Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 88 kelime
CÂFERİYYE
Hazret-i Ali'nin torunlarından Ca'fer-i Sâdık'a bağlı olduklarını iddiâ eden, bozuk İmâmiyye fırkasının otuz ikinci kolu...
CÂHİL
1. Allahü teâlâyı unutmuş olan; gâfil, bilgisiz. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Câhiller, ahmaklar, dü...
CÂHİLİYE DEVRİ
İslâmiyet'ten önce hissin akla, kötülüğün iyiliğe hâkim olduğu, puta tapılan karanlık devir. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerî...
CAHÎM
Cehennem'in dördüncü tabakasına verilen ad. Güneşe ve yıldıza tapanların azab göreceği Cehennem. Allahü teâlâ Kur'ân-ı k...
CÂİZ
1. Ruhsat, izin verilmiştir, olabilir, yapılabilir, günah değildir. Kur'ân-ı kerîmi abdestsiz ezberden okumak câizdir. G...
Câiz Değil
1.Sahîh değil. Ağaçta belirmemiş olan meyveyi satmak, akıllı olmayan küçük çocuğun alış-verişi, yâni pazarlık edip, söz ...
CÂMEKIYYE
Hizmet karşılığı olarak alınacak ücretin veya maaşın çeki, bonosu. Câmekıyyenin satışı câiz değildir. Çünkü ücret hak ed...
CÂMİ'
Toplayan. 1. Müslümanların ibâdet etmek için toplandıkları yer, mâbed. (Bkz. Mescid) Hayızlı ve cünüp olanın Câmi'e girm...
CÂRİYE
Harbde esir alınıp İslâm memleketine getirilen kadın köle. Sizden hiç biriniz, sakın memlûküne (kölesine) kölem, câriyem...
ÇÂRMÎH (Çihâr mîh)
Dört çivi. Birbiri üzerine dikey olarak konulmuş iki tahtadan meydana gelen, suçluları îdâm etmek için kullanılan haç şe...
CÂSİYE SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin kırk beşinci sûresi. Hâ-mîm de denir. Câsiye sûresi, Mekke'de nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz yedi âyet...
CEBBÂR
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarının hallerini ıslâh edip tövbeye götüren, dilediğini ...
CEBEL-İ NÛR
Nûr dağı. Mekke-i mükerreme yakınında Peygamber efendimize ilk vahyin geldiği mübârek dağ. Hirâ, Hirâ Nûr dağı da denir....
CEBEL-İ RAHMET
"Rahmet dağı" mânâsına, Arafat ovasındaki tepe. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem Vedâ haccında Arefe günü...
CEBÎRE
Kırık ve çıkığın iki yanına bağlanan tahtalar. Gusülde ve abdestte cebîre üzerine mesh câizdir. (İbrâhim Halebî)...
CEBR
Zorlama, zor kullanma. İrâde ve ihtiyârın zıddı. İnsanın hiç bir irâde ve ihtiyâra sâhib olmadığını, her şeyin cebr elin...
CEBRÂİL ALEYHİSSELÂM
Dört büyük melekten biri. Peygamberlere vahy getirmek, onlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmekle vazîfeli m...
CEBRİYYE
Hicrî birinci asrın sonlarında ve ikinci asrın başlarında Cehm bin Safvân tarafından ortaya çıkarılan bozuk yol. Buna mü...
CEDEL
Münâkaşa, mücâdele, tartışma, kavga. Mantıkda, meşhur veya doğruluğu herkesçe kabûl edilen kadiyye (önerme)lerden meydan...
CEFÂ
İncitmek, eziyet etmek, kötülük. Hayâ îmândandır. Fuhuş (çirkin şeyler) söylemek cefâdandır. Îmân Cennet'e, cefâ Cehenne...
CEHÂLET
Bilmeme, bilgisizlik. Din bilgilerini bilmeme. Câhillik. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Âyetlerimize ...
CEHD
Gayret, olanca gücü ve kuvveti sarf etmek. İctihâd; insan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek cehd etmek demektir. Yâni...
CEHENNEM
Kâfirlerin devamlı, günahkâr müslümanların ise, günahları kadar âhirette azab görecekleri yer. Allahü teâlâ Kur'ân-ı ker...
CEHL (Cehil)
İlimsizlik, bilgisizlik, dînî bilgilerden haberi olmamak. (Bkz. Cehâlet)...
Cehl-i Mürekkeb
Câhil olduğu hâlde, câhilliğini bilmeyip, kendini âlim zannetmek. Sağırı, dilsizi, tedâvî ettim. Ölüyü dirilttim. Fakat ...
CEHMİYYE
Cebriyye fırkasının bir kolu olup, Hicrî ikinci asırda Cehm bin Saffân tarafından kurulan bozuk fırka. Cehmiyye fırkasın...
CEHRÎ
Açıktan, alenî olarak, yüksek sesle söylemek, okumak. Namazın vâciblerinden on dördüncüsü cehrî okunacak yerde cehrî oku...
CELÂBİB
Uzun ve geniş örtü, manto. Cilbâb'ın çoğuludur. (Bkz. Cilbâb)...
CELÂL
Allahü teâlânın kahr ve gazab sıfatlarından. Azamet, büyüklük, ululuk, hiçbir şeye muhtâç olmamak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı...
CELÎL (El-Celîl)
Celâl sâhibi mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). (Bkz. Celâl)...
CELÎS-İİLÂHÎ
Allahü teâlâya yakın kimse, velî. Celîs-i ilâhî olanlarla birlikte bulunanlar, şakî (Cehennemlik) olmaz. (Hadîs-i şerîf-...
CELLE CELÂLÜH
"O yücedir" mânâsına Allahü teâlânın ismi-i şerîfi söylenince, yazılınca ve işitilince, söylenilen ta'zîm (hürmet, saygı...
CELSE
Namazda iki secde arasında hareketsiz bir miktâr oturma. (Bkz. Ta'dil-i Erkân) Rükûda ve secdelerde ve kavmede (rükûdan ...
Celse-i Hafîfe
İkinci secdeyi yapıp kıyâma kalkmadan önce olan kısa oturma. Şâfiî mezhebinde Celse-i hafîfe sünnettir. (İbn-i Hacer)...
CELVETİYYE
Evliyânın büyüklerinden Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Celvetiyye, Bayramiyye tarîkâtinin koludur. ...
CEM'
Birleştirme, bir araya getirme. 1. İkindi namazını öğle namazıyla, yatsı namazını akşam namazıyla birlikte kılma. Seferî...
CEM'İYYET
Topluluk. Kalbde hâsıl olan mânevî toparlanma, huzur, Allahü teâlâ ile berâber olma hâli. Beş vakit namazı cemâat ile kı...
Cem'ul-Cem'
Tasavvufta bir makâmın adı. Sahv (uyanıklık) makâmı. Bekâ makâmı da denir. Cem'ul Cem' makâmına kavuşanlar, hakîkî müslü...
CEMÂAT
Topluluk. 1. İbâdet etmek için bir araya gelen topluluk. Cemâatle kılınan namaza, yalnız kılınan namazdan yirmi yedi kat...
CEMÂL
1. Güzellik. Kadın ya malı, ya cemâli veya dîni için alınır. Siz dîni için alınız. Malı için alan, malına kavuşamaz. Yal...
CEMÎL (El-Cemîl)
Allahü teâlânın isim-i şerîflerinden. Cemâl sâhibi. (Bkz. Cemâl) Allahü teâlâ Cemîldir, cemâl sâhiblerini sever. (Hadîs-...
CEMRE
Hacıların şeytan taşlarken attıkları taşlar veya bu taşların atıldığı yer. Çoğulu cimâr ve cemerât'tır. Minâ'da birbirle...
CENÂBET
Cünüplük. Gusül (boy abdesti) almayı gerektiren durum. (Bkz. Cünüb) Soğuk, sıcak dedin abdest almadın, Dünyâya daldın, n...
CENÂZE
Ölü. Acele etmek şeytandandır. Beş şey bundan müstesnâdır. Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk...
CENNET
Bahçe. Âhirette müslümanların nîmet ve mutluluk içerisinde sonsuz olarak yaşayacakları yer. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmd...
CERBEZE
İşleri incelemek, anlamak kuvvetini, lüzumsuz yerlerde kullanmak, ukalâlık etmek, gereksiz aklî yorumlarda bulunmak. Hik...
CERH VE TA'DÎL
Hadîs ilmine âit iki ıstılah (terim). Cerh, yaralamak. Bir hadîs âliminin, bâzı sebeplerle râvînin (hadîs rivâyet eden k...
CERRÂHİYYE
Evliyânın büyüklerinden Nûreddîn Cerrâhî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Cerrâhiyye tarîkatı, Alâeddîn Ali Köstendilî v...
ÇEŞTİYYE
Evliyânın büyüklerinden Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Çeştiyye yolunun büyüğü Muînüddîn-i Çeştî haz...
CEVÂD
Çok cömert. Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlânın isimleri tevkîfîdir, yâni İslâm dîninin bildirmesine bağlıdır....
CEVÂMİ-ÜL-KELÎM
Az kelime (söz) ile çok şey anlatma özelliği. Bana cevâmi-ül-kelîm verildi. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)...
CEVÂZ
Câiz olma. (Bkz. Câiz)...
CEVHER
1) Mâhiyet, asıl, öz. Varlıkta kalabilmesi için başka bir mahlûka muhtâc olmayan, kendi kendine varlıkta kalabilen. Araz...
CEVR
Zulüm, haksızlık; adâletin zıddı. Yeryüzü cevrle dolduktan sonra, benim Ehl-i beytimden (evlâdımdan) mutlaka birisi çıka...
CEYYİD
Başka mâdenle karışım hâlinde basılmış altın ve gümüş paralardan, karışımında altın ve gümüş miktârı fazla olanlar....
CEZÂ
İyi veya kötü karşılık. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: İyiliğin cezâsı ancak iyiliktir. (Tâatleri ya...
CEZBE
Çekme, çekilme. Allahü teâlânın sevdiği bir kulu kendisine çekmesi, yüksek derecelere kavuşturması. Bu da nefsi terbiye ...
CİBRÎL
Peygamberlere vahy getirmekle vazîfeli melek Cebrâil de denir. (Bkz. Cebrâil)...
CİDÂL
Kavga, çekişme, münâkaşa. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Hacda kadına yaklaşmak, günâh işlemek ve (hiz...
CİHÂD
İnsanların, İslâmiyeti işitmeleri, müslüman olmakla şereflenmeleri veya müslümanların dînine, vatanına ve nâmusuna saldı...
Cihâd-ı Ekber
Büyük cihâd. Nefsin, insan tabiatının, bedeninin kötü isteklerini yerine getirmemek için yapılan mücâdele. Küçük cihâdda...
ÇIHÂR YÂR-I GÜZÎN
Peygamber efendimizin dört seçkin ve büyük halîfesi: Hazret-i Ebû Bekr, hazret-i Ömer, hazret-i Osman, hazret-i Ali. All...
CİLBÂB
Uzun ve geniş örtü, manto. Çoğulu Celâbîb'dir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey sevgili Peygamberim...
ÇİLE
Dervişlerin, nefislerini terbiye ederek tasavvuf yolunda ilerliyebilmek için kırk gün tenhâ bir yerde riyâzet (nefsin is...
ÇİLEHÂNE
Çile yapılan yer. (Bkz. Çile) Açlıkla ve insanlardan kaçarak çilehânede yalnız yaşamakla nefislerini temizleyenlerin, fa...
CİMRİLİK
Dînin ve vicdânın, mürüvvetin (insanlığın) vermeyi emrettiği yerde vermemek. Vermek kendisine zor gelmek. Bahillik, pint...
CİN
Ateşin alev kısmından yaratılan, her şekle girebilen; evlenme, yeme-içme, çoğalmaları bulunan ve gözle görülmeyen varlık...
CİNNET
Delilik, aklın baştan gitmesi. (Bkz. Cünûn)...
CİNS
Fıkıhta; çeşit, tür, kullanıldıkları yerler arasında çok fark bulunmayan şeylere ortak olarak verilen isim. Deve hayvan ...
CİRCÎS (Aleyhisselâm)
Îsâ aleyhisselâmdan sonra gönderildiği rivâyet edilen peygamber veya velî. Şam diyârında ve Filistin'de yaşadı. Îsâ aley...
CİSM
1. Boşlukta yer kaplayan şekil almış veya başka bir şekle giren madde. Bu dünyâda her cisim kendine mahsus sıfatları, öz...
CİZYE
İslâm devletinde zımmî denilen gayr-i müslim vatandaştan, can ve mal güvenliklerinin korunmasına karşılık seneden seneye...
CÖMERDLİK
Dînin, vicdânın ve mürüvvetin (insanlığın) vermeyi emrettiği yerde vermek kendisine zor gelmemek. Cömerdlik, Cennet ağaç...
CÜBN
Korkaklık. Cübn, kötü huydur. (Muhammed Hâdimî) Cübn sâhibi olan kimse, zevcesine ve akrabâsına karşı gayretsizlik ve ha...
CÛD
Cömerdlik, eli açık olmak. (Bkz. Cömerdlik)...
CÜHÛD
Yahûdî. Bir kimse kendi isteğiyle; filân şey, filân kimsededir, yâhut yoktur, kâfir olayım, cühûd olayım, diye yemîn ets...
CÛKÎ
Hindistan'da yayılan ve bozuk bir yol olan Brahmanizmin, cûk denilen dört rûhânî sınıfından birine mensûb olan kimse. Hi...
CUM'A (Cumâ)
Müslümanlara mahsûs mübârek, kıymetli bir gün. Cumartesi günleri yahûdîlere, Pazar günleri hıristiyanlara verildiği gibi...
Cum'â Gecesi
Perşembe'yi Cumâ'ya bağlayan gece. Allahü teâlâ Cumâ gecesinde bütün müslümanları mağfiret eder, günahlarını bağışlar. (...
Cum'â Hutbesi
Cumânın ilk dört rek'atlik sünnetten sonra ve iki rek'atlik farzdan önce, imam tarafından cemâat huzurunda minberden Ara...
Cum'â Namazı
Cumâ günü öğle vaktinde câmilerde hutbeden sonra, cemâatle kılınan iki rek'atlik farz namaz. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîm...
Cum'â Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin altmış ikinci sûresi. Cumâ sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). On bir âyettir. Cumâ...
ÇÛN Ü ÇİRÂ
"Nasıl ve niçin" mânâsına farsça bir terim....
CÜNÜB
Gusletmesi (boy abdesti alması) gereken kimse. (Bkz. Gusl) Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Eğer, cünüb iseniz (yıkan...
CÜNÛN
Delilik. Âhireti verip dünyâyı almak. Hak'tan halka yüz çevirmek. Cünûn ve sefâhettir. (İmâm-ı Rabbânî) Cünûn hâlindeki ...
CÜRM
Suç, günah, kabahat. (Bkz. Mücrim) İnsanlar arasında benden üstün olanlara hürmet eder, haklarına riâyet ederim. Benden ...
Cüz-ün Lâyetecezzâ
Maddenin yapı özelliğini taşıyan en küçük parçası, atom, zerre....
CÜZ'
1- Bir bütünü meydana getiren parçalardan her biri. Her cüz aslına gider. (Celâleddin Rûmî) 2- Kur'ân-ı kerîmin yirmi sa...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 88 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.