mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." — Buhârî, Müslim "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna ikramda bulunsun." — Buhârî, Müslim "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun." — Buhârî, Müslim "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız." — Müslim "İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır." — Taberânî "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." — Buhârî, Müslim "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna ikramda bulunsun." — Buhârî, Müslim "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun." — Buhârî, Müslim "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız." — Müslim "İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır." — Taberânî

Dini Sözlük

İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 267 kelime

search
İ harfi · 267 kelime
İ

İ'CÂZ

Âciz bırakma, benzerini ortaya koymada herkesi acze düşürme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmin i'câzıyla ilgili olarak meâle...

İ

İ'LÂ-YIKELİMETULLAH

Allahü teâlânın ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak. Kim i'lâ-yı kelimetullah için harbederse, o, Allah yolunda savaşm...

İ

İBÂDET

Kulluk, kulluk vazîfelerini İslâmiyetin bildirdiği şekilde yerine getirmek. Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak. A...

İ

İbâdet-i Bedeniyye

Beden ile yapılan ibâdetler. Namaz, ibâdet-i bedeniyye olduğundan başkası yerine kılınamaz. Herkesin kendisi kılması lâz...

İ

İbâdet-i Mâliyye

Zekat, sadaka-i fıtr gibi mal ile yapılan ibâdetler. Bir kimse birkaç yemini bozarsa, hepsi için ayrı ayrı keffâret yapm...

İ

İbâdethâne

İbâdet yapmak için toplanılan yer. (Bkz. Ma'bed)...

İ

İbâdette Bid'at

Peygamber efendimiz ve Eshâbı zamânında bulunmayıp da dîne sonradan katılan reformlar, değişiklikler. (Bkz. Bid'at)...

İ

İBÂDİYYE

Bozuk fırkalardan olan Hâriciyyenin kollarından biri. (Bkz. Hâricîlik) Hâricîler yedi fırkadır. Bunlardan İbâdiyye fırka...

İ

İBÂHA

1. Bir şeyin kullanılıp kullanılmaması, serbest olma hâli. Bir kimseyi yemeğe çağırınca, önüne konan şey ibâha olur. Anc...

İ

İBÂHÎ

Haramları mübah (serbest) sayan sapık İbâhiyye fırkasına mensûb olan kimse. (Bkz. İbâhiyye)...

İ

İBÂHİYYE

İslâmiyet'in haram ve yasak kıldığı şeyleri helâl ve mübâh sayan bozuk bir fırka. Bâtiniyye, İsmâiliyye. Karâmita da den...

İ

İBÂRET-İNASS

Mânâya delâleti bakımından lafzın dört kısmından biri. Nassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) yalnız ibâresinden anla...

İ

İBDÂD

Ezân-ı Muhammedî okunduğu zaman, her işi terk edip, cemâatle namaz kılmağa gitmek. Namazın kemâl mertebesinde (en güzel ...

İ

İBLÎS

Şeytanın isimlerinden biri veya şeytanların reisi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Onu hâtırla ki melek...

İ

İBN-ÜL-VAKT

Kalbi halden hâle değişen velî. Tasavvuf yolunda ilerlerken halleri değişen, her zaman başka türlü olan, bâzan şuurlu, b...

İ

İBN-ÜS-SEBÎL

Kendi memleketinde zengin ise de, bulunduğu yerde yanında malı, parası kalmamış olan ve çok alacağı varsa da, alamayıp, ...

İ

İBRÂ

Alacağından vaz geçmek. Bir kimse alacağını borçluya hibe etse veya borçluyu ibrâ etse borçlu borçtan kurtulur. (Ali Hay...

İ

İBRÂHİM ALEYHİSSELÂM

Kur'ân-ı kerîmde ismi bildirilen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Resûlüm!) Kitabda...

İ

İBRÂHİM SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin on dördüncü sûresi. İbrâhim sûresinin 28 ve 29. âyetleri Medîne'de, diğerleri Mekke'de nâzil oldu (indi...

İ

İBRÂNÎ

Eski yahûdî sülâlesi veya o soydan olan. Yahûdî topluluklarından birine mensûb kimse....

İ

İBRET

İnsanın karşılaştığı, gördüğü veya işittiği hâdiselerden ders alması, kendi hâlini düşünmesi. Allahü teâlâ, âyet-i kerîm...

İ

İBTİLÂ

1. İmtihan. Allahü teâlânın, kulunu, çeşitli sıkıntılar vermek sûretiyle imtihan etmesi, denemesi. Allahü teâlâ âyet-i k...

Î

ÎCÂB

1. İhtiyaç. İslâmiyet; kıyâmete kadar bütün îcâbları, karşılayacak en mükemmel ve en üstün bir dindir. (Seyyid Abdülhakî...

İ

İCÂBET ETMEK

1. Kabûl etmek. Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bu...

Î

ÎCÂD

Yoktan var etme, vücûda getirme, yaratma. İnsanlar, mahlûk olduğu gibi, bütün işleri, hareketleri de Allahü teâlânın mah...

Î

ÎCÂR

Kirâya verme, kirâya verilme, kirâ parası. (Bkz. İcâre)...

İ

İCÂRE

Belli bir menfaati belli bir bedel karşılığında satmak, kirâlamak. Bir mal dînen ve aklen nerede kullanılabilirse, o mak...

Î

ÎCÂZ

Az söz ile pürüzsüz ve kusursuz olarak çok mânâ ifâde etme. Muhammed aleyhisselâm; "Bu Kur'ân, Allah kelâmıdır, inanmıyo...

İ

İCÂZET

İzin, diploma, şehâdetnâme. Çeşitli ilimlerde üstâdın (hocanın) talebesine, yetiştiğine dâir verdiği belge, diploma. İcâ...

İ

İcâzet-i Mutlaka

Çeşitli ilimlerde üstâdın (hocanın) talebesine yetiştiğine ve başkalarını da yetiştirebileceğine dâir verdiği izin veya ...

İ

İCBÂR-I NEFS

İnsanın kendini bir işe zorlaması. Kur'ân-ı kerîm okurken ağlayın, eğer ağlayamazsanız, ağlar gibi yapın yâni ağlamaya i...

İ

İCMÂ'

1. Edille-i şer'iyyenin (din bilgilerinin elde edildiği delîllerin, kaynakların) üçüncüsü. Bir asırda yaşayan müctehid d...

İ

İCMÂLÎ ÎMÂN

Kısaca inanmak. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâm ne bildirmiş ise hepsine inandım demek. (Bkz. Îmân)...

İ

İCTİBÂ

Seçmek, seçilmek. Evliyâlıkta, vâsıtanın, aracının şart olmadığı cezbe (çekilme) ile ilerleme....

İ

İctibâ Yolu

Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için peygamberlerin aleyhimüsselâm ve seçilmiş evliyâların yolu. Mürid değil, murâdlar...

İ

İCTİHÂD

İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan iş...

İ

İDDET

Kocasının ölümüyle dul kalan veya talak (boşama) ve fesh (nikâhın bozulması) sebebiyle evlilik bağı çözülen kadının yeni...

İ

İDRÂK

Bir şeyin aslını, mâhiyetini, hakîkatini bilmek, anlamak. Kur'ân-ı kerîmde, meâlen buyruldu ki: O'nu (Allahü teâlâyı) gö...

İ

İdrâk-i Basît

Tasavvuf yolcusunun kendini müşâhedede (görmede) fâni (yok) olması....

İ

İDRÎS ALEYHİSSELÂM

Kur'ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İsmâil, İdris ve Zülkifl ha...

Î

ÎFÂ

Yerine getirme. Hanımının ve çocuklarının haklarını îfâ etmiyenin namazları, oruçları kabûl olmaz (Borçları ödenirse de ...

İ

İFFET

İnsan rûhundaki yapıcı kuvvetin, yâni şehvetin iyiye kullanılmasından ortaya çıkan huy. Nefsi kötü isteklerinden men etm...

İ

İFRÂT

Bir işte, sözde veya davranışta haddi aşma, pek ileri gitme, aşırı olma. Riyâ yâni gösteriş yapanlara karşı tekebbür etm...

İ

İFRÎT

Cinlerin azgın, en zararlı, şerli, korkunç ve kuvvetli cinsi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Cinden bi...

İ

İFSÂD

Bozmak, fitne, karışıklık çıkarmak, bozgunculuk yapmak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ ifs...

İ

İFTÂ

Fetvâ vermek, dînî bir mes'elenin hükmünü sözlü veya yazılı olarak bildirmek. (Bkz. Fetvâ)...

İ

İFTÂR

1. Oruçlunun, akşam namazı vakti girdikten, yâni güneşin battığı iyice anlaşıldıktan sonra, yiyerek veya içerek orucunu ...

İ

İFTİKÂR

Fakîr olmak, muhtâc olmak. Hâlık (yaratıcı) ve râzık (rızıklandırıcı) Allahü teâlâdır. İnsana hâlık ve râzık demek küfrd...

İ

İFTİRÂ

Yapmadığı hâlde kötü bir işi birisine yükleme, yalan yere birisine suç isnat etme gösterme. Birine suç atma, bühtân. All...

İ

İFTİTÂH TEKBÎRİ

Başlama tekbîri. Namazın evvelinde "Allahü ekber" demek. Buna Tahrîme tekbîri de denir. Bir gün Resûlullah sallallahü al...

İ

İĞFÂL

Aldatma, doğru yoldan saptırma. Hakkı unutturma. İslâm nîmetinin elden çıkmasına sebeb olan bir kısım kâfirler, kendiler...

İ

İĞTİSÂL

Gusl (boy) abdesti almak. Ağız ve burun dâhil bütün vücûdu hiç kuru yer kalmayacak şekilde baştan ayağa yıkamak. (Bkz. G...

İ

İHÂNET

1. Hâinlik etmek, güveni kötüye kullanmak, sadâkat göstermemek. Siz emniyet içinde meclislerde oturursunuz. İhâneti yaln...

İ

İHÂTA

Kuşatma, çevirme. Allahü teâlâ her şeyi ihâta etmiştir. Her şeye yakındır ve her şeyle berâberdir. Fakat, bizim alıştığı...

İ

İHFÂ

Örtmek, gizlemek; tecvidde bir terim. On beş ihfâ harflerinden önce gelen tenvin veya sâkin nunu, izhâr (birbirinden ayı...

İ

İHLÂS

Hâlis, temiz etmek, niyyeti düzeltmek, temizlemek, dünyâ menfaatini düşünmeden bütün işlerini, ibâdetlerini yalnız Allah...

İ

İhlâs Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yüz on ikinci sûresi. Tevhîd, Tefrîd, Tecrîd, Necâd, Vilâyet ve Mârifet sûresi de denilmiştir. İhlâs sû...

İ

İHRÂM

Mîkât denilen mahalde (yerde) hacca veya umreye niyet ederek, peştemal gibi dikişsiz iki parça örtüyü giymek ve telbiye ...

İ

İHSÂN

1. İyilik etmek. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: İhsân edenlere elbette rahmetim çok yakındır. (A'râf...

İ

İHTİDÂ

Doğru yola girme, müslüman olma, din olarak İslâmiyet'i seçme; hidâyete erme. (Bkz. Hidâyet)...

İ

İHTİKÂN

Lavman yapmak. İhtikan yapmak, kulağına yağ damlatmak orucu bozar ise de keffâret lâzım olmaz. (Abdullah Mûsulî)...

İ

İHTİKÂR

İnsan ve hayvan için lüzumlu gıdâ maddelerini şehre girmeden yâhut girince halka satılmadan toplayıp, stok edip, pahalan...

İ

İHTİLÂF

Farklılık, ayrılık. Aynı gâyeye ayrı ayrı yollardan gitme. Müctehid denilen âlimlerin amelî (işle ilgili) mes'elelerdeki...

İ

İHTİLÂM

Uykuda cünüb olma. Çocuğun bülûğa, ergenlik çağına ulaştığının alâmeti, işâreti. Bir kimse gece uykuda ihtilâm olup saba...

İ

İHTİRÂ'

Evvelce olmayan bir şeyi ortaya çıkarma, îcâd etme, yaratma, yoktan var etme. Allahü teâlâ her şeyi yaratırken kudret-i ...

İ

İHTİRÂS

Şiddetli arzu, aşırı heves, istek, gözün ve gönlün doymaması. (Bkz. Hırs) Âdemoğlu yaşlanır. Fakat onda iki haslet gençl...

İ

İHTİSÂB

Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyulmasının, ilim ve ehliyet sâhibi bir devlet me'muru olan muhtesib tarafından sağl...

İ

İHTİYÂÇ

Ruh ve nafaka (yeme, içme, barınma) için ve bedeni sıkıntıdan korumak için lâzım olan şey. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyru...

İ

İhtiyâç Eşyâsı

Yiyecek, giyecek ve barınmada asgarî lâzım olan miktar....

İ

İHTİYÂR

1. İstediğini seçme. (Bkz. İrâde) Kulun ihtiyârı zayıftır, demeleri, Allahü teâlânın ihtiyârına göre zayıftır mânâsında ...

İ

İhtiyârî Fiiller

İstek ile yapılan işler. (Bkz. İrâde) Ehl-i sünnet âlimleri, insanın yaptığı işte kendi kuvveti de te'sir (etki) ediyor ...

İ

İHTİYÂT

Dîne uygun olmayan bir işi yapma şüphesinden kurtulmak için, tedbirli hareket etme. Hanefî mezhebi âlimlerinin çoğuna gö...

İ

İHTİZÂR HÂLİ

Ölüm sırasında can çekişme hâli....

İ

İHVÂN-ÜS-SAFÂ

On birinci asrın ikinci yarısında Basra'da ortaya çıkan; "İslâmiyete birçok vehimler karışmış, onu bu vehimlerden temizl...

İ

İHYÂ

1. Vaktini ibâdet ve iyi işler yaparak geçirmek, kıymetlendirmek. Receb'in ilk Cumâ (Regâib) gecesini ihyâ edene, Allahü...

İ

İhyâ-ı Mevât

Faydalanılmayan ölü toprakları işlemek, faydalanılır hâle getirmek. (Bkz. Mevât Arâzî)...

İ

İKÂB

Cezâ, azâb. Günâhın cezâsını vermek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Biliniz ki, muhakkak Allahü teâlânı...

İ

İKÂLE

Bozma, yürürlükten kaldırma, feshetme; iki kişinin, aralarında yaptıkları herhangi bir akdi, anlaşmayı bozmaları. Ticâre...

İ

İKÂMET

1. Kâmet. Erkeklerin farz namaza başlamadan önce okuması sünnet olan ezâna benzer sözlerin ismi. Ezândan farkı fazla ola...

Î

ÎKÂZ

Uyarma. Tenbih etme. Bir kimse bir müslümanı İslâmiyet'e muhâlif (uymayan) işten, doğru yola teşvîk ederek îkâz ederse, ...

İ

İKBÂL

1. Yönelme. Tasavvuf bilgilerinden maksad, kendini zorlamadan, uğraşmadan, her an Allahü teâlâya ikbâldir. Her an O'nu h...

İ

İKİNDİ NAMAZI

İslâm'ın şartlarından biri olan beş vakit namazın üçüncüsü, öğle vakti ile akşam vakti arasında kılınan namaz. (Bkz. Asr...

İ

İKRÂH

Bir insanı istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ciz...

İ

İkrâh-ı Gayr-i Mülcî

Mülcî olmayan ikrâh. Bir kimseyi istemediği bir sözü veya işi yapmaya zorlarken tam şiddet kullanmama. İkrâh-ı gayr-i mü...

İ

İkrâh-ı Mülcî

Mülcî ikrâh. Bir kimseyi ölümle veya bir uzvunu (organını) yok etmekle, şiddetli dövmekle veya bütün malını telef etmekl...

İ

İKRÂM

Hürmet ve saygı gösterme veya yiyecek, içecek, hediye yâhut başka bir şey sunma. Kim mü'min kardeşine ikrâm ederse, Alla...

İ

İKRÂR

1. Îmânını açıkça, dil ile söylemek. Îmân etmek için kelime-i şehâdeti dil ile ikrar edip, mânâsına kalb ile inanmak lâz...

İ

İKRÂZ

Borç verme, ödünç verme. Bir kimsenin nakid para, hacim ölçüsü ile alınıp satılan malını, daha sonra mislini (benzerini)...

İ

İKTİDÂ

Tâbi olmak, uymak. Taklid etmek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: İşte o peygamberler Allahü teâlânın hid...

İ

İKTİSÂD

1. Orta yol, orta hâl. Tutumlu olma, gereği kadar ölçülü harcama. Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dîni tamâ...

İ

İKTİZÂ-İ NASS

Âyet ve hadîslerin gerektirdiği şey; nassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) hükmünün anlaşılabilmesi ve istenilen mân...

Î

ÎLÂ

Kocanın karısına dört ay veya daha çok zaman veya zaman söylemeyerek "Sana yaklaşmayacağım" diye yemîn etmesi. Allahü te...

İ

İLÂH

Mâbud, tanrı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Onlar, (kâfirler, müşrikler) o kimselerdir ki, Allah il...

İ

İLÂHÎ

1. "Ey Allah'ım" mânâsına hitâb. İlâhî! Dostlarını şöyle kıldın ki onları bilen seni buldu. Seni bulmayan onları bilmedi...

İ

İlâhî Dinler

Asılları Allahü teâlâ tarafından bildirilmiş olan dinler. Hak dinler ve semâvî dinler de denir. Bugün yeryüzünde mensûbu...

İ

İLÂHİYYÂT

İnanılacak şeylerden bahseden kelâm ilminin; Allahü teâlânın varlığı, zâtı, sıfatları ve fiillerinden (işlerinden) bahse...

İ

İLHÂD

Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmiş olan, müctehid âlimlerin söz birliği ile bildirdikleri ve müsl...

İ

İLHÂM

1. Peygamberlerin kalblerine, uyanık iken, melek görünmeden ilâhî vahyin bırakılması. İlhâm, peygamberlerin aleyhimüssel...

İ

İLKA'

Atma, bırakma. 1. Öğretme. Abdullah bin Zeyd radıyallahü anh şöyle anlattı: "Bir sabah Resûlullah'a geldim. O gece gördü...

İ

İLLET

Bir şeyin veya hükmün meydana gelmesine doğrudan te'sir eden iş, sebeb. İlletin bulunduğu yerde; te'sir ettiği, meydana ...

İ

İLLİYYÎN

1. Yedinci kat gökte, arşın altında bulunan bir yer veya Cennet. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Hayır ...

İ

İLM (İlim)

Bir şeyi hakkıyla bilmek, anlamak. Cehlin zıddı. 1. Allahü teâlânın subûtî sıfatlarından. Her şeyi bilmesi. Allahü teâlâ...

İ

İlm-i Ahlâk

İyi huylar edinme ve kötü huylardan sakınma yollarını öğreten ilim. (Bkz. Ahlâk)...

İ

İlm-i Âlet

Ulûm-i âliyye denilen sekiz yüksek din bilgisini öğrenebilmek için lâzım olan yardımcı ilimlerdir. Bunlara ulûm-i ibtidâ...

İ

İlm-i Bâtın

Kalb ilmi, mânâ ilmi, tasavvuf ilmi. İlm-i bâtın evliyânın yükseklerinin ilmidir. Bu ilim, kötü huylardan arınıldığında ...

İ

İlm-i Bedî'

Lafz (söz) ve mânâ ile ilgili bâzı san'atlar yaparak sözün süslenmesini öğreten ilim....

İ

İlm-i Belâgât

Düzgün ve yerinde söz söyleme yolunu öğreten ilim....

İ

İlm-i Beyân

Belâgât ilminin hakîkat, mecaz, kinâye, teşbîh (benzetme) ve istiâre gibi konularından bahseden ilim....

İ

İlm-i Ezelî

Allahü teâlânın başlangıcı olmayan ilmi. Allahü teâlânın kazâsı, taktîri ve levh-i mahfûza yazması ilm-i ezelîsine uygun...

İ

İlm-i Ferâiz

Vefât eden kimsenin bıraktığı malın kimlere verileceğini ve nasıl taksim edileceğini öğreten ilim (Bkz. Ferâiz)....

İ

İlm-i Fıkıh

Dînimizin emir ve yasaklarını bildiren ilim. (Bkz. Fıkıh)...

İ

İlm-i Hadîs

Peygamber efendimizin mübârek sözlerini, işlerini ve görüp de mâni olmadığı şeylerden bahseden ilim. (Bkz. Hadîs)...

İ

İlm-i Hâl (İlmihâl)

Her müslümanın îmân, ibâdet ve ahlâk ile ilgili bilmesi gereken şeyler veya bu bilgileri anlatan kitap. Dînini bilen, se...

İ

İlm-i Hey'et

Astronomi ilmi....

İ

İlm-i Hudûrî (İlm-i Huzûrî)

Bir şeyi, zihinde onun sûreti (görüntüsü) meydana gelmeksizin bilmek. Bir kimsenin kendi dışında bulunan bir şeyi bilmes...

İ

İlm-i Husûlî

Bir şeyi onun sûreti, görüntüsü zihinde bulunduğu müddetçe bilmek. O şeyin zihindeki sûreti yok olunca, o şey unutulur. ...

İ

İlm-i İlâhî

Allahü teâlânın ezelî ilmi....

İ

İlm-i Kelâm

Kelime-i şehâdeti ve buna bağlı olan îmânın altı temel bilgisini öğreten ilim. İlm-i kelâm, inanılacak bilgileri, Ehl-i ...

İ

İlm-i Kesbî

Çalışarak elde edilen ilim....

İ

İlm-i Kırâat

Kur'ân-ı kerîmin kelimelerinin doğru olarak okunuşundan bâzı kelimelerin ise, farklı okunmasından bahseden ilim. İlm-i k...

İ

İlm-i Ledünn

Allahü teâlânın ihsânı olup, çalışmadan kavuşulan ilim. İlm-i Ledünn verilmesinde Hızır aleyhisselâmın rûhâniyeti vâsıta...

İ

İlm-i Lügat

Bir dilin kelimelerinin tamâmını inceleyen ilim....

İ

İlm-i Meânî

Sözün hâle uygunluğundan bahseden edebî ilim dallarından biri....

İ

İlm-i Nâfi'

İnsana aczini, kusurunu, Rabbinin büyüklüğünü bildiren, kalbde Allah korkusunu ve mahluklara karşı tevâzû, alçak gönüllü...

İ

İlm-i Nahv

Arabî cümle bilgisi. Kelimelerin cümle içindeki yerlerini ve buna göre sonlarının aldığı durumlardan (harekelerden) bahs...

İ

İlm-i Sarf

Kelime bilgisi. Arabîde kelimenin aldığı şekillerden bahseden ilim. Morfoloji. İlm-i Sarfın konusu isim ve fiil çekimler...

İ

İlm-i Tefsîr

Kur'ân-ı kerîmdeki murâd-ı ilâhîyi, Allahü teâlânın kastettiği mânâyı açıklayan ilim....

İ

İlm-i Usûl-i Fıkıh

Fıkıh bilgilerinin âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden nasıl çıkarıldığını öğreten ilim....

İ

İlm-i Usûl-i Hadîs

Hadîs-i şerîflerin çeşitlerini anlatan ilim. İlm-i usûl-i hadîsin ortaya koyduğu metodlar ile hadîs-i şerîflerin nev'ile...

İ

İlm-i Usûl-i Kelâm

Kelâm ilminin, îmân bilgilerinin âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden nasıl çıkarıldığını öğreten ilim....

İ

İlm-i Usûl-i Tefsîr

Tefsîr ilminin metodlarından, kâidelerinden, müfessirde bulunması gereken şartlarından, âyet-i kerîmelerin; nâsih ve men...

İ

İlm-i Vehbî

Çalışmadan öğrenilen, Allahü teâlâ tarafından ihsân edilen ilim. (Bkz. İlm-i Ledünnî)...

İ

İlm-ül-Yakîn

Eserden müessire yol bulmak. İşi görüp yapanı tanımak, bilmek. Dumanı görüp, orada ateşin olduğunu anlamak böyledir....

İ

İLTİCÂ

Sığınma. Teheccüd (gece namazı) ve sabah namazlarına uyanmak isteyen, yatsı namazını kılınca hemen yatmalı, gece, boş şe...

İ

İLYÂS ALEYHİSSELÂM

Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden biri. Hârûn aleyhisselâmın neslindendir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâle...

Î

ÎMÂ

İşâret etme. Bir özür sebebiyle başını yere koyamayan kimsenin rükû' için biraz, secde için rükû'dan daha çok eğilmesi. ...

İ

İMÂM

1. Câmi, mescid veya başka yerlerde cemâate namaz kıldıran kimse. Cemâate, Kur'ân-ı kerîmi iyi okuyanınız imâm olsun. Bu...

İ

İMÂM-I AHMED BİN HANBEL

Ehl-i sünnetin (Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının yolunda olanların) amelde dört hak mezhebinden biri olan Hanbelî m...

İ

İMÂM-I MÂLİK

Ehl-i sünnetin ameldeki dört mezhebinden biri olan Mâlikî mezhebinin reîsi. İmâm-ı Mâlik hazretleri Tebe-i tâbiîndendir....

İ

İMÂM-I ŞÂFİÎ

Ehl-i sünnetin ameldeki dört mezhebinden biri olan Şâfiî mezhebinin reîsi. İsmi, Muhammed bin İdrîs bin Abbâs bin Osman ...

İ

İMÂM-IA'ZAM EBÛ HANÎFE

Ehl-i sünnet ve'l-cemâatın ameldeki dört mezhebinden biri. Hanefî mezhebinin kurucusu. İsmi Nûmân bin Sâbit bin Zütâ'dır...

İ

İMÂME

1. Eskiden müslümanların başlarına sardığı, bugün ise, sadece din görevlilerinin namaz kıldırırken ve dînî vazîfeleri ye...

İ

İMÂMET

İmâmlık, reislik, başkanlık, rehberlik....

İ

İmâmet-i Kübrâ

Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) vekâleten bütün müslümanlara imamlık ederek İslâmiyet'in emirlerinin tatbik e...

İ

İmâmet-i Suğra

Namaz kıldırmak için imâm olmak. (Bkz. İmâm)...

İ

İMÂMEYN

İki imâm. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretlerinin ders ve sohbetlerinde yetişmiş olan İmâm-ı Ebû Yûsuf ile İmâm-ı Muhammed...

İ

İMÂMİYYE

Şiîliğin kollarından biri. Hazret-i Ali'nin halîfe olması açıkça emr olunmuştu, Eshâb bu emri yerine getirmediği için, k...

Î

ÎMÂN

İnanmak. "Allahü teâlâdan başka mâbud, ilâh olmadığına, Muhammed aleyhisselâmın O'nun kulu ve Resûlü olduğuna" ve O'nun ...

Î

Îmân-ı Gaybî

Allahü teâlânın zâtı, sıfatları, âhiret, melekler, Cennet, Cehennem, Mîzân, Sırat gibi gözle görülmeyen şeylere görmeden...

Î

Îmân-ı Hakîkî

Kalbe yerleşen, şüphe ve tereddüd karşısında hiç sarsılmayan îmân. Îmân-ı hakîkînin alâmeti, gevşeklik ve tembellik olma...

Î

Îmân-ı Hılkî

Allahü teâlâ bütün rûhları yarattığı zaman, onlara: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunda, bütün ruhların "B...

Î

Îmân-ı İcmâlî

Kısaca inanmak, Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Allahü teâlâdan ne bildirmiş ise, hepsine inandım, dem...

Î

Îmân-ı İstidlâlî

İslâm dîninin îmân ve ibâdet bilgilerini, emir ve yasakları bir âlimden veya kitaptan okuyup, öğrenerek, bilerek inanmak...

Î

Îmân-ı Kâmil

Olgun îmân. Mü'minlerin ibâdet ederek Allahü teâlânın emirlerini yapıp, haramlardan kaçınmak sûretiyle, parlayan, kuvvet...

Î

Îmân-ı Kesbî

Bir kimsenin âkıl (akıllı) ve bâliğ olduktan (ergen, gusül, boy abdesti alacak yaşa geldikten) sonra ettiği îmân....

Î

Îmân-ı Ma'sûm

Peygamberlerin aleyhimüsselâm îmânı. Îmân-ı Ma'sûm tafsîlîdir. Bunlar inanılacak husûslara ayrı ayrı îmân ederler. Dinle...

Î

Îmân-ı Makbûl

Mü'minlerin (Peygamber efendimizin söylediklerinin hepsini beğenip kalben kabûl edenlerin) îmânı....

Î

Îmân-ı Merdûd

Münâfıkların (dilleri ile inandıklarını söyleyip kalben inanmayanların) yalnız dil ile söyledikleri îmân. (Bkz. Münâfık)...

Î

Îmân-ı Metbû

Meleklerin îmânı. (Bkz. Melek)...

Î

Îmân-ı Mevkûf

Ehl-i bid'atin (yanlış, bozuk inançta olanların)îmânı....

Î

Îmân-ı Şühûdî

Basîret (kalb gözü) ile müşâhede ederek, görerek olan îmân. Dünyâ durdukça ve dünyâ hayâtı ile yaşadıkça gayba inanmakta...

Î

Îmân-ı Tafsîlî

Îmân edilecek şeyleri ayrı ayrı öğrenerek, bilerek îmân. Mü'min (inanan) olabilmek için, îmân-ı icmâlî yeterlidir. Îmânı...

Î

Îmân-ı Taklîdî

Bir hocadan veya kitaptan okuyup öğrenmeden ana, babasından ve etrâfından görüp işittiği gibi inanmak. Îmân üç kısımdır:...

Î

Îmân-ı Yakînî

Sağlam, sarsılmayan, şüphe ve tereddüt bulunmayan îmân, îtikâd....

İ

İMSÂK VAKTİ

Oruca başlama zamânı. Ufkun bir yerinde beyazlığın başladığı vakit. Bundan (6-10) dakika sonra beyazlık ufk üzerinde ip ...

İ

İN'İKAS

Tasavvufta bir büyüğün kalbindeki feyz denilen mânevî ilimlerin talebenin kalbine yansıması....

İ

İNÂBE (İnâbet)

Bir büyüğe, evliyâ bir zâta intisab etmek, bağlanmak sûretiyle yapılan tövbe. İnâbetin haklarını ve şartlarını elden gel...

İ

İnâbe Yolu

Müridlik. Sâlikin (tasavvuf yolunda) nefsin isteklerini yapmamak ve istemediklerini yapmak sûretiyle ve çeşitli sıkıntıl...

İ

İNÂD

Direnmek, muhâlefette (karşı çıkmakta) ısrar etmek. Kendini büyük görüp, hakkı, doğruyu kabul etmeme. Allahü teâlânın en...

İ

İNÂN ŞİRKETİ

Ortakların birbirine vekil olup, kefil olmadıkları şirket. İnân şirketinde ortakların birbirine kefîl olmaları da ayrıca...

İ

İNÂYET

Lütuf, ihsân, iyilik, yardım. Bu fakirde bu yola girmek arzusu belirince, Allahü teâlâ inâyetiyle onu Hâcegân yolunun bü...

İ

İNBİSÂT

Açılmak, yayılmak, açık yüzlü olmak, mütebessim çehreli, sevinçli olmak. Gönül açıklığı, kalb ferahlığı hâli. (Bkz. Bast...

İ

İNCÎL

Allahü teâlânın, Îsâ aleyhisselâma gönderdiği ve sonradan tahrif edilen, aslı değiştirilmiş olan mukaddes kitab. Bolüs i...

İ

İNFÂK

Malı, Allahü teâlânın yolunda harcama. Nafaka zekat gibi verilmesi lâzım olan malı hak sâhibine verme. Allahü teâlâ âyet...

İ

İNFİTAR SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin seksen ikinci sûresi. İnfitâr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. İlk âyetind...

İ

İNKÂR ETMEK

İnanmamak, kabûl etmemek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Bu bizim indirdiğimiz Kur'ân-ı kerîm insanlar için çok ha...

İ

İNKİSÂR

Kırıklık, kırılma. Allahü teâlânın huzûrunda kalbin kırık olması. Ben, kalbleri benim için inkisârda olanların yanındayı...

İ

İNKIYÂD

Boyun eğme, itâat etme. İnkıyâd, nefsin nehyedildiğinde (dînimizin yasak olarak bildirdiği şeyleri yapmaması emredildiği...

İ

İNNÂ LİLLAH VE İNNÂ İLEYHİ RÂCİ'ÛN

Belâ ve musîbet gelince veya kötü bir haber duyunca okunan, Bekara sûresinin; "Biz Allahü teâlânın kullarıyız (vefât ett...

İ

İNNÎN

İhtiyârlık, tenâsül hastalığı veya sihir sebebi ile cimâ yapamayan. İktidârsız erkek. Kendinde bir mâni, kusur bulunmaya...

İ

İNŞÂALLAH

Her zaman Allahü teâlânın adını anmağa alışmak ve Allahü teâlâ dilerse olur mânâsına bütün işlerini Allahü teâlânın dile...

İ

İNSÂF

Adâlet, doğruluk. Hakkı gözetip adâletten ayrılmama. İnsâf, dînin yarısıdır. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) Allah korkusu kalbine ...

İ

İNSAN

Rûh ve bedenden meydana gelen akıl sâhibi varlık. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Biz insanı muhakkak...

İ

İnsan Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yetmiş altıncı sûresi. (Bkz. Dehr Sûresi)...

İ

İnsan-ı Kâmil

Kemâle ermiş, olgun insan. İslâmiyet'in emrettiği bütün emirleri yapan, yasaklardan sakınan, Peygamber efendimizin güzel...

İ

İNŞİKÂK SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin seksen dördüncü sûresi. İnşikâk sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yirmi beş âyet-i kerîmedir. Göğün ya...

İ

İNŞİRÂH SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin doksan dördüncü sûresi. İnşirâh sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. Resûl-i ekr...

İ

İNTİHÂR

Kendini öldürme. Bir kimse bir demirle intihâr etse, Cehennem'de ebedî olarak demiri elinde karnını dürter durur. Bir ki...

İ

İNTİKAM

1. Öc alma. İntikâm almağa gücü yeten kimseye yakışan; kızmamak, kin tutmamak ve bağışlamaktır. (Ebû Ziyâd) 2. Allahü te...

İ

İNTİSÂB

Mensûb olma, bağlanma. Bir işe, bir mesleğe girme. Bir mürşîd-i kâmile (rehbere) bağlanma, talebe olma. Hocam Şems-i Teb...

İ

İNTİSÂR

Hakkını alandan, yalnız hakkını geri almak, fazlasını almamak. Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir kims...

İ

İNZÂL

1. İndirmek. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: İşte bu (Kur'ân-ı kerîm) bizim inzâl ettiğimiz mübârek bir kitabdır. O...

İ

İNZİVÂ

Bir köşeye çekilmek. Haramlardan ve günâhlardan korunmak, nefsini terbiye etmek ve sâdece Allahü teâlâyı anmak ve âhiret...

İ

İRÂDE (İrâdet)

1. Allahü teâlânın sübûtî sıfatlarından. Allahü teâlânın dilemesi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimde meâlen buyurdu ki: (Muh...

İ

İrâde-i Cüz'iyye

Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti. İrâde-i cüz'iyye k...

İ

İrâde-i Külliyye

Allahü teâlânın irâdesi. İrâde-i ilahiyye de denir. Ehl-i sünnete göre bütün fiiller ve davranışlar irâde-i külliyyeye b...

İ

İRFÂN

Bilme, anlama. Mârifet. Kalble bilip tanıma. Allahü teâlânın ihsânı olan mânevî, vehbî ilim. Buna ma'rifet de denir. Çal...

İ

İRHÂS

Bir peygamberden, peygamberliği bildirilmeden önce meydana gelen hârikulâde (olağanüstü) haller. Îsâ aleyhisselâmın beşi...

I

IRK

Ayrı soyda olan, ayrı dilde konuşan değişik kültüre sâhip, şeklî özellikleri bulunan insan topluluğu, millet. Irkçılık y...

İ

İRS

Mîrâs. Vefât eden bir kimsenin geriye bıraktığı terekesinden (malından) evlât ve akrabâsından sağ kalanlara düşen hisse,...

İ

İRŞÂD

Yol gösterme, rehberlik etme. İnsanları, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ve Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyes...

İ

İRTİCÂ

Geriye dönme, geri dönücülük, gericilik. Müslümanların, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri hakîki doğru müslümanlıkt...

İ

İRTİDÂD

Dinden çıkma. Müslüman iken, İslâm dînini terk etme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İçinizden kim irti...

Î

ÎSÂ ALEYHİSSELÂM

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yeni bir din getiren peygamber olup, kendisine dört büyük kitaptan biri ola...

İ

İSÂBET-İ AYN

Nazar, göz değmesi. (Bkz. Nazar)...

Î

ÎSÂR

Başkasının ihtiyâcını kendi ihtiyâcından önce düşünmek. Muhtac olduğu hâlde, elindeki malı muhtâc din kardeşine verip, y...

İ

İSBÂT

1. Sağlamlaştırma, dayanıklı hâle getirme. Delil ve şâhit göstererek bir sözün ve fikrin doğruluğunu ortaya koyma. Bütün...

Î

ÎSEVÎ

Îsâ aleyhisselâmın getirdiği hak dîne inanan kimse. Hıristiyanlık çıkmadan ve putperestlik karışmadan önce, îsevîler müş...

Î

ÎSEVÎLİK

Îsâ aleyhisselâmın bildirdiği hak din, nasrânîlik. Mûsâ aleyhisselâmın dîni, Îsâ aleyhisselâm zamânına kadar devâm etti....

İ

İSFÂR

Sabah namazını ortalık aydınlanıncaya kadar geciktirmek. Sabah namazını isfâr ediniz. Bunun ecri, sevâbı çoktur. (Hadîs-...

İ

İSFİRÂR-I ŞEMS VAKTİ

Güneşin sararması vakti. Tozsuz, dumansız, berrak bir havada güneş ışığının geldiği yerlerin veya kendisinin bakacak kad...

İ

İSHÂK ALEYHİSSELÂM

Şam ve Filistin ahâlisine (halkına) gönderilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın ikinci oğlu olup, annesi hazret-i...

İ

İSKÂT VE DEVR

Müslüman bir kimsenin ölünce, namaz, oruç ve diğer bâzı borçlarından kurtulması için yapılan muâmele. (Bkz. Devr) Tutulm...

I

ISLÂH

1. Terbiye etmek, iyi hâle getirmek. Herhangi bir kimseyi ıslâh etmeye çalışmak, ona İslâmiyet'i bildirmekle olur. (İmâm...

I

Islâh-ı Nefs

Kötü huyları, fenâ alışkanlıkları ve yaramaz işleri bırakıp, iyi huyları, güzel işleri, kulluğa yakışan tâat ve ibâdetle...

I

ISLÂHÂT

İyi hâle, işe yarar hâle getirmek için yapılan çalışmalar, düzenlemeler. Endülüs müslümanlarının Avrupalılara tuttukları...

İ

İSLÂM

Boyun bükerek teslim olmak. Allahü teâlânın Muhammed aleyhisselâm vâsıtasıyla bildirdiği emirler ve yasakları. (Bkz. İsl...

İ

İslâm Ahlâkı

İslâm dîninin bildirdiği ahlâk. (Bkz. Ahlâk) Müslümanlar birbirine hürmet eder, yardımlaşırlar. Din ve dünyâ işlerinde b...

İ

İslâm Âlimi

Dînî ilimleri bütün incelikleri ile zamânın fen bilgilerini de lüzûmu kadar bilen âlim. (Bkz. Âlim) Emr-i ma'rûfu (iyili...

İ

İslâm-ı Hakîkî

Nefsin itminâna (Allahü teâlânın emirlerine itâate) kavuşmasından sonraki müslümanlık. Bir müslüman Allahü teâlânın ihsâ...

İ

İslâm-ı Mecâzî

Nefsin, itminâna gelmeden yâni Allahü teâlânın rızâsına uygun hareket etmeye başlamadan önce, kişide bulunan ve Cennet'e...

İ

İSLÂMİYYET (İslâmiyet)

Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların d...

İ

İSM (İsim)

Varlıklara ad olan kelime. Sizler kıyâmet günü kendinizin ve babalarınızın adları ile çağırılırsınız. Öyle ise çocukları...

İ

İsm-i A'zam

En büyük isim. Allahü teâlânın bütün sıfatlarını kendinde toplayan ism-i şerîfi. Hadîs-i şerîfte İsm-i A'zamın Bekara ve...

İ

İsm-i Celâl

Allah ism-i şerîfi. (Bkz. Allah Celle Celâlühü)...

İ

İSMÂİL ALEYHİSSELÂM

Yemen'den gelip Mekke ve civârına yerleşen Cürhüm kabîlesine gönderilen peygamber. Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamber...

İ

İSMÂİLİYYE

Sapık fırkalardan biri. Bâtıniyye de denir. Peygamber efendimizin torunlarından büyük âlim İmâm-ı Câfer-i Sâdık'ın vefât...

I

ISMARLAMA

Bir san'at sâhibine bir şeyi târif ederek istediği şekilde yaptırmak. (Bkz. İstisnâ')...

İ

İSMET

1. Peygamberlerin sıfatlarından biri. Peygamberlerin, peygamber oldukları bildirilmeden önce ve sonra; küçük olsun, büyü...

İ

İSNÂ AŞERİYYE

Şiîliğin kollarından biri. Hazret-i Ali'nin halîfe olması açıkça emr olunmuştu, Eshâb (Peygamber efendimizin arkadaşları...

İ

İSNÂD

Dayandırma, sened gösterme. 1. Söylediği sözü bir başkasına dayandırmak, bir şeyi, birisi için yaptı demek. Benden işitt...

İ

İSRÂ SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin on yedinci sûresi. İsrâ sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on bir âyet-i kerîmedir. Peygamber efend...

İ

İSRÂF

Malı, İslâmiyet'in ve mürüvvetin uygun görmediği yâni lüzumsuz, fâidesiz yerlere dağıtmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde...

İ

İSRÂFİL ALEYHİSSELÂM

Dört büyük melekten biri. Kıyâmet kopacağı vakit sûr denilen boruya üfürmekle vazîfeli olan melek. İsrâfil aleyhisselâm ...

İ

İSRÂİL

İshâk aleyhisselâmın oğullarından Yâkûb aleyhisselâmın diğer adı. (Bkz. Benî İsrâil) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâle...

İ

İSRÂİLİYYÂT

İsrâiloğullarına âit haberler. İsrâiliyyât denilen haberler üç kısımdır. 1) Hurâfe ve uydurma özelliğinde olan ve nakl e...

İ

İsrâîloğulları

Bir ismi de İsrâil olan Yâkûb aleyhisselâmın on iki oğlunun soyundan gelenler. (Bkz. Benî İsrâil) Âyet-i kerîmede meâlen...

İ

İSTAVROZ

Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç. (Bkz. Haç) İSTİÂZE: Sığınmak, Kur'ân-ı k...

İ

İSTİ'DÂD

Bir şeyin alınmasına, elde edilmesine ve kazanılmasına olan yatkınlık, doğuştan gelen kâbiliyet, kavrayış, anlayış. İsti...

İ

İSTİBDÂL

Değiştirmek. Hâkimin harâb olmuş vakıf binâsını satıp, semeni (bedeli) ile başkasını alarak mütevellîye (vakfın idârecis...

İ

İSTİBRÂ

Temizlenme. 1. Erkeklerin küçük abdesti yaptıktan sonra yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak, idrar yolunda daml...

İ

İSTİDLÂL

Delîl getirme. Akıl ile, düşünerek, inceleyerek eseri (yapılan işi) görerek yapanı; yaratılmışları görerek yaratanı anla...

İ

İSTİDRÂC

Kâfir ve fâsıklarda görülen hârikulâde, olağanüstü haller. Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeb altında yaratmaktadır. Allah...

İ

İSTİFSÂR

Açıklanmasını istemek, sormak. Melekler, Allahü teâlâdan Âdem aleyhisselâmın niçin yeryüzünde halîfe olduğunu istifsâr e...

İ

İSTİGÂSE

Şefâat dileme, yardım isteme; Allahü teâlâdan bir isteğin, dileğin yerine gelmesi için, Peygamberleri ve evliyâyı, sevdi...

İ

İSTİĞFÂR

Mağfiret (bağışlanmak) istemek. Allahü teâlâdan kusurlarının ve günâhlarının affedilmesini bağışlanmasını dilemek. Tövbe...

İ

İSTİĞRÂK

Tasavvuf yolunda bulunan kimsenin içinde bulunduğu mânevî hallere dalması sebebiyle kendisini ve çevresinde olanları unu...

İ

İSTİHÂRE

Hayır istemek. 1. Bir işin hakkında hayırlı olup olmadığını anlamak için abdest alıp iki rek'at namaz kıldıktan sonra bu...

İ

İSTİHÂZA

Kadınlarda âdet ve lohusalık dışında gelen ve oruç ile namaza mânî olmayan kan. Hanefî mezhebinde, üç günden (72 saattan...

İ

İSTİHFÂF

Küçük ve aşağı görme, ehemmiyet vermeme, küçümseme. Küfre düşmenin illeti (sebebi) ikidir: Birincisi dînin inanılması za...

İ

İSTİHSAN

Güzel bulma, güzel görme. 1. Kıyas denilen delîlin iki kısmından birisi olan hafî (gizli, kapalı) kıyas, yâni asl (hakkı...

İ

İSTİHZÂ

Söz, yazı, işâret veya çeşitli davranışlarla bir kişinin ayıp ve eksikliklerini ortaya çıkarmak, onunla eğlenmek, alay e...

İ

İSTİKÂMET

Allahü teâlânın beğendiği, doğru, hak yolda bulunma. Kim ki hac eder, kötü söz konuşmaz ve istikâmetten ayrılmazsa, anne...

İ

İSTİKBÂL-İ KIBLE

Kıbleye yönelme; namazda Mekke-i mükerremedeki Kâbe-i muazzamaya doğru durma. Namaz kılarken istikbâl-i kıble farzdır. Y...

İ

İSTÎLÂM

Selâmlamak. Hac ve umre ibâdetinde Kâbe'yi tavafa (etrâfında dönmeye) başlarken veya tavaf sırasında Hacer-ül-esved (Cen...

İ

İSTİMDÂD

Yardım isteme, yardıma çağırma. Peygamberlerin ve evliyânın, Allahü teâlânın sevgili kullarının ve sâlih (iyi) mü'minler...

İ

İSTİMNÂ

El ile menîyi dökme, masturbasyon. El ile istimnâ, zevk için olursa haramdır. Ta'zîr olunur. Sükûnet bulmak için câiz, z...

İ

İSTİMRÂR

Kadından âdet hâlinde gelen kanın devâm etmesi. Bir kadından; on beş gün içinde hiç temiz gün olmadan, kan istimrâr eder...

İ

İSTİNBÂT

Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meyd...

İ

İSTİNCÂ

Önden ve arkadan necâset çıkınca bu yerleri yıkamak, temizlemek. Başkasının yanında avret yerini açmadan su ile istincâ ...

İ

İSTİNKÂ

İstincâdan sonra, hiçbir pislik kalmadığına kalbde kuvvetli bir kanâat hâsıl olması. Erkeklerin, idrârını yaptıktan sonr...

İ

İSTİNŞÂK

Abdest ve boy abdesti (gusül) alırken burna su çekme. On şey sünnettir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk kullanm...

I

ITÂK

Köle âzâd etmek, serbest bırakmak. (Bkz. Âzâd) Üç şey vardır ki, ciddîsi de ciddîdir, şakası da ciddîdir: Nikâh etmek (e...

I

IYÂL

Bir kimsenin bakmak (geçindirmek) zorunda olduğu kimseler: Zevce (hanım), çocuklar (erkek ve kız), ana-baba, hizmetçi. (...

I

IYD

Bayram. Müslümanların sevinç ve neş'e günleri olan Ramazan ve Kurban bayramları. (Bkz. Bayram) Iyd günlerinde, dargın ol...

I

Iyd-ı Edhâ

Kurban bayramı. Kamerî seneye göre Zilhicce ayının onuncu, on birinci, on ikinci ve on üçüncü günleri. Iyd-ı edhâda bayr...

I

Iyd-ı Fıtr

Ramazan bayramı. Kamerî seneye göre Şevvâl ayının birinci günü. Sabahleyin câmi'e giderken bayram tekbirlerini Iyd-ı fıt...

Dini Sözlük Hakkında

Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 267 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.

Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.

Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.