, nakledenleri) ile birlikte bilen büyük hadis âlimi. Buna, ...
Hadîs-i Âhâd
Hep bir kimse tarafından rivâyet edilen, bildirilen, müsned-i muttasıl (Resûlullah efendimize varıncaya kadar, rivâyet e...
Hadîs-i Âmm
Herkes için söylenmiş hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Cibrîl
Peygamber efendimiz Eshâbı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrâil aleyhisselâmın insan sûretinde gelip; İslâm'ı, îmânı ...
Hadîs-i Garîb
Yalnız bir kişinin bildirdiği sahîh hadîs. Yahut, aradaki râvîlerden (nakledenlerden) birine, bir hadîs âliminin muhâlef...
Hadîs-i Hâs
Bir kimse için söylenmiş hadîs-i şerîfler. Her ümmetin bir emîni vardır. Ey ümmetim! Bizim emînimiz de Ebû Ubeyde bin Ce...
Hadîs-i Hasen
Bildirenler (râvîler) sâdık (doğru) ve emîn (güvenilir) olmakla beraber hâfızası, anlayışı sahîh hadîsleri bildirenler k...
Hadîs-i Kavî
Resûlullah efendimizin, söyledikten sonra, peşinden bir âyet-i kerîme okuduğu hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Kudsî
Mânâsı, Allahü teâlâ tarafından, kelimeleri ise, Resûl-i ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem tarafından olan hadîs-i şerîf...
Hadîs-i Maktû'
Söyleyenleri (râvîleri), Tâbiîn-i kirâmakadar bilinip, Tâbiîn'den rivâyet olunan hadîs-i şerîfler. Tâbiîn'den rivâyet ed...
Hadîs-i Mensûh
Peygamber efendimiz tarafından ilk zamanda söylenip, sonra değiştirilen hadîsler....
Hadîs-i Merdûd
Mânâsı olmayan ve rivâyet şartlarını taşımayan söz....
Hadîs-i Meşhûr
İlk zamanda bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan, yâni bir kimsenin Resûl-i ekremden, o kimseden de, çok ki...
Hadîs-i Mevdû
Bir hadîs imâmının şartlarına uymayan hadîs-i şerîfler. Bir müctehid (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkaran...
Hadîs-i Mevkûf
Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri) hep bildirilip, sahâbî olan râvînin, Resûl-i ekremden işittim demeyip, böyl...
Hadîs-i Mevsûl
Sahâbînin (Resûlullah efendimizin arkadaşları); "Resûlullah'tan işittim, böyle buyurdu" diyerek haber verdiği hadîs-i şe...
Hadîs-i Mu'allak
Baştan bir veya birkaç râvîsi(rivâyet edeni, nakledeni) veya hiçbir râvîsi belli olmayan hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Muddarib
Kitab yazanlara, çeşitli yollardan, birbirine uymayan şekilde bildirilen hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Müfterâ
Müseylemet-ül-Kezzâb'ın ve ondan sonra gelen münâfıkların (kalbiyle inanmayıp, sözleriyle inandık diyenlerin), zındıklar...
Hadîs-i Muhkem
Te'vîle (yoruma, açıklamağa) muhtaç olmayan hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Munfasıl
Aradaki râvîlerden (nakledenlerden), birden ziyâdesi (fazlası) unutulmuş olan hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Mürsel
Sahâbe-i kirâmın ismi söylenmeyip, Tâbiîn'den (Sahâbeyi görenlerden) birinin, doğruca Resûl-i ekrem buyurdu ki dediği ha...
Hadîs-i Müsned-i Münkatı'
Sahâbîden başka bir veya birkaç râvîsi (nakledeni) bildirilmeyen hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Müsned-i Muttasıl
Peygamber efendimize kadar râvîlerden (nakledenlerden) hiçbiri noksan olmayan hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Müstefîz (Müstefîd)
Söyleyenleri üçten çok olan hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Müteşâbîh
Te'vîle (açıklamaya, yorumlamaya) muhtâç olan hadîs-i şerîfler....
Hadîs-i Mütevâtir
Bir çok Sahâbînin Peygamber efendimizden ve başka bir çok kimsenin de bunlardan işittiği ve kitâba yazılıncaya kadar, bö...
Hadîs-i Nâsih
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin, son zamanlarında söyleyip, önceki hükümleri değiştiren hadîs-i şerîf...
Hadîs-i Nefs
Kalbe gelip de, yapmakla yapmamak arasında tereddüde sebeb olan düşünce. Kalbe gelen düşünce beş derecedir: Birincisi, k...
Hadîs-i Sahîh
Âdil ve hadîs ilmini bilen kimselerden işitilen, müsned-i muttasıl (Resûl-i ekreme kadar, rivâyet edenlerin hepsi tam ol...
Hadîs-i Şâz
Bir kimsenin, bir hadîs âliminden işittim dediği hadîs-i şerîfler. Hadîs-i şâzlar kabûl edilir, fakat sened (vesîka) ola...
Hadîs-i Zaîf
Sahîh ve hasen olmayan hadîs-i şerîfler. Zaîf hadîsi bildirenlerden birinin hâfızası, adâleti gevşek olur veya îtikâdınd...
HADSÎ
Zihnin sür'atli fakat doğru bir şekilde netîceye ulaşması ile bilinen şey. Güneşe olan yakınlık ve uzaklığına göre, ayın...
HAFAZA MELEKLERİ
Koruyucu melekler, her insanın hayır (iyi) ve şer (kötü) işlerini yazan; ikisi gece, ikisi gündüz gelen ve kötülüklerden...
HAFÎ
Gizli, kapalı. 1. Usûl-i fıkıh ilminde, mânâsı açık olduğu hâlde söyleyenin maksadını ifâde etme husûsunda kapalı, gizli...
Hafî Okumak
Namazda sessiz okumak. İmâmın öğlen, ikindi ve üç ve dört rek'atlı namazların üç ve dördüncü rek'atlarında sessiz okumas...
HÂFİD (El-Hâfid)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kıyâmet günü, yâni öldükten sonra mahlûkât (yaratılmışlar) diri...
HAFÎF İKRÂH
Şiddetli olmayan zorlama. Canın veya uzvun telefine yol açmayan, yalnız acı ve eleme sebeb olacak derecedeki dövme ve ha...
HAFİF NECÂSET
Eti yenen dört ayaklı hayvanların bevli (idrarı) ve eti yenmeyen kuşların pisliği. Hafif necâsetlerden bir uzva veya elb...
HAFÎF-ÜL-HÂZ
Zevcesi (hanımı) ve çocuğu olmayan. İki yüz yılından sonra, sizin en iyiniz, hafîf-ül-hâz olandır. (Hadîs-i şerîf-Keşf-ü...
HÂFIZ
Hıfz eden, ezberleyen. Râvileriyle (rivâyet edenlerle) birlikte yüz bin hadîs-i şerîfi ezbere bilen hadîs âlimi. Kur'ân-...
HÂFIZA
Hıfz etme (ezberleme) ve hatırda tutma kuvveti. His organları ile duyulmayan fakat duyulanlardan çıkarılan mânâları sakl...
Hâfız-ı Kur'ân
Kur'ân-ı kerîmi ezbere bilen. (Bkz. Kârî) İslâmiyet her tarafa yayılacaktır. Hattâ, İslâm tâcirleri, ticâret için büyük ...
HAHAM
Yahûdî din adamı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Muhakkak ki; hahamlardan ve râhiplerd...
HÂİD
Hayız (âdet) gören kadın. (Bkz. Hayz)...
HÂİN
Birine kendini emin (güvenilir) tanıttıktan sonra o emniyeti, güveni bozacak iş yapan. Eminin zıddı. Cimriler, hîlekârla...
HAK (El-Hakk)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâi...
Hak Teâlâ
Yüce Allah. Allah celle celâlühü. (Bkz. Allah) Hak teâlâ, intikâmın kul eli ile alır İlm-i hâli bilmiyenler, onu kul yap...
HAKEM (El-Hakem)
1. İki tarafın, hükmüne rızâ göstermek için seçtikleri kimse. Haklı ile haksızın ayrılmasında aracılık eden kimse. Resûl...
HAKÎKAT
1. Bir lafzın (sözün) asıl mânâsı. Aslan denilince, bilinen yırtıcı hayvan kastedilir, bu mânâda kullanılırsa, hakikat o...
Hakîkat-i Câmia
Toplayıcı hakîkat. Tasavvufta kalb. İnsan, âlem-i kebîrde yâni insan dışında bulunan her şeyi kendinde topladığı için, m...
HÂKİM
Haklı ve haksızı ayırıp, hak ve adâlet üzere hükmeden, karar veren. Hak ve adâlet üzere bir gün hâkimlik yapmayı, bir se...
HAKÎM (El-Hakîm)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hikmet sâhibi, ilmi kâmil, işi güzel, uygun işler yaratıcı v...
Hâkim-i Mutlak
Tam ve gerçek hükmedici olan Allahü teâlâ. Akıllı o kimsedir ki, nefsine hâkim olur da ölüm sonrası için hazırlanır. Âci...
Hakk-ul-Yakîn
Bir şeyin hakîkatine kavuşma, mâhiyetine erişme, bulma, tatma. Allahü teâlânın beğendiği ahlâk ile ahlâklanıp, kalb gözü...
HÂKKA SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin altmış dokuzuncu sûresi. Hâkka sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli iki âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i...
HÂL
Durum, vaziyet, tavır. Tasavvuf yolunda bulunan kimsenin kalbine gelen sevinç, hüzün, darlık, genişlik, arzu ve korku gi...
Hâl Ehli
Hâli tavrı güzel olan gönül sâhibi kişi. Velî zat. (Bkz. Evliyâ) Almayı, vermekten daha tatlı gören hal ehli olamaz. (Eb...
HALÂL (Helâl)
Yasak edilmiş olmayan, yâhut yasak edilmiş ise de, İslâmiyet'in özr, mâni ve mecbûriyet saydığı sebeblerden birisi ile y...
Halâl Lokma
Haram olmayan, dinde yenilmesi yasak edilmeyen yiyecek. Helâl lokma yemeyen kimse, Allahü teâlâya itâat etme gücünü kend...
HALEF-İSÂDIKÎN
Selef-i sâlihînden yâni Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînden sonra gelen Ehl-i sünnet âlimleri. Halef-i sâdıkîn, îm...
HÂLET-İ NEZ'
Ölürken rûhun çıkacağı an. Allah'ım! Bizi ve dînimizi her türlü zarardan koru. Hâlet-i nez'de îmânımızı alma. O anda şey...
HALF ETMEK
Yemin etmek. (Bkz. Yemin)...
HÂLİD BİN SİNÂN ABESÎ ALEYHİSSELÂM
Îsâ aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerden. Îsâ aleyhisselâm ile son peygamber Muhammed aleyhisselâm arasında ...
HÂLİDİYYE
Evliyânın büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Nakşibendiyye yolunun bir kolu olan Hâl...
HALÎFE
Birinin yerine geçen. 1. Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vekîlî ve yeryüzündeki bütün müslümanların...
Halîfe-i Âdile
Halîfe olacağı, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin işâreti ile anlaşılan halîfe. Hazret-i Ebû Bekr'in halîfeliği böyledir....
Halîfe-i Câbire
Halîfeliği kuvvet zoru ile ele geçiren....
Halîfe-i Râşide
İnsanlara, İslâm dînini anlatma vazîfesini Peygamber efendimiz gibi yapan ve âyet-i kerîmelerde veya hadîs-i şerîflerde ...
HÂLIK (El-Hâlık)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi taktîr ve tâyin eden, yaratan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı k...
HALÎL
Dost. Kelime-i tevhîdi (Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah sözünü) çok söyleyenlerde, Allahü teâlâya karşı fevkalâd...
HALÎLULLAH
Allahü teâlânın dostu mânâsına İbrâhim aleyhisselâmın lakabı. Halîlürrahmân da denir. İbrâhim aleyhisselâm Halîlullah'tı...
HALÎM (El-Halîm)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hep hilm sâhibi olan; günâh işleyenlerin, günâh işlemelerini...
HÂLİS
Saf, temiz, hîlesiz, katkısız. Menfaat düşüncesi karışmadan sırf Allah için olan, riya ve gösteriş bulunmayan . İbâdetin...
HALK
1. Yaratmak, yoktan var etmek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Biz insanı en güzel biçimde halk ett...
HALLÂK
Yaratan, her şeyi yoktan vâr eden Allahü teâlâ. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Şübhesiz ki senin Rab...
HALVET
Yalnızlık, yalnız olarak kalma. 1. Yabancı bir kadınla yabancı bir erkeğin bir odada, kapalı bir yerde yalnız kalmaları....
Halvet Der-Encümen
Nakşibendiyye yolunda on bir esastan biri. Halk içinde Hak ile (Allahü teâlâ ile) olmak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen; "Öyle ...
HALVETHÂNE
Çilehâne. Tasavvuf yolunda olgunlaşmak ve ilerlemek için belli bir müddet kendi hâlinde yalnız kalınan ve ibâdetle vakit...
HALVETİYYE
Evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Nûr Halvetî hazretlerinin tasavvuftaki yolu....
HAMD
En üstün şekilde senâ, övgü. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Dünyâda ve âhirette hamd Allahü teâlânın hakkıdır, O'n...
HAMDELE
Elhamdülillah veya bu mânâdaki sözler. Elhamdülillah sözünün mânâsı, Allahü teâlâya hamd olsun, ben her hâlimde O'ndan m...
HAMELE-İ ARŞ
Arşı taşımakla görevli dört büyük melek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Hamele-i Arş melekleri ve Arşın...
HÂMİD
Allahü teâlâya hamdeden....
HAMÎD (El-Hamîd)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her dilde ve her kalbde övülen. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruld...
HAMİYYET
Dîni, milleti himâye etmekte, korumakta, şerefini savunmakta tenbellik etmeyip, bütün kuvveti ile gayret etmektir. Hamiy...
HAMR
Şarab, sarhoşluk veren içki. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Hamr, kumar, (tapmaya mah...
HANBELÎ
Ehl-i sünnetin ameldeki dört hak mezhebinden biri olan Hanbelî mezhebine mensub kimse....
Hanbelî Mezhebi
Ehl-i sünnetin amelde (yapılacak işlerde)ki dört hak mezhebinden biri. İbâdetlerin en kıymetlisi, farz-ı ayn olanlardır....
HANEFÎ
Ehl-i sünnetin ameldeki dört hak mezhebinden biri olan Hanefî mezhebine mensub kimse....
Hanefî Mezhebi
Ehl-i sünnetin amelde (yapılacak işlerde)ki dört mezhebinden biri. Hanefî mezhebi Osmanlı Devleti zamânında her yere yay...
HÂNEKÂH (Hânegâh)
Tekke, dergah. İrşâd (doğru yolu gösterme) ve sohbet ile insanları olgunlaştırma hizmetlerinin yapıldığı yer. (Bkz. Tekk...
HANÎF
Sapıklıktan, yanlış inanışlardan Hakk'a, doğruya meyleden, dönen, müslüman. İslâmiyet'ten önce Arabistan'da putlara tapm...
Hanîf Dîni
Doğru yol, İslâmiyet....
HÂNİS
Yemîninin gereğini yapmayan. Bir kimse, semâya çıkacağım veya şu taşı altın yapacağım diye yemîn edince, yapmadığı için,...
HANNÂNE
Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî'de dikili bulunan hurma kütüğü. Resûlullah efendimiz, Me...
HANNÂS
İnsanların kalblerine vesvese veren sinsi şeytan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Habîbim!) De ki: ...
HARAC
Güçlük, sıkıntı, eziyet. 1. Bir farzı yapma veya haramdan sakınma esnâsında karşılaşılan güçlük. Allahü teâlâ âyet-i ker...
HARÂM
Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde yapmayınız diye açıkça yasak ettiği şeyler. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: De ki,...
Harâm li Aynihi
Kendileri harâm olan şeyler. Leş, domuz eti, şarab gibi Allahü teâlâ tarafından harâm edilen şeyler harâm li aynihidir. ...
Harâm li Gayrihi
Aslı harâm olmayıp, sonradan hâsıl olan bir sebepten dolayı harâm olan şey. Bir kimsenin bir kişinin bağına girip, sâhib...
Harâm Lokma
Helâl olmayan ve dînen yenmesi yasaklanan yiyecek. Vücûduna harâm lokma karışmış bir kimse, namazdan tad duymaz. (Behâed...
HARBÎ
İslâm devleti ile harb halinde bulunan gayr-i müslimlere âit ülke halkından olan kimse. Bir harbî emân (izin, pasaport) ...
HAREM
1. Mekke-i mükerreme şehrinden biraz daha geniş olup, hudûdunu İbrâhim aleyhisselâmın diktiği taşların gösterdiği yer, a...
Harem-i Şerîf
Müslümanların kıblesi olan Kâbe-i muazzamanın ortasında yeralan etrâfı kubbeli revaklarla çevrili mescid. Kâbe'nin etrâf...
HAREMEYN
Hürmete ve saygıya lâyık iki belde. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevverenin ikisine verilen ad. Mekke-i mükerremede K...
HÂRİCÎLER
Sıffîn muhârebesinde, taraflar hakem tâyinine râzı olup anlaşmayı kabûl ettiği için hazret-i Ali'nin ordusundan ayrılara...
HÂRİKULÂDE
Olağanüstü. İnsan gücünün üzerinde, insanı hayrette bırakan âdet dışı şaşılacak iş. İnsanların bütün hareketleri, işleri...
HARÎS
Hırslı, bir şeye çok düşen, istekli. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Andolsun ki size kendinizden öyle bir peygambe...
HÂRÛN ALEYHİSSELÂM
Kur'ân-ı kerîm'de adı geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Selâm, Mûsâ ve Hârûn üzeri...
HASEB
Şeref, asâlet, ahlâk ve soy temizliği. Kişinin hasebi ahlâkıdır, keremi dînidir. (Hadîs-i şerîf-Nihâye) Baktım ki, insan...
HASED
Kıskanmak, çekememek. Allahü teâlânın bir kimseye ihsân ettiği nîmetin, onun elinden çıkmasını istemek. Zararlı bir şeyi...
HASEN HADÎS
Bildirenler sâdık (doğru) ve emîn (güvenilir) olup, fakat hâfızası (anlayışı) sahîh hadîsleri bildirenler kadar kuvvetli...
HASENÂT
Allahü teâlânın beğendiği işler, iyilikler. Hasenenin çokluk şekli. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Hase...
HASENE
1. İyilik, sevâb. Allahü teâlânın korkusundan kötülüğü terkeden kimseye bir hasene yazılır. Fakat başka bir sebeple terk...
HASENEYN
Peygamber efendimizin mübârek iki torunu hazret-i Hasen ve hazret-i Hüseyn. Allah'ım ben bu ikisini (Haseneyni) seviyoru...
HAŞEVİYYE
Allahü teâlâyı mahlûklara,yaratıklarına benzeten, madde, cism diyen bozuk fırka, topluluk. Haşeviyye, "Rabbinin vechi bâ...
HASÎB (El-Hasîb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her mahlûkun (yaratılmışın) varlığına, varlığının devâmına, âhi...
HÂŞİMÎ
Peygamber efendimizin dedesi Hâşim bin Abdi Menâf'ın soyundan gelen. (Bkz. Benî Hâşim)...
HASÎS
Parasını ve malını harcamamak için her türlü sıkıntıya, eziyete katlanan, paraya, mala aşırı düşkün olan; dînen verilmes...
HASLET
İnsanın yaratılışındaki huy, mîzâc, tabîat, karakter. Şu dört haslet kimde varsa o hâlis münâfıktır. Bunlardan bir tânes...
HAŞR
Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, g...
Haşr Günü
Mahlukların kabirlerinden kalkıp Arasat meydanında toplandıkları kıyâmet günü....
Haşr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli dokuzuncu sûresi. Yirmi dört âyet-i kerîme olan Haşr sûresi, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi...
HÂSS
1. Tek başına bir mânâ karşılığında konmuş lafız (söz). Hâss, kat'î (kesin) mânâ ifâde eder. Sözden maksat, tek şeydir. ...
HAŞŞÂŞİYYE
Otçular. İnsanın ot gibi olduğunu ve öldükten sonra yok olacağını iddiâ edenler. İnsan ölünce, cesed çürüyünce rûh yok o...
HAŞYET
Hürmetle karışık korku. Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâdan (en çok) haşyet edenler âlimlerdir. (Fâtır s...
HÂTEM-ÜL-ENBİYÂ
Peygamberlerin sonuncusu Muhammed aleyhisselâm. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Muhammed (aleyhisselâm) ...
HATENEYN
İki dâmât; Resûlullah efendimizin iki mübârek dâmâdı olan hazret-i Osman ile hazret-i Ali. Ehl-i sünnet ve cemâat (doğru...
HATÎB
Câmide müslümanlara dînî nasîhat eden ve hutbe okuyan. Bir kimse gusl abdesti alır, sonra Cumâ'ya gelir, kendisine mukad...
HATÎM
Kâbe'nin şimâl (kuzey) duvarı hizâsında yarım dâire şeklindeki duvarcık ile Kâbe-i muazzama arasında kalan yer. İsmâil a...
HÂTİME
Bir şeyin son durumu. (Bkz. Hüsnü Hâtime ve Sû'i Hâtime)...
HÂTIR
Kalbe gelip bir müddet kalan düşünce. (Bkz. Havâtır) Kalbe gelen düşüncelerden; birincisi kalpte durmaz giderilir. Buna ...
Hâtır-ı Melekânî
İbâdete, tâate rağbet etmeye dâir insanın kalbine melek tarafından getirilen düşünce. Buna ilhâm da denir. (Bkz. İlham)...
Hâtır-ı Nefsânî
Kötülükleri istiyen nefs tarafından kalbe getirilen düşünce. Buna hâcis denir. (Bkz. Hâcis)...
Hâtır-ı Rahmânî
Gafletten uyanmak, kötü yoldan doğru yola kavuşmaya dâir Allahü teâlâ tarafından kalbe gelen düşünce. Buna hak hâtır (do...
Hâtır-ı Şeytânî
Günâhı beğenmeye, süslemeye, güzel göstermeye dâir kalbe şeytan tarafından getirilen düşünce. Buna vesvese denir. (Bkz. ...
HATM
Kur'ân-ı kerîmi başından (Fâtiha sûresinden başlıyarak) sonuna (Nâs sûresine) kadar okumak. İnsanların en iyisi hatmi bi...
Hatm-i Tehlîl
Yetmiş bin adet kelime-i tevhîd yâni "Lâ ilâhe illallah" okumak. Kelime-i tevhîde, kelime-i tayyibe de denir. Bir kimse,...
Hatm-ı Hâcegân
Nakşibendiyye yolunda fâidesi, feyz ve bereketi çok olan bir vazîfe. Bu yolun veya ona bağlı kolun büyüğünün koyduğu evr...
HAVÂLE
Borçlunun, alacaklıya, borcumu falan kimseden al deyip, alacaklının, bu teklife, sözleşme yerinde râzı olması. Ciro etme...
HAVÂRÎ
Yardımcı. Îsâ aleyhisselâma îmân eden on iki kişiden her biri. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Hani hav...
HAVÂSS
Seçilmişler. İlimde ve tasavvuf yolunda yüksek dereceye ulaşmış olan zâtlar. Sultanlar, milletin malını zâlimler ve hayd...
HAVÂTIR
İnsanın kalbine gelen düşünceler. (Bkz. Hâtır) Havâtır, bâzan Allahü teâlânın insanın kalbinde meydana getirdiği şeyler ...
HAVÂYİC-İ ASLİYYE
İhtiyaç eşyâları. Temel ihtiyâçlar. Bir kimsenin yiyecek giyecek ve ev gibi ihtiyaç duyduğu lüzumlu maddeler ve evde kul...
HAVELÂN-I HAVL
Zekâtı verilecek bir malın üzerinden bir kamerî yılın geçmesi. Zekât verilecek mallarda aranan şartlardan birisi havelân...
HAVF VERECÂ
Allahü teâlâdan korkmak (havf) ve rahmetini ümid etmek (recâ). Havf gençlikte, recâ yaşlılıkta çok olmalıdır. (Muhammed ...
HÂVİYE
Cehennem'in yedinci tabakası. Burada inanmadıkları hâlde inanmış görünen münâfıklar ile müslüman iken İslâm dînini terk ...
HAVL
Hareket, kuvvet. Bir insan, havlin kendinden olmayıp, Allahü teâlânın yaratmasiyle olduğunu bilirse, her şeyi O'ndan bek...
HAVRA
Yahûdî mâbedi, sinagog. Havra ve kilisedeki küfür alâmetleri kaldırılırsa, namaz kılmak mekruh olmaz. (İbn-i Âbidîn)...
HAVZ
Sıvı maddelerin toplandığı yer, büyük su birikintisi, göl. Bir gün Mevlânâ Celâleddîn Rûmî havz kenarındaydı. Yanında ki...
Havz-ı Kebîr
Eni ve boyu yaklaşık beşer metre (onar zrâ') olup, alanı yirmi beş metrekare olan havuz. Derinliğin az veya çok olmasını...
Havz-ı Kevser
Kıyâmet günü mahşerde veyâ Cennet'te Peygamber efendimize tahsîs edilmiş olan ve bir kere içenin bir daha susamayacağı h...
Havz-ı Sagîr
Alanı yirmi beş metrekareden küçük havuz. Havz-ı Sagîre, necâset (pislik) düşse ve suyun, üç sıfatı değişmese de, necs (...
HAYÂ
Utanma, âr, nâmus. Çirkin şeylerden sıkılma veya edebe uymayan bir şeyin meydana gelmesinden dolayı kalbde meydana gelen...
HAYÂL
Bir şeyi gördükten sonra veya görmeden önce zihinde şekillendirme. Hâfızanın yardımıyla zihinde bir şeyler canlandırma. ...
HAYÂT
Diri olmak, dirilik. 1. Allahü teâlâ hakkında bilmemiz vâcib olan sıfât-ı subûtiyye'den biri. Allahü teâlânın diri olmas...
HAYDAR
Arslan. Hazret-i Ali'nin lakablarından biri. Hayber'in fethinde bulunup büyük kahramanlıklar gösteren hazret-i Ali, yahû...
HAYR
İyilik. Dînin ve aklın beğendiği, güzel ve faydalı gördüğü şey. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Kim zerr...
Hayr-ül-Beşer
İnsanların en hayırlısı, her bakımdan en iyisi mânâsına. Peygamber efendimizin lakablarından biri. Hayr-ül-beşerin ağlam...
Hayr-ül-Enâm
Mahlûkâtın, yaratılmışların en hayırlısı, iyisi mânâsına Peygamber efendimizin lakablarından. Âmine eydür çü vakt oldu t...
HAYRÂT
Sevâb kazanmak için yapılan Allahü teâlânın beğendiği iyi işler, bütün iyilikler, hayırlar. Allahü teâlâ insanın yeni, t...
HAYRET
Taaccüb, şaşkınlık. Şuuru yerinde olmama hâli. Sûfî yâni tasavvuf yolunda bulunan bir kimse, başlangıçta kendi makâmında...
HAYRHAHLIK
Başkasının iyiliğini istemek. Allahü teâlânın nîmetinin bir kimsenin elinde devamlı kalmasını veya onun böyle bir nîmete...
HAYSİYYET (Haysiyet)
Şeref, îtibâr. Haysiyetsiz kimse, kendisine karşı yapılan zulüm, işkence ve hakâretleri kabûl eder. (Ali bin Emrullah) İ...
HAYVÂNÎ RÛH
İnsanda istekli hareketleri yaptıran kuvvet. (Bkz. Rûh) Hayvanlarda ve insanlarda hayvânî rûh vardır. Bunun yeri yürekti...
HAYY (El-Hayyü)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Dâimâ hayât sâhibi ve diri olan, hep var, varlığı ezelî ve ebed...
HAYYEALES-SALÂH-HAYYEALEL-FELÂH
Ezân ve ikâmet okunurken söylenen "Haydin namaza" ve "Haydin kurtuluşa" mânâsına mü'minleri kurtuluşa, seâdete sebeb ola...
HAYZ (Hayız)
Sıhhatli bir kızın veya âdet zamânı son dakikasından îtibâren tam temizlik (hiç kan gelmeden en az on beş gün) geçmiş ol...
HAZER VE İBÂHA
Yasaklar ve mübahlar. Fıkıh kitablarında dînen yasaklanan ve izin verilen şeyleri anlatan bölüm. Bâzı fıkıh kitaplarında...
HAZER VE SEFER
Memleketinde olma ve sefer, yolculuk hâli. Hastanın hazerde ve seferde farzları sedirde, sandalyede, ayaklarını sarkıtar...
HÂZIR VE NÂZIR
Bulunucu, mevcut olucu ve gören. Allahü teâlâ, her zamanda ve her yerde hâzır ve nâzırdır derler. Halbuki Allahü teâlâ z...
HAZKÎL ALEYHİSSELÂM
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden veya Allahü teâlânın velî kullarından biri. Yâkûb aleyhisselâmın oğullarında...
HAZRET
Zât mânâsına hürmet ve saygı ifâdesi. Hazret-i Ebû Bekr diyor ki: "Resûlullah'ın sallallahü aleyhi ve sellem yanında İmâ...
HEDİYE
Fakir veya zengin bir kimseye ikrâm için hîbe (bağış) olarak verilen veya gönderilen mal ( Bkz. Hibe). Hediyeleşiniz, se...
HEMM
Gam, hüzün, sıkıntı. Lâ havle velâ kuvvete illâ billah okumak, doksan dokuz derde devâdır (ilâçtır). Bunların en hafifi ...
HESÂB (Hisâb)
Öldükten sonra, dünyâda yaptıkları işlerden dolayı insanların sorguya çekilmesi. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen bu...
Hesâb Günü
Öldükten sonra, dünyâda iken yapılan işlerden dolayı insanların sorguya çekilecekleri gün. Kıyâmet günü....
HEVÂ
Nefsin arzu ve istekleri. Nefsini hevâsına tâbi kılıp şehevî arzularının peşinde ömrünü tükettikten sonra Allahü teâlâda...
HEYÛLÂ
Eski felsefecilere göre, cisimlerin aslı kabûl edilen madde. Allahü teâlâya, kâinâtın heyûlâsı ve aslı demek kadar alçak...
HİBE
Bağış. Bir malı karşılıksız olarak başkasına verme. Hibe edilen mala hediye denir. (Bkz. Hediye) Malı verenin, hibe etti...
HİCÂB
Örtü, perde, avret yerlerini örtme, örtünme. (Bkz. Setr-i Avret) Setr-i avret denilince, her ne kadar kadınların hicâbı ...
HİCR
1. Men etmek; akıl ve bâliğ olmamış çocuk, deli, bunak, sefih yâni malını kötü yere harcayan ve borçlu gibi kimseleri, t...
Hicr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on beşinci sûresi. Hicr sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Doksan dokuz âyet-i kerîmedir. Î...
HİCRET
Bir yerden başka bir yere göç etmek. 1. Resûlullah efendimizin Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye göç etmesi. Res...
HİCRÎ
Resûlullah efendimizin hicreti ile başlayan hicrî kamerî veya hicrî şemsî takvime göre olan târih....
Hicrî Kamerî Sene
Resûlullah efendimizin hicret ettiği senenin 1 Muharrem gününü (Mîlâdî 16 Temmuz 622 Cumâ gününü) başlangıç olarak alan ...
Hicrî Kamerî Takvim
Peygamber efendimizin Medîne'ye hicret ettiği senenin Muharrem ayının birinci gününü başlangıç olarak alan ve gökteki ay...
Hicrî Şemsî Sene
Resûlullah efendimizin hicret ederek Medîne'ye girdiği Eylül ayının 20'nci Pazartesi günü başlayan ve dünyânın güneş etr...
Hicrî Şemsî Takvim
Resûlullah efendimizin Medîne'ye hicreti esnâsında Kubâ köyüne ayak bastığı Rebî'ul-evvel ayının sekizinci Pazartesi gün...
Hicrî Sene
Resûlullah efendimizin Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicret ettiği seneyi başlangıç olarak alan takvim senes...
HİCV
Birini şiirle yerme, kötüleme. Hassân bin Sâbit, bir defâsında kâfirlerin yüz karasını ortaya koyan bir hicvini okudukta...
HIDÂNE
Çocuğu kucağa almak, besleyip büyütmek üzere yanında bulundurmak. İslâm nikâhının bozulmasından sonra (ayrılıkta), çocuğ...
HİDÂYET
1. Doğru yolu gösterme, doğru, Allahü teâlânın râzı olduğu yolda bulunma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor...
HİDDET
Öfke, kızgınlık. (Bkz. Gadab) Bütün kötülüklerin anahtarı hiddettir. (Ca'fer bin Muhammed Firyâbî) Kibir; hiddet ve cehâ...
HIDIRELLEZ
Yazın başlangıcı sayılan altı Mayıs günü. (Rûmî senede Nisan ayının yirmi üçüncü günü.) Yıl, Hızır ve Kasım olarak ikiye...
HIFZ
1. Koruma, ezberleme, saklama. Kur'ân-ı kerîmi kıyâmete kadar Allahü teâlâ hıfz edecektir. Târihte ne zaman insanlar küf...
HIKD
Başkasından nefret etmek, kalbinde ona karşı kin, düşmanlık beslemek. Üç şeyden biri bulunmıyan kimsenin bütün günahları...
HİKMET
1. Nübüvvet (peygamberlik). Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ ona (Dâvûd aleyhisselâma) saltanat ve hikm...
Hikmet-i Amelî
İslâm ahlâkı. Hikmet-i amelî; iyi huyları ve yararlı işleri, kötü huylardan ve çirkin işlerden ayırır. (Ali bin Emrullah...
Hikmet-i Nazarî
Fen bilgileri. Hikmet-i nazarî, maddenin hakîkatini anlamağı sağlar. (Ali bin Emrullah)...
HİLÂF
Karşı, muhâlif, âdet ve kâidenin aksine. Mucizelerin hepsi âdetin hilâfına olarak cereyân eder. (Hindli Rahmetullah Efen...
Hilâf-ı Evlâ
Yapılması sevâb fakat yapmamakla günâha girilmeyen hareket. Müstehâbı terk etmek mekrûh değil, hilâf-ı evlâdır. (İbn-i Â...
HİLÂFET
Halîfelik, emirlik, imâmlık (devlet reisliği). 1. Resûlullah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) sonra bütün müslümanlara ...
Hilâfet-i Mutlaka
Tasavvufta bir velînin bir talebesinin mânen yetiştiğine ve başkalarını da yetiştirebileceğine dâir verilen mutlak izin....
HİLÂLLEMEK
Abdest alırken, el ve ayak parmakları ile sakalın ve kadınlarda sık saçların arasına ıslak parmaklarını sokarak hareket ...
HÎLE
Sahtekârlık, hud'a. Aldatmak, yanıltmak. Hîle ile rızık artmaz. Malın bereketini giderir. Hîle ile azar azar biriktirile...
Hîle-i Bâtıla
Haramı helâl ve helâli haram yapmak veya farzı kendisine uygun gelecek şekilde yapmak yâhut birinin hakkına mâni olmak v...
Hîle-i Şer'iyye
Şer'î (dînî) çâre. Müslümanların, İslâmiyet'e uymaları ve haram işlememeleri için ihtiyatlı yol aramaları. Herhangi bir ...
HİLKAT
1. Yaratılış, yaratılma. Üzerinde yatıp kalktığınız, yiyip içtiğiniz, gezip dolaştığınız, gülüp oynadığınız, dertleriniz...
HİLL
Hac veya umre için ihrâma girilen mîkât denilen yerler ile Harem yâni Mekke şehri sınırı arasına verilen ad. Harem adı v...
HİLLET (Hullet)
Halîl (dost) olmak, dostluk. Halîlullah İbrâhim aleyhisselâma mahsûs bir makâm. Hillet makâmı, asâleten İbrâhim aleyhiss...
HİLM
Yumuşak huylu olmak, kızmamak. Gücü yettiği halde affetmek. Yâ Rabbî! Bana ilim ver. Hilm ile zînetlendir. Takvâ (haramd...
HİLYE-İ SEÂDET
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem görünüşü veya O'nun görünen bütün uzuvlarının şeklini, sıfatlarını, is...
HİMMET
1. Kast, irâde, kuvvetli istek, arzu. Allahü teâlânın velî kullarından bir zâtın, kalbinde yalnız bir işin yapılmasını b...
HINÂS
Hünsâlar. (Bkz. Hünsâ)...
HIRİSTİYANLIK
Îsâ aleyhisselâmın getirdiği hak din olan Îsevîliğin bozulmuş şekli. Hazret-i Îsâ'ya İncîl isminde bir kitab nâzil oldu ...
HIRKA-İ SEÂDET
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâb-ı kirâmdan (Peygamberimizin arkadaşlarından), Kâ'b bin Züheyr'e...
HIRKA-İ ŞERÎF
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem sağlığında büyük velî Veysel Karânî hazretlerine verilmesini vasiyet e...
HIRS
Bir şeye aşırı düşkünlük, şiddetli istek. İki aç kurt bir koyun sürüsüne girdiği zaman yaptıkları zarardan, mal ve şöhre...
HIRZ ÂYETLERİ
Okunduğunda veya üzerinde taşındığında Allahü teâlânın muhâfazasına (korumasına) kavuşmaya vesîle (sebeb) olduğu bildiri...
HİSÂB (Hesâb)
Öldükten sonra, dünyâda yaptıkları işlerden dolayı insanların sorguya çekilmesi. (Bkz. Hesâb)...
HİŞÂMİYYE
Hazret-i Ali'yi sevdiğini iddiâ ederek diğer Eshâb-ı kirâmı (Peygamberimizin arkadaşlarını) kötüleyen şîanın kollarından...
HİSBET
İyiliği emr edip kötülükten alıkoymak husûsunda, hükûmet adamlarının bizzat işe karışıp gerekeni yapmaları. İhtisâb da d...
HİSSE
Bölünebilen bir mal veya şeyin her ortağa âit olan kısmı, ortaklardan her birinin hakkı, payı. Bir sığırı veya deveyi, y...
Hisse-i Şâyia
Bir şeye ortak olanların taksim edilmemiş paylarından her biri; ortak mülkiyet. Bir kimse evini iki kişiye hediye etse, ...
HİTÂB
Söyleme, buyurma. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde Peygamber efendimize hitâb ederek; " Kur'ân-ı kerîm okuyacağın zaman, Eû...
Hitâbe (Hitâbet)
Dinleyicilere bilgi vermek ve yol göstermek için yapılan konuşma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen, Şuayb aleyhisselâ...
HIYÂNET
Hâinlik. Birine kendini emîn tanıttıktan sonra, o emniyeti bozacak iş yapmak; vefâsızlık, îtimâdı kötüye kullanmak, sözü...
HIYÂR
Serbest olma. Yapılan bir akdden yâni sözleşmeden vazgeçebilmek hakkı. (Bkz. Muhayyerlik)...
HİZB
1. Bölük, taraftar. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Kim Allah'ı, Peygamberini ve mü'minleri yâr (dost) ...
Hizb-üş Şeytân
Şeytânın aldatmalarına kapılan topluluk. Şeytanın taraftarı, şeytana uyanlar. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyur...
HIZIR ALEYHİSSELÂM
İbrâhim aleyhisselâmdan sonra yaşamış bir peygamber veya velî. Hızır aleyhisselâm Zülkarneyn aleyhisselâmın askerinin ku...
HİZMET
Birinin işini görme. Anne ve babanız sizin hizmetinize muhtâc iseler, onlara hizmeti canınıza minnet biliniz. (Hadîs-i ş...
HUBB-I DÜNYÂ
Dünyâ sevgisi. Ölümden sonra işe yaramayacak olan şeylere düşkün olmak. Dünyâ; haramlar, mekruhlar ve Allahü teâlâyı unu...
HUBB-I FİLLÂH VE BUĞD-I FİLLÂH
Allahü teâlâ için sevmek ve Allahü teâlâ için düşmanlık etmek. Allahü teâlâya Cebrâil aleyhisselâm gibi ibâdet etseniz; ...
HUBB-I RİYÂSET
Makam ve mevki sevgisi. Hubb-ı riyâsetin insana yapacağı zarar, iki aç kurdun, bir koyun sürüsüne girdiği zaman, yaptıkl...
HUBB-ISİVÂ
Allahü teâlâdan başka şeylerin sevgisi. ( Bkz. Mâsivâ) Olup nâdim elim çektim hevâdan, Pâk ettim kalbimi hubb-ı sivâdan....
HUCCET
1. Senet, vesîka, delîl, burhân. (Bkz. Delîl) Temizliğini tam yapıp, vakitlerine uyarak beş vakit namaza devâm eden kims...
Huccet-ül-İslâm
1. Üç yüz bin hadîs-i şerîfi, senetleri (rivâyet edenleri) ile birlikte ezberden bilen büyük İslâm âlimi. Hüccet-ül-İslâ...
HÜCRE-İ SEÂDET
Medîne-i münevverede Mescid-i Nebevî içinde Peygamber efendimizin mübârek kabirlerinin bulunduğu oda. Peygamber efendimi...
HUCURÂT SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin kırk dokuzuncu sûresi. Hucurât sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On sekiz âyet-i kerîmedir. Dördüncü ...
HÛD ALEYHİSSELÂM
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Âd kavmine kardeşleri Hûd'...
HÛD SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin on birinci sûresi. Mekke-i mükerremede indi. Yüz yirmi üç âyet-i kerîmedir. Hûd sûresi on beşinci ve on...
HUDÂ
Varlığı kendinden olup, başkasına muhtâc olmayan Allahü teâlâ. Niçin küfrân eder insan, Hudâ nîmet verir iken, Utanmayıp...
HUDÛ'
Boyun eğmek, alçak gönüllülük. Kalbde devamlı olan Allah korkusu. Allahü teâlâya itâat etmek. Namazın kusûrsuz olması; d...
HUDÛD
Miktârı, dinde kesin ve açıkça bildirilmiş cezâlar. (Bkz. Had)...
HUDÛR
Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbde bulunmaması. Allahü teâlâ ile berâber olmak, O'nu unutmamak. (Bkz. Huzûr)...
HUKEMÂ
Din bilgilerini, fen bilgileri ile isbat eden mü'minler. (Bkz. Hakîm)...
HÜKM (Hüküm)
Bir dâvâ, bir mes'ele, bir kişi hakkında verilen karar, emir. Allahü teâlânın mü'minler hakkındaki hükmüne hayret ettim....
Hükm-i Küllî
Allahü teâlâya âit hüküm, emir. Allahü teâlâ bir kul için bir şeye hüküm verdi mi, artık hükm-i küllîyi hiç kimse önleye...
Hükm-i Müleffak
Helâl ve haram, emir ve yasak, ibâdet ve tâatte, belli bir mezhebin hükümlerine uymayıp, birkaç mezhebin hükümlerini kar...
Hükmî Temizlik
Kadının âdet bitiminden îtibâren on beş gün içinde kan gördüğü halde temiz kabûl edilmesi. Bu on beş gün içinde kan görü...
HUKÛK-UL-IBÂD
İnsanlara âit haklar. (Bkz. Kul Hakkı)...
HUKÛKULLAH
Allahü teâlânın emri ve kulluk borcu olarak yapılan, kimsenin tasarrufta bulunamıyacağı, değiştiremeyeceği şeyler. Îmân,...
HUL'
Zevceyi mal karşılığında boşamak. Hul' ile boşanmada nikâhta anlaşılan mehirden çok istemek mekrûhtur. (Ebü'l-Leys-i Sem...
HULD CENNETİ
Sekiz Cennet'in dördüncüsü. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Resûlüm!) de ki: Acabâ bu Cehenem mi ha...
HULEFÂ-İ ERBEA
Dört büyük halîfe. (Bkz. Hulefâ-i Râşidîn) Hulefâ-i erbeanın birbirinden üstünlüğü hilâfetleri sırası iledir. (İmâm-ı Ra...
HULEFÂ-İ RÂŞİDÎN
Her bakımdan olgun ve Resûlullah Efendimize uyan yüksek halîfeler mânâsına, Resûl-i ekremden (sallallahü aleyhi ve selle...
HULK (Huluk)
Huy. Allah'ım halkımı (yaratılışımı) güzel yaptığın gibi hulkumu da güzel eyle. (Hadîs-i şerîf-Berîka)...
HULLE
İslâmî nikâh hükümlerine göre üç defâ boşanmış bir kadının, tekrar aynı adam tarafından alınabilmesi için; başka bir erk...
Huluk-ı Azîm
Kur'ân-ı kerîmin bildirdiği ve Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem sâhib olduğu güzel huylar. Allahü teâlâ...
HULÛL ETMEK
Girmek, yer etmek; bir cismin başka bir cisme girmesi, iki şeyin birleşmesi. Allahü teâlânın kula girmesi sûretiyle onun...
HULÛS
Dünyâ menfaatlerini düşünmeden bütün iş ve ibâdetlerin yalnız Allah için olması, niyet temizliği. (Bkz. İhlâs) Ma'lûm ol...
HÜMEYRÂ
Peygamber efendimizin, hazret-i Âişe vâlidemize verdiği lakab. Dîninizin üçte birini Hümeyrâ'dan öğreniniz. (Hadîs-i şer...
HÜMEZE SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz dördüncü sûresi. Hümeze sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i ...
HUMS (Humus)
Beşte bir; ganîmetten, mâdenlerden ve bulunan defînelerden beytülmâl denen devlet hazînesine ayrılan beşte bir hisse. Al...
HUMÛD
Durgunluk, uyuşukluk; bir mâni olmadığı halde bekârlığı istemek. Şehvet ve iffetin azlığı. Şehvetin (hayvânî rûhun kendi...
HÜNSÂ
Erkek ve kadın olduğu belli olmayan, hem erkeklik hem kadınlık uzvu bulunan kimse. Cemâatle namazda, erkekler, imâmın ar...
HÜR
Köle olmayan erkek. Cumâ namazının bir kimseye farz olması için lâzım olan dokuz şarttan biri de hür olmaktır. (İbn-i Âb...
HURÂFE
Dîne, fenne, akla uymayan sözler ve işler. İslâm dîni, bütün hurâfelerden, efsânelerden temizlenmiş olan, yalancılığı re...
HÛRÎ
Allahü teâlânın îmân edenlere mükâfat olarak yarattığı, nasıl oldukları bilinmeyen Cennet kızı... Kızdığı zaman istediği...
HURMA
Nahle ağacının meyvesi. Oruçlu olan kimse hurma ile iftar etsin. Çünkü hurma bereketlidir. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rab...
HURMET-İ MÜSÂHERE
Erkeğin herhangi bir kadın ile zinâ etmesi veya herhangi bir yerine unutarak ve yanılarak da olsa şehvetle (lezzet alara...
HÜRRE
Hür kadın. Câriye olmayan kadın. Hürre olan hanımlar, namaz kılarken, yüz ve elden başka bütün bedenlerini örter, göster...
HÜRRİYET
Hürlük, serbestlik. 1. Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyup, herkesin hakkını gözetmek. Hürriyet, başıboş kalıp, her...
HURÛF-I MUKATTAA
Kur'ân-ı kerîmde bâzı sûre başlarında bulunan ve mânâsı açık olmayan ikisi üçü bir arada veya tek başına yazılı harfler....
HURÛFÎLİK
Acem yahûdisi Fadlullah-ı Hurûfî'nin v.796 (m. 1393) kurduğu bozuk yol. Küfür ve sapık inançları sebebiyle Timur'un oğlu...
HURÛMİYYE
Bozuk Bâtıniyye fırkasının diğer bir adı. Bu sapık fırkada bulunanlar, birçok haramlara helâl dedikleri için, Hurûmiyye ...
HÛŞ DER DEM
Nakşibendiyye yoluna âit on bir esastan biri. Her nefeste Allahü teâlâyı hatırlamak. Hûş der dem, düşüncelerle gönlün da...
HÜSN-İ HÂTİME
Son nefeste, rûhunu îmân ile teslim etme, îmân ile âhirete gitme. Bir insanın hüsn-i hâtime ile mi yâhut sû-i hâtime (îm...
HÜSN-İ HULUK
Güzel huy, iyi ahlâk. (Bkz. Ahlâk)...
HÜSN-İ ZAN
1. Kulların Allahü teâlâdan rahmetini ummaları. Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya yemîn ederim ki, Allahü te...
HUŞÛ'
Tevâzû, alçak gönüllülük. Hakk'a boyun eğmek. Korku ve sevgiden meydana gelen edebli bir hal. Allahü teâlâ, âyet-i kerîm...
HUSÛF NAMAZI
Ay tutulduğunda kılınan namaz. Şüphesiz ki, güneş ile ay, Allah'ın âyet (işâret) lerindendir. Bunlar, hiçbir kimsenin ha...
HUSÛMET
1. Dâvâ açmak. Erkek vatyden (hanımına yaklaşmaktan, cimâ yapmaktan) âciz ise, Hanefîde kadın, nikâhı fesh (bozmak) için...
HUTAME
Cehennem'in beşinci tabakası. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenm...
HUTBE
Hitâbe, nutuk, konuşma, vâz. Cumâ namazlarından evvel, bayram namazlarından sonra hatîbin (imâmın) minber denilen yüksek...
HUY
Mîzâc, tabiat, ahlâk. İbâdetleri az olan bir kul, iyi huyu ile kıyâmette yüksek derecelere kavuşur. Bir kulun ibâdetleri...
HUYELÂ
Harbde düşmana karşı tekebbür etmek (büyüklenmek, üstün görünmek), kibirlenmek....
HÜZN (Hüzün)
Üzüntü, keder. Sevincin zıddı. Bu, halk arasında kastedilen dünyevî hüzünden başkadır. Tasavvuf yolunda bulunanlara âit ...
HUZÛR
1. Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbde bulunmaması. Peygamber efendimizin bildirdiği âyet-i kerîmeleri ve duâları,...
Huzûr-ı İlâhî
Allahü teâlânın nezdi. Huzûr-ı ilâhîde bulunan meleklere Mukarrebîn denir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 332 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.