Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 198 kelime
A'LÂ SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin seksen yedinci sûresi. A'lâ sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. B...
A'MÂL-İ ŞER'İYYE
İslâm dîninde yapılması emredilen ibâdetler ve işler. (Bkz. Amel)...
A'RÂF
Cennet ile Cehennem arasında yer alan ve birinin te'sirinin diğerine geçmesine mâni olan sûrun (engelin) yüksek kısımlar...
A'râf Eshâbı (Ehli)
A'râf denilen yerde bulunanlar. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: A'râf üzerinde bir takım kimseler vardır ki, onlar ...
A'râf Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yedinci sûresi. A'râf sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). 206 âyet-i kerîmedir. 46'dan 50'ye...
A'RÂZ
Varlıkta kalabilmesi için başka bir şeye muhtâc olan hâssalar (özellikler), sıfatlar. Araz'ın çokluk şeklidir. Her mahlû...
ÂB-I HAYÂT
Hayat suyu. Saf ve berrak su. İnce ve derin mânâlı söz. Tasavvufta mürşid-i kâmil denilen evliyâ zâtların, insanların mâ...
ABÂDİLE
Abdullahlar. Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmı (arkadaşları) arasında fıkıh ve hadîs-i şerîf ilimlerinde şöhret bulmu...
ABD
1. Kul. (Bkz. Kul) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allahü teâlâ,...
ABDEST
Namaz ve diğer bâzı ibâdetlerin yerine getirilebilmesi için yapılması lâzım gelen yüzü, dirseklerle berâber kolları yıka...
ABDİYYET
Kulluk makamı. Evliyâlığın en yüksek makâmı, derecesi. İyilikleri Allahü teâlâdan bilip kendinden bilmemek. Allahü teâlâ...
ABES
Boş, faydasız şey. Namazda abes hareketler mekruhtur. Elbise ile oynamak gibi. Namazda faydalı hareketin meselâ eli ile ...
ABESE SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin sekseninci sûresi. Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk iki âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i ker...
ÂBİD
İbâdet eden. Farzları ve vâcibleri yerine getirdikten sonra çeşitli nâfile ve yapılması sevab olan işlere de devam eden....
ACEM
Arab olmayan. Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir, hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem ise, topraktandır. A...
ÂCİR
Malını kirâya veren. Kirâdaki binânın ve eşyânın tâmiri ve zamanla tıkanmış boruların tâmiri âcire âittir. Tâmir etmezse...
ÂCİZ
Gücü yetmeyen, güçsüz, zayıf. Allahü teâlâ her şeye kâdirdir (gücü yeter). Eğer gücü yetmezse âciz ve noksan olurdu. Âci...
ACÛZE
İhtiyar, çok yaşlı kadın. Yaşlı bir kadın Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve selleme geldi. Resûl-i ekrem; "Acûze ...
ÂD KAVMİ
Hûd aleyhisselâmın kavmi (Bkz. Hûd Aleyhisselâm). Bu kavim Nûh aleyhisselâmın torunlarından Âd'ın evlâdından çoğaldıklar...
ÂDÂB
Edebler, güzel huylar, iyi haller ve davranışlar; her konuda haddini bilip sınırı aşmamak. Müfredi (tekili) edeb'dir (Bk...
ADAK
Nezr, Allahü teâlânın rızâsının elde edilmesi veya bir isteğin yerine gelmesi veya bir belâ ve musîbetin giderilmesi mak...
ADÂLET
Her işte hakkı gözetme ve orta yolu tutma. Haklıya hakkını verme. Haksızlıktan sakınma. Zulmün zıddı, kânun önünde eşitl...
Adâlet-i ictimâiyye
Sosyal adâlet; Herkesin; çalışması, bilgi ve kâbiliyeti, gördüğü iş nisbetinde ve derecesinde hakkını alması; hiç kimsen...
ADÂVET
Düşmanlık, sebebsiz olarak bir kimseye düşmanlık etmek, husûmet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Sen kö...
ADEM
1. Yokluk, varlığın zıddı. Kâinâtın aslı ademdir. Âlemler yâni her şey var olmadan önce ademde idiler. (Kemahlı Feyzulla...
ÂDEM (Aleyhisselâm)
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası. A...
ÂDET
1. Bir şehir ve memleketteki insanların, yapageldikleri usûller, gelenekler, alışılmış şeyler. An'ane, örf. (Bkz. İlgili...
Âdet Görme
Aybaşı hâli. Kadınlardan ve ergenlik, evlenme çağına gelmiş olan kızlardan her ay belli günlerde kan gelmesi hâli. (Bkz....
Âdet Zamânı
Kadında ve ergenlik çağına gelmiş olan kızlarda hayız (âdet) kanı görüldüğü andan kesilmesine kadar olan günlerin sayısı...
Âdet-i İlâhiyye
Sünnet-i ilâhî; Allahü teâlânın kânûnu. Allahü teâlânın bir şeyi yaratmak için arada bulundurduğu sebebler. Bu sebebler ...
Âdet-i İslâm
İslâm âdeti. Küfür alâmeti olmayan ve en az iki müslüman tarafından kullanılan âdetle ilgili şeyler. Haramlar âdet hâlin...
Âdette Bid'at
Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem ve dört halîfesi zamânında olmayıp, ibâdet etmek ve sevâb kazanmak niyye...
ÂDİL
1. Adâletli; hakkı gözeterek iş yapan, zulüm ve haksızlık etmeyen. (Bkz. Adâlet) Cennet'te bir derece vardır ki, oraya a...
ÂDİYÂT SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüzüncü sûresi. Âdiyât sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Medîne-i münevverede nâzil olduğu...
ADN CENNETİ
Yedi kat göklerin üzerinde yaratılan sekiz Cennetten derece bakımından en yüksek olanı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde me...
ÂFÂK
İnsanın dışı ve dışındaki şeyler. Ufk'un çokluk şeklidir. Âfâk ve enfüste zâhir olan (görünen) şeyler, Hak teâlânın varl...
ÂFÂKÎ
1. İnsanın dışındaki şeyler. Akla, hayâle gelen her şey, hattâ keşif ile anlaşılan bilgiler, ister âfâkî olsunlar, ister...
AFÎF
Temiz, iffetli, nâmuslu, haramdan (günahtan) sakınan. (Bkz. İffet)...
ÂFİYET
1. Sağlık, sıhhat, bedende hastalık bulunmaması. Allahü teâlâdan âfiyet isteyiniz. Îmândan sonra âfiyetten daha büyük nî...
AFOROZ
Hıristiyanlık ve yahûdîlikte, dinden ve cemâatten uzaklaştırma cezâsı. Galile, Kopernik ve Newton dünyânın döndüğünü İsl...
AFÜVV (El-Afüvv)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Afvı çok olan, günâhlardan, hatâ ve kusurlardan dolayı cezâland...
AFV
1- Bağışlama. Allahü teâlânın, ihsânı ile, âsî ve günâhkâr kullarının kusur ve günâhlarını bağışlaması. Bir kimse din ka...
ÂGÂH
Haberdar, uyanık. Gaflette olmayan, kalben Allahü teâlâ ile berâber olan. İnsanlar ibâdet yapmak için yaratıldı. İbâdeti...
AHBÂR
Haberler. Haberin çokluk şekli. (Bkz. Haber) 1. Bir kavim, kabîle, şahıs, ülke, bölge, şehir veya bir hâdise hakkında na...
AHD
Söz vermek. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Rabbinizle ve diğer insanlarla olan ahdinize vefâ ediniz, z...
Ahd ü Mîsâk
Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselâmı yaratınca, kıyâmete kadar bütün zürriyetini (neslini) zerreler hâlinde onun belinden çı...
Ahd-i Atik
Eski ahd. Hıristiyanlarca Mûsâ aleyhisselâma inen kitab. Bu ismi ilk olarak hıristiyanlar kullanmışlardır. Hıristiyanlar...
Ahd-i Cedîd
Hıristiyanların kutsal kitabı olan Kitâb-ı mukaddes'in ikinci bölümü. İncîl'in Ahd-i Cedîd kısmında doğrudan doğruya bir...
Ahde Vefâ
Sözünde durma, sözünü yerine getirme. Verdiği sözde durmayıp cayan gaddâr (zâlim), hâin kimse için kıyâmet günü bir sanc...
AHDNÂME (Ahidnâme)
Devlet başkanının emriyle, bâzı devlet, topluluk ve şahıslara özel haklar tanımak maksadıyle hazırlanan belge. Peygamber...
AHFÂ
Çok gizli, âlem-i emrin (madde ve ölçü olmayan ve arşın üstündeki âlemin) beşinci ve son latîfesi (makamı, mertebesi). İ...
ÂHİR (El-Âhiru)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâtın (varlıkların) yok olmasından sonra, bâkî olan (varlı...
ÂHİR ZAMAN
Dünyânın son zamânı, son devresi. Genel olarak Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) teşriflerinden, özel ...
ÂHİR ZUHUR
Cumâ namazının dört rekat son sünneti ile iki rekat vaktin sünneti arasında kılınan dört rekatlık namaz. Şehirde bir kaç...
ÂHİRET
İnsanın ölümü ile başlayan ebedî (sonsuz) hayat. Âhirete îmân, inanılması lâzım olan altı esastan beşincisidir. Allahü t...
Âhiret Âlimi
Dünyâlığa, mala, mevkiye kıymet vermeyen, ilim ile dünyâlık elde etmeye çalışmayan, âhireti dünyâya tercih eden, ilmiyle...
AHKÂF SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin kırk altıncı sûresi. Ahkâf sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz beş âyettir. Yir...
AHKÂM
Hükümler. Allahü teâlânın emirleri ve yasakları. Hükm'ün çokluk şeklidir. Peygamberler aleyhimüsselâm, Allahü teâlânın k...
Ahkâm-ı Fıkhiyye
Fıkıh ile ilgili hükümler. Bedenle yapılması ve sakınılması lazım gelen şeyler, emirler ve yasaklar. (Bkz. Fıkh) Her müs...
Ahkâm-ı İctihâdiyye
Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfte açıkça bildirilmeyip, müctehid denilen âlimlerin açıkça bildirilenlere benzeterek elde...
Ahkâm-ı Mâneviyye
Allahü teâlânın zâtına ve sıfatlarına âit bilgiler, tasavvuf bilgileri. Peygamber efendimizin vazîfelerinden biri de, Ku...
Ahkâm-ı Şer'iyye
İslâm dîninde bir işin yapılması veya yapılmaması gerektiğini bildiren hükümler. Emirler ve yasaklar. Bunlara Ahkâm-ı il...
AHLÂK
İnsanda yerleşmiş huylar. Hulkun çokluk şeklidir. (Bkz. Hulk) İyi huyları tamamlamak, iyi ahlâkı dünyâya yaymak için gön...
Ahlâk İlmi
Kötü huylardan uzaklaşıp, güzel huylar edinme yollarını öğreten ilim. Ahlâk ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu ...
Ahlâk-ı Hasene
Güzel huylar. Dînin ve aklın beğendiği huylar. Ahlâk-ı hasenenin alâmeti, insanlardan gelen sıkıntı ve eziyete katlanmak...
Ahlâk-ı İlâhiyye
Allahü teâlânın sıfatlarına ve isimlerine uygun sıfatlarla sıfatlanmak. Allahü teâlânın ahlâkı ile ahlâklanmak. "Velî ol...
Ahlâk-ı Zemîme
Kötü ahlâk. Dînin ve aklın beğenmediği huylar. İnsana dünyâda ve âhirette zarar veren her şey, ahlâk-ı zemîmeden meydana...
AHMAK
Aklı az, görüşü kısa olan. Akıllı kimse, nefsine uymaz ve ibâdet yapar. Ahmak olan nefsine uyar, sonra Allah'ın rahmetin...
AHMEDİYYE
1. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Bu yola Müceddidiyye-i Ahme...
AHRÂRİYYE
Evliyânın büyüklerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Ahrâriyye yolunun büyüğü Ubeydullah-ı Ahrâr ...
AHSEN-İ TAKVÎM
En güzel boy ve sûret. Bedenen ve rûhen en güzel olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Biz insanı ahsen-i takvîm üz...
AHVÂL
Hâller. Tasavvuf yolunda bulunan kimselerin, kalblerinde meydana gelen değişmeler. Hâl'in çokluk şeklidir. (Bkz. Hâl) Ka...
AHZÂB GAZVESİ (Harbi)
Hendek gazvesinin diğer adı. Hendek gazvesinde, müslümanlara karşı Kureyş, Gatafan ve yahûdîlerden meydana gelen birkaç ...
AHZÂB SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin otuz üçüncü sûresi. Ahzâb sûresi Medîne-i münevverede inmiştir. Yetmiş üç âyet-i kerîmedir. Sûre, ismin...
AKÂİD
Akîdeler. Akîde kelimesinin çoğulu. İslâm dîninde inanılacak şeyler, îmân bilgileri. Âkıl ve baliğ olan (ergenlik yaşına...
Akâid İlmi
Îmân esaslarını anlatan ilim dalı. Akâid ilmi, îmânın esaslarını geniş ve derin olarak anlatır. Bu ilme önceleri Fıkh-ı ...
AKÇE
Osmanlı Devletinin ilk zamanlarından îtibâren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi. İlk sikkesi gümüşten yapıldığı...
AKD
Anlaşma, sözleşme. Nikâh, hibe (bağış), vasiyet, alış-veriş gibi işlerde taraflardan birinin teklifi, diğerinin kabûlü i...
ÂKİBET
1. Son, netîce. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: (Habîbim!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da ...
AKÎDE
İnanılacak şey. (Bkz. Akâid ve Îtikâd)...
AKÎKA
Çocuk nîmetine karşılık, Allahü teâlâya şükr niyeti ile kesilen hayvan. (Çocuk doğduğunda) yedinci günü akîka hayvanı ke...
ÂKIL
Akıllı kimse; iyi ve kötüyü, faydalı ve zararlıyı birbirinden ayırabilen kimse. Çocuk yedi yaşında âkıl olur. Yedi ile o...
ÂKILE
Kâtilin, öldürme işindeki yardımcıları, bunlar yoksa öldürmede kendisine yardım eden kabîlesi (köylüleri, şehirlileri) v...
Âkıl-Bâliğ
Faydalı ve zararlı olanı birbirinden ayırabilen ve evlenme çağına gelip gusül abdesti almaya başlayan akıllı kimse. Âkıl...
AKL (Akıl)
İdrâk kuvveti, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet. ... Akıl, sâhibini iyiliğ...
Akl-ı Feâl
İşrâkiyye (Yeni Eflâtunculuk) felsefesinde ukûl-ı aşerenin (on akılın) sonuncusu olup, yaşadığımız âlemle alâkalı akla v...
Akl-ı Meâd
Ebedî rahata kavuşmak, Cennet'te ebedî kalmak ve Cehennem azâbından kurtulmak için hâlini ıslâh etmeyi, düzeltmeyi düşün...
Akl-ı Meâş
Yemek, içmek, evlenmek, helâl, haram demeden kazanmak ve eğlenmek gibi hep bedenin râhatını ve nefsin menfaatini düşünüp...
Akl-ı Sakîm
Kısa görüşlü akıl. Düşündükleri şeylerde ve yaptıkları işlerde yanılan ve çok kere pişmanlığa sebeb olan akıl. Akl-ı sak...
Akl-ı Selîm
Selîm akıl, hiç yanılmayan, hatâ etmeyen akıl. Selîm akıl, peygamberlerde aleyhimüsselâm bulunur. Onlar her başladıkları...
AKLÎ VE NAKLÎ İLİMLER
Fen ve din bilgileri. (Bkz. Ulûm-u Akliyye ve Ulûm-u Nakliyye)...
AKRABÂ
Aralarında neseb (soy), süt ve evlilik bakımından yakınlık bulunanlar. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ...
AKTÂB
Kutublar. Tasavvufta yüksek derecelere ulaşmış mübârek, kıymetli zâtlar Kutb'un çokluk şeklidir. (Bkz. Kutub)...
ÂL
Âile, akrabâ, tâbî. (Bkz. Ehl-i Beyt) Duâ olsun âline dahî eshâbına Tâbiîn, ensâr ve hem ahbâbına. (Süleymân Çelebi)...
ÂL-İ İMRÂN
İmrân âilesi. Süleymân aleyhisselâmın evlâdından İmrân bin Mâsân'ın kendisi veya onun kızı hazret-i Meryem ile oğlu hazr...
Âl-i İmrân Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin üçüncü sûresi. Âl-i İmrân sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz âyet-i kerîme...
ALAK SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin doksan altıncı sûresi. Alak sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). On dokuz âyet-i kerî...
ÂLEM
Allahü teâlâdan başka her şey, Allahü teâlânın yarattığı şeylerin hepsi, kâinât, varlıklar. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmd...
Âlem-i Ecsâd
Yerler, dağlar, gökler gibi, ölçülebilen ve tartılabilen madde âlemi. Buna âlem-i halk, âlem-i şehâdet ve âlem-i mülk de...
Âlem-i Emr
Arşın üstünde olup, madde olmayan, ölçülemeyen ve herkesin anlayamayacağı âlem. Buna, âlem-i melekût ve âlem-i ervâh (rû...
Âlem-i Ervâh
Ruhlar âlemi. (Bkz. Âlem-i Emr)...
Âlem-i Kebîr (Büyük Âlem)
İnsandan başka bütün mahlûkât, kâinat ve içindekiler. Âlem-i kebîrdeki mahlûkların en şereflisi ve en büyüğüArş'dır. (İm...
Âlem-i Mânâ
1. Rüyâ âlemi. Peygamber efendimizi âlem-i mânâda görmek büyük bir devlet, büyük bir nîmettir. Nitekim hiç bir kâfir, hi...
Âlem-i Melekût
Madde, his, akıl, ölçü âleminin üstündeki âlem. İlimlerin hepsi his yolları ile değildir. Bir kısmı da âlem-i melekûta â...
Âlem-i Misâl
Varlıkların kendilerinin değil de sûretlerinin, görünüşlerinin bulunduğu âlem. Âlem-i misâl, âlem-i şehâdet gibi vardır....
Âlem-i Sagîr
Yaratılmışların hepsinden kendisinde bir nümûne bulunduğu için insana verilen ad. İnsan, âlem-i kebîrdeki (insan dışında...
Âlem-i Süflî
Dünyâ....
Âlem-i Zâhir
Görünen âlem, dünyâ....
ALEVÎ
Hazret-i Ali'ye mensûb olan. 1. Hazret-i Ali'nin hazret-i Fâtıma'dan olan çocukları: Hazret-i Hasan, hazret-i Hüseyin ve...
ALEYHİMÜRRIDVÂN
Allahü teâlânın rızâsı onların üzerine olsun veya Allahü teâlâ onlardan râzı olsun mânâsına duâ ve hürmet ifâdesi. İkide...
ALEYHİSSALÂTÜ VES-SELÂM
Peygamberler bilhassa Peygamber efendimizin ism-i şerîfi söylenince, yazılınca ve işitilince söylenen ve yazılan salât v...
ALEYHİSSELÂM
Allahü teâlânın selâmı onun üzerine olsun mânâsına daha çok peygamberler ve dört büyük melek için kullanılan duâ ve tâzi...
ALÎM (El-Alîm)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Devâmlı ve eksiksiz bilen. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen...
ALİYY (El-Aliyy)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Yüce olan. Mahlûkâtın (yaratılmışların) akıl, ilim (bilgi) ve a...
ALLAH (Celle Celâlühü)
Esmâ-i hüsnâdan. Varlığı muhakkak lâzım olan, îmân ve ibâdet edilecek hakîkî mâbûd. Her şeyi yoktan var eden yüce yaratı...
Allah Râzı Olsun
llahü teâlâ, senin ahlâkını, işlerini ıslâh edip, seni râzı olduğu (beğendiği) hâle getirsin, mânâsında duâ. (Bkz. Radıy...
ALLÂM-UL-GUYÛB
Gâibleri (görünmeyen ve bilinmeyen gizli şeyleri) çok iyi bilen mânâsına, Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlâ Kur...
ALLÂME
İslâmiyetin yirmi ana ilmi ve bunların kolları olan seksen ilminde mütehassıs ve evliyâlık derecelerinde yükselmiş, ayrı...
AMDEN
Kasten, bilerek, bile bile yapmak. Hadîs imâmları söz birliği ile bildiriyorlar ki: Bir namazı vaktinde amden kılmayanın...
AMEL
İş, ibâdet. Ameller, niyete göre iyi veya kötü olur. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim) Allahü teâlâ sûretlerinize ve amelle...
Amel Defteri
İnsanların dünyâda iken yaptığı bütün işlerinin yazıldığı ve Arasât meydanında herkese verilecek olan defter. Bir kimse ...
Amel-i Kalîl
Namaz kılarken bir rükünde bir uzuvla yapılan ve namazdan sayılmayan bir veya iki hareket. Namazda amel-i kalîl mekrûhtu...
Amel-i Kesîr
Namaz kılarken, bir rükünde namazdan sayılmayan ve bir uzuvla ardı ardına yapılan üç veya iki elin bir hareketi. Amel-i ...
Amel-i Sâlih
İyi amel, yararlı iş. Allahü teâlânın râzı olduğu, beğendiği iş, ibâdet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki...
Amelde Mezheb
Mutlak müctehid denilen derin âlimin, Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîf, icmâ ve Eshâb-ı kirâma âit nakilleri esas alarak, i...
ÂMENTÜ
İslâm dîninde inanılması lâzım olan altı temel esas. Âmentü ve mânâsı: Âmentü billahi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusu...
ÂMÎ
İlmi olmayan kimse. Mukallid. Çoğulu avâm'dır. (Bkz. Avâm)...
ÂMİL
İş yapan. 1. İslâmiyet'in emirlerini yapıp, yasaklarından sakınan. Allahü teâlâ sizden ilmi almak için, ilmiyle âmil ola...
ÂMİN
Kabûl et mânâsına, duâ sonunda söylenen söz. Her kim namazdan sonra imâm ile duâ edip, âmin derse, âmin kelimesinin harf...
AN'ANE
Âdet, örf. (Bkz. Örf ve Âdet)...
ANÂSIR-IERBE'A
Dört temel unsur. Maddelerin asıllarını teşkil ettiği kabûl edilen dört unsur; toprak, su, hava, ateş. Allahü teâlâ mahl...
AND
Allahü teâlânın ismini anarak söz verme, ahd. (Bkz. Yemîn)...
ANGLİKANİZM
İngiltere kralı Sekizinci Henry'nin kurduğu hıristiyanlık mezhebi. Îsâ aleyhisselâmın bildirdiği Îsevîlik zamanla bozuld...
ANKEBÛT SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yirmi dokuzuncu sûresi. Ankebût sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Altmış dokuz âyet-i kerî...
AR
Utanma. (Bkz. Hayâ)...
ARAB
Güzel. Nûh aleyhisselâmın Sâm adlı oğlunun soyundan gelenler. Allah katında en kıymetliniz, takvâsı çok olanınızdır. Ara...
ARABÎ AYLAR
Hicrî senenin on iki ayı (Bkz. Kamerî Aylar). Hicrî takvimde kullanılan Arabî ayların adları sırasıyla şunlardır: 1. Muh...
ARABÎ SENE
Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke'den Medîne'ye hicret ettiği mîlâdî 622 senesinden başlayan kamerî ve...
ARAFÂT
Mekke-i mükerreme şehrinin yirmi beş kilometre güneydoğusunda bulunan ve haccın farzlarından biri olan vakfenin yapıldığ...
ARASÂT MEYDANI
Öldükten sonra insanların ve diğer canlıların diriltilip toplanacakları meydan. Buraya mevkıf ve mahşer de denir. (Bkz. ...
ARÂZİ-İ HARÂCİYYE
Harac vergisine tâbi olan topraklar. Müslüman olmayanlardan sulh ile alınıp harac vergisi karşılığında mülkiyeti eski sâ...
ARÂZİ-İ MÎRİYYE
Mîrî yâni devlete âit topraklar. Harp ile alınarak, gâziler arasında taksim edilmeyip, beytülmâle (devlet hazînesine) bı...
ARÂZİ-İ UŞRİYYE
Mahsûlünden (ürününden) uşur denilen zekatın alındığı topraklar. Müslüman devletlerde harb ile alınıp gâzîlere (askerler...
AREFE GÜNÜ
Zilhicce ayının dokuzuncu günü, kurban bayramından bir önceki gün. Arefe gününe hürmet ediniz!Çünkü Arefe, Allahü teâlân...
ÂRİF
Bilen, tanıyan, ilim ve irfân sâhibi. 1. Allahü teâlânın rızâsını kazanmış, O'ndan başkasının sevgisini kalbinden çıkarm...
ÂRİYET
Bir malın menfeatini, istifâdesini bedelsiz olarak temlik etmek, vermek. Belli bir yerde ve zamanda, istifâde etme şekli...
ARŞ
Allahü teâlânın yarattığı en büyük varlık. Yedi kat göklerin ve kürsînin üstünde olup, halk (madde) âleminin sonu, emr (...
ARTIK
Bir kaptan veya alanı yirmi beş metre kareden az olan küçük havuzdan bir canlı yiyip-içtikten sonra geriye kalan su. Mü'...
ARZ-TALEB
Üreticinin piyasaya belli fiyatla mal sürmesi ve tüketicinin de piyasadan mal çekmesi hâdisesi. İslâmiyet'te bey' ve şir...
ASÂ
Baston. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Biz Mûsâ'ya dedik ki: Korkma! Sen onlara elbette gâlip gelece...
ASABE
Baba tarafından akrabâ, hısım. Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde hisse (pay) takdîr edip bildirdiği vârislerden (Eshâb-ı ...
ASÂLET
1. Soy temizliği, köklülük. Kibrin, yâni kendini büyük, üstün görmenin bir alâmeti de asâletle övünmektir. Babaları, ded...
ÂSÂR
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemden veya O'nun huzûrunda bulunmakla şereflenen arkadaşlarından (Sahâbe) ve onları ...
Âsâr-ı Şerîfe
Peygamber efendimiz ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ve hâtıralar. (Bkz. Emânât-ı Mukaddese)...
AŞERE-İ MÜBEŞŞERE
Peygamber efendimiz tarafından Cennet'e girecekleri dünyâda iken müjdelenen on sahâbî. Ebû Bekr Cennet'tedir. Ömer Cenne...
ASFİYÂ
Sâflar, temizler; Allahü teâlânın evliyâ kulları. Tekili safiyy'dir....
ASHÂB
Peygamber efendimizi sağlığında peygamber iken bir ân gören, eğer âmâ ise (gözleri görmüyorsa) bir ân konuşan büyük ve k...
ÂSÎ
İsyân eden, emre karşı gelen, itâatsizlik eden. 1- Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymayan, günâhkâr. Allahü teâlâ K...
ÂŞİR
İslâm devletlerinde, şehir dışında durarak; müslüman tüccârdan o anda yanında bulunan ticâret malının zekâtını, müslüman...
AŞK
Şiddetli sevgi. Allahü teâlâyı ve O'nun sevdiklerini çok sevmek. Buna hakîkî aşk denir. Hakîkî aşk, nefsi terbiye eder, ...
Aşk-ı İlâhî
Allahü teâlâyı çok sevme hâli. Aşk-ı ilâhînin alâmeti, Allahü teâlânın emirlerine çok uymaktır. (İmâm-ı Rabbânî)...
ASL
1. Kök, temel, esas. Nefsin hastalıklarını tedâvî eden şeylerin aslı beştir. 1) Az yemek, mideyi fazla doldurmamak, 2)Ba...
AŞR (Aşır)
On. Bir cemâat içerisinde ve daha çok cemâatle kılınan namazlardan sonra Kur'ân-ı kerîmden sesli olarak okunan on âyet v...
Asr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz üçüncü sûresi. Asr sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Üç âyettir. Sûrede insanların zar...
Asr-ı Evvel
İmâmeyn'e (İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'e) göre ikindi vaktinin başlama zamânı....
Asr-ı Sânî
İmâm-ı a'zam'a göre ikindi namazının başlama zamânı. İslâm memleketlerinde ikindi ezânları, asr-ı evvele göre okunmaktad...
Asr-ı Seâdet
Mutluluk devri. Peygamber efendimizin yaşadığı mübârek, bereketli ve hayırlı devir. Zamân-ı seâdet ve vakt-i seâdet de d...
ÂŞÛRE GÜNÜ
Hicrî senenin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günü. Bir kimse Âşûre günü oruç tutsa, Allahü teâlâ ona bir şehîd sevâ...
ATÂ
İhsân, lütuf, bağış. Buna atiyye de denir. (Bkz. Atiyye) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Biz (dünyâyı...
ATEİST
Dehrî, dinsiz. Kötülüklerin en kötüsü, Allahü teâlâya inanmamak (ateist olmak) tır. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ateistler, Al...
ATEŞPEREST
Ateşe tapan, mecûsî. Zerdüşt tarafından kurulan bâtıl dîne inanan. Ateşperestler Cehennem'in Hutame denilen beşinci taba...
ATEŞPERESTLİK
Mecûsîlik, ateşe tapma. Ateşperestliğin (mecûsîliğin) kurucusu Zerdüşt, mîlâddan altı yüz sene önce Hindistan'da doğdu. ...
ATİYYE
İhsan, lütuf, muhtaç olanlara yapılan bağış. (Bkz. Atâ) Kim dilencilik kapısını açarsa, Allahü teâlâ dünyâda ve âhirette...
AVÂM
Amme'nin çoğulu, halk, topluluk. 1. Müctehid (âyet ve hadîslerden şer'î yâni dînî hükümler çıkaran İslâm âlimi) olmayan,...
AVL
İslâm mîrâs hukûkunda belirli hisse (pay) sâhiplerinin (Eshâb-ı ferâizin) mîrâstan alacakları payların toplamının ortak ...
AVRET
1. İslâmiyet'te akıllı ve bâliğ (ergen ve evlenecek yaşa gelmiş) olan kimsenin namaz kılarken açması veya her zaman başk...
ÂYÂT-I HIRZ
Okunduğunda veya üzerinde taşındığında Allahü teâlânın muhâfazasına (korumasına) kavuşmaya vesîle (sebeb) olan âyet-i ke...
AYB
Kusur ve utanılacak şey. Her kim bir müslüman kardeşinin ayblarını, kusurlarını, kimsenin görmesini ve işitmesini isteme...
ÂYET
Alâmet, işâret, mûcize, ibret. 1- Kur'ân-ı kerîmdeki sûreleri meydana getiren cümle veya cümleciklerden her biri. Çoğulu...
Âyet-el Kürsî
Kur'ân-ı kerîmde Bekara sûresinin, fazîletiyle bilinen 255. âyet-i kerîmesi. Kur'ân-ı kerîmdeki âyetlerin en üstünü Beka...
Âyet-i Muhkeme
Muhkem âyet. Çoğulu âyât-ı muhkemât'tır. 1. Kur'ân-ı kerîm. İlim üçtür: Âyet-i Muhkeme, Sünnet-i Kâime (Hadîs-i şerîf) v...
ÂYİSE
Âdet yâni hayz görmekten ümidini kesmiş yaşlı kadın. Kadın elli beş yaşlarında âyise olur. Hâmile (gebe) ve âyise kadınl...
AYN
Birşeyin kendisi. 1. Boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan yâni tartılabilen her şey, madde, cisim. Dünyâ ayn ve araz (...
Ayn Harfi
Kur'ân-ı kerîmde Ömer-ül-Fârûk'un radıyallahü anh namaz kıldırırken, ayakta okumayı bitirip, rükû'a eğildiği yeri göster...
Ayn-el-Yakîn
1. Görerek bilme. Ekvator gibi sıcak memleketlerde yaşayan kar görmemiş bir kimsenin kitabdan okuyarak veya birisinden d...
AZÂB
İşlenen günahlar sebebiyle âhirette çekilecek cezâ. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Nîmetlerimin kıymet...
ÂZÂD
Kurtulmuş, serbest. İnsanoğlu, gönül verdiği şeyin kulu olur. Ârifler, Allahü teâlâdan başkasına kalblerini bağlamadıkla...
Âzâd Etmek
Serbest bırakmak, hürriyetine kavuşturmak, kölelikten kurtarmak. Kim kölesine bir tokat atsa yâhut onu döğse, onun keffâ...
Âzâd Olmak
Serbest olma, kurtulma. Ârefe gecesi ibâdet edenler âzâd olur. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb) Ramazan ayı öyle bir...
AZAMET
1. Büyüklük, Cenâb-ı Hakk'ın büyüklüğü. Kibriyâ, üstünlük ve azamet bana mahsustur. Bu ikisinde bana ortak olanı Cehenne...
ÂZER
İbrâhim aleyhisselâmın amcası ve üvey babası. İbrâhim aleyhisselâmın babasının ismi Târûh idi. Târûh mü'min idi. Âzer pu...
AZÎM (El-Azîm)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Büyüklüğüne, beşer (insan) aklının ve hiçbir mahlûkun (yaratılm...
AZÎMET
Kuvvetli irâde, istek, arzu. Haramlardan, dinde yasak edilen şeylerden sakınmakla berâber, mümkün olduğu kadar ruhsatlar...
AZÎZ (El-Azîz)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her zaman izzet ve şeref sâhibi. Gâlib, benzeri olmayan, büy...
AZÎZAN
Azizler. Kelimenin sonundaki ân takısı Arabça'da ikilik, Farsça'da çokluk ifâde eder. 1. "İki azîz (velî)" mânâsına İslâ...
AZM ETMEK
Kalbde devamlı kalan ve yapmaya kesin kararlı olunan düşünce, kasd, niyet, karar verme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde me...
AZRÂİL
Dört büyük melekten biri. Rûhları almakla vazîfeli melek, melek'ül-mevt, ölüm meleği de denir. İbrâhim (aleyhisselâm) Az...
AZZE VECELLE
Allahü teâlânın ismi söyleyince, işitince ve yazınca "O, Azîz ve Celîldir (yücedir)" mânâsına söylenilen ve yazılan sayg...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 198 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.