Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 103 kelime
FÂCİR
1. Açıktan günâh işleyen, haram ve günâha dalmış. Fâsık. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Kıyâmet günü...
FADÎLE
Peygamber efendimizin âhiretteki makamlarından biri. Muhammed aleyhisselâm, Peygamberlerin en üstünü, âlemlere rahmettir...
FADL
1. İhsân. Allahü teâlâ, kullarına iyi olanı, faydalı olanı vermeğe, kimisine sevâb, kimisine azâb yapmağa mecbûr değildi...
Fadl-i Cüz'î
Bir bakımdan üstünlük....
Fadl-i Küllî
Her bakımdan üstünlük....
FÂHİŞ FİYAT
Piyasa fiyatının üstündeki fiyat. (Bkz. Gaben-i Fâhiş) Esnâfın hepsi fiyatları, fâhiş olarak arttırdığı, millet zarar ve...
FAHR-İ ÂLEM
Âlemin kendisi ile övündüğü zât. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâm için kullanılan saygı ifâdesi. Fahr-i âlem sa...
FAHR-İ ENÂM (Fahr-ül-enâm)
Yaratılmışların kendisiyle övündüğü zât. Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm için kullanılan hürmet ve saygı ifâ...
FAHR-İ KÂİNÂT
Kâinâtın kendisi ile övündüğü zât. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâm için kullanılan saygı ifâdesi. Fahr-i kâinâ...
FAHŞÂ
Çirkin. Dînin ve aklın beğenmediği şeyler. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Doğru kılınan namaz, insanı fahşâdan ve ...
FÂİL-İ MUHTÂR
İstediğini yapan. Allahü teâlâ fâil-i muhtârdır. Hiçbir işi yapmaya mecbûr değildir. Yaptıkları şey için de kimse O'na b...
FÂİTE
Gaflet, uyku, unutmak, hastalık, düşman korkusu gibi bir özürle kaçırılan farz veya vâcib namaz. Özürsüz, tenbellikle kı...
FÂİZ
Ödünç vermekte, rehnde (ipotek yâni ödenecek mal karşılığı olarak, bir malı, alacaklıda veya başka âdil bir kimsede emân...
FAKÎH
1. Fıkıh âlimi. Dînin amelî (yapılacak işlerle ilgili) hükümlerinde mütehassıs âlim. Çoğulu fukahâdır. (Bkz. Fıkıh) 2. M...
FAKİR
1. Aslî (temel) ihtiyâçlarından başka nisâb miktârı (dînen zengin sayılacak kadar) malı olmayan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı k...
FAKR
Fakirlik. Tasavvufta her zaman her işte Allahü teâlâya muhtaç olduğunu bilmek. Fakr ile öğünürüm. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ü...
FAL
Atılan boncuk ve baklaya, koyunun kürek kemiğine ve benzerlerine bakmak sûretiyle gaybdan, gelecekten haber verme işi. Ü...
FALCI
Fala bakan, gaybı bildiğini iddiâ eden. Gaybı anlamak için güyâ bir takım vâsıtalara mürâcaat eden kimse. Atılan boncuk ...
FÂNÎ
1. Yok olucu, geçici, devamlı olmayan. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Yer) üzerinde bulunan her canl...
FARÎDÂT-I ÂDİLE
Dînimizin dört temel kaynağından icmâ' ve kıyâs. (Bkz. İcmâ', Kıyâs) İlim üçtür: Âyet-i muhkeme (hükmü açık âyet-i kerîm...
FARÎZA
1. Namaz, oruç, zekât gibi kesin delil (mânâsı açık olan âyet-i kerîme) ile bildirilen emirler. Hac farîzası hem mâlî (m...
FARK
Tasavvufta cem' denilen mertebeden sonra gelen bir makam. Buna cem'ül-cem' de denir. (Bkz. Cem') Fark makâmında olanın r...
FÂRÛK
"Doğru ile yanlışı birbirinden ayıran" mânâsına hazret-i Ömer'in lakabı. Bir gün Peygamber efendimize bir münâfık (kalbi...
FARZ
Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde yapılmasını açıkca bildirdiği emirler. Kulum farzları yapmakla bana yaklaştığı gibi, ba...
Farz-ı Ayn
Her müslümanın yerine getirmesi lâzım olan farz. Îmânı yâni Ehl-i sünnet îtikâdını, iyi ve kötü huyları öğrenmek farz-ı ...
Farz-ı Kifâye
Müslümanların bir kısmının yerine getirmesi ile diğerlerinden düşen farz. Kur'ân-ı kerîmi dinlemek farz-ı kifâyedir ve o...
FASD
Damardan kan aldırma. (Bkz. Hacâmat)...
FÂSİD
Bozan, bozuk. 1. Bir ibâdetin, bâtıl olması, geçersiz olması. Bâtıl. Namaz kılarken göğüs özürsüz olarak kıbleden çevril...
Fâsid Akd
Aslı İslâmiyet'e uygun olduğu hâlde, sıfatı uygun olmayan her çeşit sözleşme....
Fâsid Bey'
Aslı İslâmiyet'e uygun olup sıfatı uygun olmayan satış. (Bkz. Bey') Fâsid bey aslında sahihdir, câizdir. Çünkü mütekavvi...
Fâsid İcâre
Aslı İslâmiyet'e uyduğu hâlde, sıfatı uygun olmayan icâre (kirâya verme). Bir mal dînen ve aklen nerede kullanılabilirse...
Fâsid Kan
Üç günden yâni yetmiş iki saatten -beş dakika bile az olsa- gelen kan, yeni başlayan (baliğa, ergen) olan için on günden...
Fâsid Temizlik
Sahîh olmayan temizlik.Kadınlarda hayız kanının kesilmesinden sonra on beş gün geçmeden önce kan görme hâli. Hayız müdde...
FÂSIK
Açıkça günah işlemekten çekinmeyen, âsî, günahkâr mü'min. Fâsıkın fıskına mâni olmağa kudreti varken, kimse mâni olmazsa...
FASL-I HİTÂB
Kolay, açık ve anlaşılır söz söyleme. Doğru söyliyenlerin en iyisi ve kendilerine Fasl-ı hitâb ve hikmet (ilim) verilenl...
FÂTİHA SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin birinci sûresi. Fâtiha sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yedi âyet-i kerîmedir. Kur'ân-ı kerîmin başın...
FÂTIMÎLER
Aslen mecûsî olan Meymûn el-Kaddah'ın neslinden gelen Ubeydullah bin Sa'îd'in etrâfında toplanan, kendilerinin hazret-i ...
FÂTIR SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin otuz beşinci sûresi. Melâike sûresi de denilmektedir. Fâtır sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk beş...
FAZÎLET
1. Üstünlük. İyi ahlâklılık. Fazîlet ehlinin değerini, ancak fazîlet ehli bilir. (Hadîs-i şerîf-Bostân-ül-Ârifîn) Namazı...
FECR
Sabaha karşı, güneş doğmadan önce, ufkun gün doğusu tarafında görünen aydınlık, tan yerinin ağarması. Resûlullah efendim...
Fecr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen dokuzuncu sûresi. Fecr sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Otuz âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i ker...
Fecr-i Kâzib (Aldatıcı fecr)
Fecr-i sâdıktan iki derece kadar önce doğuda görülen ve sonra kaybolan geçici beyazlık. İmsak vakti....
Fecr-i Sâdık (Gerçek fecr)
Fecr-i kâzibi tâkibeden tam karanlıktan sonraki beyazlık. Sabah namazının ve orucun başlama vakti. Sabah namazı, dört me...
FEDÂİL
Farz ve vâcib olmayan nâfile ibâdetler. Yâ Ali! İnsanlar fedâil ile meşgûl oldukları zaman, sen farzları tamamlamaya çal...
FEHM
Anlayış; iyiyi kötüden ayıran anlama kuvveti. Ahmak insan kendisini aldanmaktan koruyamaz. Akıl ve fehm, insanın yaratıl...
FELÂH
Kurtuluş, selâmet, mutluluk, hayır ve nîmetlerde, râhatta dâim olmak. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki...
FELAK SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz on üçüncü sûresi. Felak sûresi, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. İlk â...
FELEK
Yörünge. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Bunlardan her biri...
FELS
Altın ve gümüşten başka mâdenlerden basılmış para. Çoğulu fülûstur. Satılan veya satın alınan malın, bir felsin îtibârî ...
FELSEFE
Madde, hayat, yaratılış, kâinât, ruh, ölüm, ölüm sonrası gibi konularda insan gücünün akla dayanarak ortaya koyduğu düşü...
FEN YOBAZI
Fen bilgisinde mütehassıs (uzman) olmadığı hâlde, kendisini fen adamı ve müslüman olarak gösterip müslümanların dînini, ...
Fenâ Fillah
Kalbin yalnız Allahü teâlâyı sevmesi, O'nun beğendiği şeylerde fâni olmak yâni O'nun sevdiklerini sevmek O'nun sevdikler...
Fenâ fiş-Şeyh
Tasavvuf ilminde talebenin velî olan hocasının arzû ve isteklerine tâbi olması, irâdesini isteğini onun eline bırakması....
Fenâ-i Etemm
Tam fenâ. Evliyâlık makamlarının sonu, velînin ben diyecek yer bulamamasıdır....
Fenâ-i İrâde
İrâde ve isteklerin yok olması....
Fenâ-i Kalb
Mahlûkların (yaratılmışların) varlığını, sevgisini kalbden çıkarmak. Kalbin Allahü teâlâdan başka hiç bir şeyi bilmemesi...
Fenâ-i Nefs
İnsanın kendine ve başkalarına bağlılığının kalmaması. Benliği unutup, bırakması. Yâni Allahü teâlâdan başka hiç bir şey...
FERÂİZ
1. Bir kimse vefât edince, bıraktığı malın kimlere verileceğini ve nasıl dağıtılacağını öğreten ilim, mîrâs hukûku. Ferâ...
FERDİYYET
Tasavvufta yüksek bir mertebe. Mevlânâ Ârif Kerânî hazretleri, ferdiyyet nisbetinin kemâllerini, olgunluklarını Muhammed...
FERSAH
5760 metre. Bir saatte gidilen yol. Âlimlerin hepsi, dinde seferî (yolcu) sayılmak için gidilmesi lâzım olan üç günlük y...
FESÂD
Bozukluk, karışıklık, fitne, anarşi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ve Peygamberine karşı har...
FESÂHAT
Açık ve düzgün konuşma. Arablarda şiir, edebiyât ve belâgat ve fesâhat her şeyden ileri gidip, en güvendikleri başarılar...
FESH
Alış-veriş veyâ başka bir akdi (sözleşmeyi) bozma veya böyle bir akdin bozulması. Bir kimse, karşısındaki pişman olunca,...
FETÂNET
Peygamberlerde bulunması lâzım olan sıfatlarından biri. Peygamberlerin; bütün insanların en akıllısı, en zekîsi ve en an...
FETİH SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin kırk sekizinci sûresi. Fetih sûresi, hicretin altıncı yılında Hudeybiye andlaşması dönüşünde Mekke ile ...
FETRET
1. Aynı cinsten iki hâdise (olay) arasındaki kesinti devresi. Peygamber efendimize sallallahü aleyhi ve sellem kırk yaşı...
FETTÂH (El-Fettâh)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına hayır kapılarını, dileklerine kavuşmak istiyen kullar...
FETVÂ
Herhangi bir işin dîne (İslâmiyet'e) uygun olup olmadığına dâir müftî tarafından verilen cevâb. Elini göğsüne koy! Helâl...
FEVÂİT
Kasten, bilerek terketmekle olmayıp, dînin kabûl ettiği herhangi bir sebeble, özürle kaçırılmış farz veya vâcib namazlar...
Fey-i Zevâl
Güneş, gün ortasında (Nısf-ün-nehârda), tam tepeye gelince görülen en kısa gölge uzunluğu. Asr-ı evvelin vakti; bir şeyi...
FEY'
Dönmek. Muhârebe bittikten sonra, kâfirlerden zorla veya harp yapılmadan sulh yoluyla alınan mal. Allahü teâlâ, âyet-i k...
FEYLESOF
Beğendiği düşüncelerini hakîkat olarak anlatıp, yaldızlı, heyecanlı sözlerle inandırmaya çalışan kimse. Felsefeci. Feyle...
FEYZ
Akma. Peygamber efendimizin mübârek kalbinden, evliyânın kalbleri vâsıtasıyle akıp gelen mânevî bilgiler. Din büyüklerin...
FİDYE
Bir şeyin yerine geçmek üzere verilen bedel. 1. Çok yaşlı ve hasta olan kimsenin tutamadığı oruç, ölüm hastalığına yakal...
FIKH (Fıkıh)
Bilmek, anlamak. İslâmiyet'i bilmek. Dinde yapılması ve sakınılması lâzım gelen işleri bildiren ilim. İbâdetlerin en kıy...
FÎL SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz beşinci sûresi. Fîl sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Sûreye, Kâbe'yi yıkmak...
FİNÂ
Şehir kenarı, büyük mezarlıklar (fabrika, mektep, kışlalar) ve kasabadakilerin harman yapmak, hayvan koşturmak, eğlenmek...
FİRÂSET
Allahü teâlânın, mü'minlere ihsân ettiği işlerin iç yüzüne vâkıf olma kuvveti. Mü'minin firâsetinden korkunuz. Zîrâ o, A...
FİRDEVS CENNETİ
Sekiz Cennet'in altıncısı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Hakîkaten îmân edip de iyi amel ve hareket...
FIRKA
Cemâat, topluluk, bölük, grup. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey Peygamberim! Dinde fırka fırka ayrı...
FÎSEBÎLİLLÂH
Allah yolunda. Bir işin karşılıksız, sâdece Allahü teâlânın rızâsı için yapıldığını ifâde eden bir tâbir....
FISK
Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymama, isyân, günâh. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ size îmânı s...
FİTNE
Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, müslümanları...
FITR BAYRAMI
Müslümanların iki dînî bayramından birisi olan Ramazan bayramı. Fıtr bayramında, bayram namazından önce tatlı (hurma vey...
FITRA
Fitre; ihtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak nisab (dinde zenginlik ölçüsü) miktârı malı, parası olan her h...
FITRAT
1. Hilkat, yaratılış. El, ayak, göz, kulak, dil ve diğer âzâlar (organlar); kalbin emrinde ve hizmetindedir. Bu âzâlarda...
FİYAT
Değer, kıymet. Bir malın piyasa değeri. Satan ile alan arasında uyuşulan, anlaşılan kıymet. Bir kimse bakkala fiyat söyl...
Fıkıh Usûlü
Fıkıh bilgilerinin âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden nâsıl çıkarıldığını öğreten ilim. (Bkz. Usûl-i Fıkıh, Fıkı...
Fırka-i Dâlle
Âyet-i kerîmelere ve hadîs-i şerîflere kendi görüş ve akıllarına göre mânâ vererek, doğru yoldan ayrılıp dalâlete (yanlı...
Fırka-i Nâciye
Kurtuluş fırkası. Cehennem'den kurtulacağı bildirilen fırka. İslâm dîninde doğru îtikâd üzere olanlar. Peygamber efendim...
Fıtratullah
Allahü teâlânın dîni, İslâmiyet. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: O hâlde (Ey Resûlüm!) yüzünü hanîf (muv...
FÜCÛR
Günâh işlemek. Yalandan sakının, o fücûr ile berâberdir ve her ikisi de Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûmiddîn)...
FUDÛL
İhtiyâçtan fazla, lüzumsuz ve boş şeyler. Fudûl olan şeyleri kullanmak, tahrîmen mekrûh, farza mâni olursa haram, yâni b...
FUHŞ (Fuhuş)
Çirkin söz. İş ve ayb şeyler. Çirkin olan işleri başkalarına açık kelimelerle anlatmak. Hayâ îmândandır, fuhuş söylemek ...
FUHŞİYÂT
Çirkin, ayb şeyler, sözler. (Bkz. Fuhş)...
FUKAHÂ
Fıkıh âlimleri. Fakîhin çokluk şekli. (Bkz. Fakîh)...
Fukahâ-i Seb'a
Medîne'de yetişen yedi büyük fakîh (âlim). Medîne-i münevverede yetişen fukahâ-i seb'a şunlardır: Sa'îd bin Müseyyib, Kâ...
FUKARÂ-YI SÂBİRÎN
Dilenmeyip sabreden ve şerî'ate (İslâmiyet'e) uyan fakirler. Fukarâ-yı sâbirîn ve agniyâ-yı şâkirîn (şükreden zenginler)...
FÜLÛS
Altın ve gümüşten olmayan mâdenî paralar, pul. Fels'in çoğulu. (Bkz. Fels) Değerini, kıymetini kayb eden fülûslar kıymet...
FURKÂN SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yirmi beşinci sûresi. Furkân sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yetmiş yedi âyet-i kerîmedir. Hakkı bât...
FÜRÛ'
Dal, asıldan türeyen. Fer'in çokluk şeklidir. 1. Fıkıh ilminde (İslâm hukûkunda) çocuklar, torunlar ve onların çocukları...
FUSSİLET SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin kırk birinci sûresi. Secde sûresi ve Hâ mîm de denir. Fussilet sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli...
FÜTÜVVET
Cömertlik. Başkasını, kendisine tercih etmek. Başkalarının işlerini düzeltmeye çalışmak ve faydasına koşmak. Fütüvvetin ...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 103 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.