Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 273 kelime
KA'DE-İ AHÎRE
Namazda son oturuş. Ka'de-i ahîrede; erkekler sağ ayağını dikip sol ayağı üzerine oturur. Kadınlar, teverrük eder. Yâni ...
KA'DE-İ ÛLÂ
Üç ve dört rekatli namazların ikinci rek'atındaki oturuş. Ka'de-i ûlâda, oturmak vâcib, tahiyyat duâsını okumak ise, sün...
KABA KUŞLUK (Dahve-i Kübrâ)
Oruç müddetinin yarısı, öğleden bir saat evvelki zaman. (Bkz. Dahve-i Kübrâ)...
KABA NECÂSET
İnsandan çıkınca abdesti veya guslü gerektiren her şey, eti yenmeyen hayvanların, (yarasa hâriç) ve yavrularının yüzülmü...
KÂBE KAVSEYN
Peygamber efendimizin Mîrac gecesinde bilmediğimiz bir şekilde Allahü teâlâya yakınlığından kinâye olan bir tâbir. Kur'â...
KÂBE-İ MUAZZAMA
Yeryüzünde yapılan ilk mâbed. Müslümanların kıblesi. Arabistan'ın Mekke-i mükerreme şehrindeki Mescid-i Harâm'ın ortasın...
KÂBİD (El-Kâbid)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Ölürken rûhları bedenlerden alan, verdikleri sadakaları zenginl...
KABR (Kabir)
Ölen insanın defnedilmesi, gömülmesi için kazılan yer, mezar. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Allahü ...
Kabr Azâbı
Îmânsız ölenin ve günahkâr müslümanın kabre konulduktan sonra çektiği, nasıl olduğunu bilemediğimiz azâb, cezâ. Üzeriniz...
Kabr Hayâtı
İnsanın ölüp kabre konmasından, kıyâmet koparak, mahlûkların diriltilmelerine kadar geçen zaman. Kabir hayâtı, dirilerin...
Kabr Suâli
Ölü defn edildikten sonra kabre gelen Münker ve Nekîr adlı iki meleğin meyyite îmândan ve îtikâddan sordukları suâller. ...
Kabr Ziyâreti
Ölümü ve âhireti hatırlayıp ibret almak, mezarlıkta medfûn (gömülü) olanlara duâ etmek ve Kur'ân-ı kerîm okumak ve velî ...
Kabr-i Seâdet
Peygamber efendimizin mübârek kabr-i şerîfleri. Hücre-i seâdet de denir. Kabr-i seâdetin bulunduğu yer hazret-i Âişe vâl...
KABRİSTÂN
Mezarlık, ölülerin gömüldüğü yer. Kabristâna giren kimse, Yâsîn sûresini okursa, o gün meyyitlerin azâbları hafifler. Me...
KABÛL
Almak, râzı olmak. Alış-veriş, kirâlama, nikâh gibi sözleşmelerde yapılan teklife rızâ göstermek. Bir kimse birisine, fa...
KABZ
Teslim almak. Küçük çocuğa yapılan bağışı, kendisi, anası veya velîsi kabz edebilir. (Abdullah-ı Mûsulî) Hibe (karşılıks...
Kabz ve Bast
Tasavvuf yolunda ilerleyenlerde görülen sıkıntı ve ferahlık. Kabz (sıkıntı, daralma) ve bast (ferahlık ve genişlik) insa...
KADDESALLÂHÜ TEÂLÂ ESRÂREHÜMÜL'AZÎZ
Daha çok tasavvuf büyüklerinin, evliyâ zâtların isimleri anılınca ve yazılınca söylenen veya yazılan Allahü teâlâ onları...
KADER
Allahü teâlânın ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile, ilerde olacak hâdiseleri ezelde (başlangıcı olmayan ...
Kadere Rızâ
İnsanın, Allahü teâlânın kendisi hakkında takdîr ettiği şeylere rızâ göstermesi, hoşnud olması başına gelen belâ ve musî...
KADERİYYE
Hicrî ikinci asırda Vâsıl bin Atâ tarafından kurulan ve "Kul kendi fiillerini kendi yaratır" diyerek kaderi yâni işlerin...
KÂDI
İslâm hukûkuna göre hüküm veren hâkim. Kâdılar üç kısımdır: Biri Cennet'te, ikisi Cehennem'dedir. Hakkı bilen ve ona gör...
KADÎM
Başlangıcı olmayan. 1. Allahü teâlânın zâtına âit sıfatlarından. Varlığının evveli, başlangıcı olmayan. Biliniz ki, Alla...
KÂDİR
Gücü yeten, kudret sâhibi. 1. Allahü teâlânın sıfatlarından biri; gücü her şeye yeten, hakîkî kudret sâhibi. Âyet-i kerî...
Kâdir-i Muhtâr
Dilediğini yapabilen, bir şeyi yapmaya mecbur olmayan. Allahü teâlâ Kâdir-i muhtâr'dır, tabîat kuvvetleri gibi elbette i...
KÂDİRÎ
Tasavvufta Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin yoluna mensup olan kimse. (Bkz. Kâdiriyye)...
KÂDİRİYYE
Evliyânın büyüklerinden Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin v.561 (m.1266) tasavvuftaki yolu. Tarîkatler (tasavvuftaki yo...
KÂDİYÂNÎLİK
On dokuzuncu yüzyılda, Hindistan'da Mirzâ Gulâm Ahmed tarafından kurulan bozuk yol. Kurucusunun doğum yeri olan Kâdiyan ...
KADR
Bir alış-verişte karşılıklı olarak değiştirilen iki maldan herbirinin ölçek veya ağırlıkla ölçülen mal olmaları. Kadr il...
Kadr (Kadir) Gecesi
Daha çok Ramazân-ı şerîf ayı içerisinde bulunduğu bildirilen ve Kur'ân-ı kerîmin indirilmeye başladığı mübârek gece. Kad...
Kadr (Kadir) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan yedinci sûresi. Kadir sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Kadir gecesinden...
KÂF SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin ellinci sûresi. Kâf sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk beş âyet-i kerîmedir. Kâf harfi ile başlad...
KÂFİR
İslâmiyette inanılması lâzım olan şeylerin hepsine veya birine inanmayan, dînin emirlerini beğenmeyen, hafife alan, alay...
KÂFİRÛN SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz dokuzuncu sûresi. Kâfirûn sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Altı âyet-i kerîmedir. Kâfirlerden ba...
KAHHÂR (El-Kahhâr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Düşmanlarından, cebbâr (kibirli, zorba, zâlim), inâdcı, nîmetle...
KÂHİN
Gizli şeyleri bildiğini iddiâ eden. Falcı. (Bkz. Kehânet) ...Kâhinlik yapan ve kâhine giden ve sihir büyü yapan ve yaptı...
KAHKAHA
Yanındakiler işitecek kadar gülmek. Rükû' ve secdeleri olan namazda kahkaha ile gülmek, namazı da, abdesti de bozar. Nam...
KAHR
1.Mahvetme, helâk etme. Kendini günâhlarla kahretme. Şunu iyi bil ki; günâhları terk edenin, kalbi incelir, yumuşar. Har...
KAHT
Kıtlık, kuraklık, gıdâ maddelerinin azlığı. Hazret-i Ömer zamânında Medîne'de kaht oldu. Bir kimse, Kabr-i Nebevî'ye gel...
KÂİM
Ayakta olan, uyanık olan, namaz kılan. Bir saatlik tefekkür (Allahü teâlânın büyüklüğünü, yarattıklarındaki hikmetleri d...
KÂİN VE BÂİN
Tasavvuf ilmi terimlerinden. Halk (insanlar) ile berâber görünen, fakat hakîkatte onlardan uzak ve kalben Allahü teâlâ i...
KALB
1. Gönül. Yürek denilen, et parçasına yerleştirilmiş nûrânî ve mânevî kuvvet. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buy...
Kalb Gözü
Kin, hased, kibir gibi mânevî hastalıklardan kurtulup, her an Allahü teâlâyı anan kimsenin kalbinde meydana gelen, işler...
Kalb Hastalığı
Kalbin Allahü teâlâdan başkasına bağlanması. "Kalblerinde hastalık vardır" meâlindeki âyet-i kerîmede bildirilen kalb ha...
Kalb Huzûru
İç rahatlığı, gönül hoşluğu. Kalbin Allahü teâlâdan başkası ile olmaması; Allah'tan başkasına bağlanmaması. İbâdet, Alla...
Kalb İlmi
Evliyâdan bir zâtın rehberliğinde kazanılan ilim. (Bkz. İlim)...
Kalb İtminânı
Kalb huzûru. Kalbi itminâna kavuşturan tek yol vardır. Bu tek yol, Allahü teâlâyı zikretmektir (hatırlamak ve anmaktır)....
Kalb Selâmeti
Kalbin kibir, riyâ, kıskançlık, kin ve düşmanlık gibi kötü düşüncelerden kurtulup, iyi ahlâk ile ahlâklanması. Kalbin se...
Kalb Tasdîki
Dinden olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan şeylere, kalbin inanması. Îmân; kalb ile tasdîk, dil ile ikrârdır, söyleme...
Kalb Tasfiyesi
Kalbi, İslâmiyet'in beğenmediği şeylerden, günâhlardan, kötü düşüncelerden kurtarmak, temizlemek. Kalbin tasfiyesi, temi...
Kalb Temizliği
Kalbin İslâmiyet'e uymayan şeylerden, dünyâya düşkünlükten, kötü düşünceden kurtulması. Kalb temiz olursa, ağızdan güzel...
Kalb Toparlanması
Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere bağlanmaktan kurtulması. Kalbi toparlayabilmek için, Allahü teâlâdan başka her şeyi...
Kalb-i Hakîkî
Yürek denilen et parçasında bulunan mânevî kuvvet....
Kalb-i Sanevberî
Yürek. Kalb-i sanevberî, kalb-i hakîkînin (gönül) yuvası gibidir. (Abdülhakîm Arvâsî)...
Kalb-i Selîm
Şek (şüphe) ve şirkten (Allahü teâlâya ortak koşmaktan), küfür ve nifâktan arınmış, dâimâ Allahü teâlâya bağlı kalb. All...
KALEM
Levh-i mahfûz üzerine Allahü teâlânın ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile bilip taktîr ettiği şeyleri yaz...
Kalem Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin altmış sekizinci sûresi. Nûn sûresi de denir. Kalem sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli iki âyet-i...
KALENDER
İbâdetlerin görünmesine önem vermeyen, herkese tatlı söyleyerek kalb kazanmağa çalışan, farzları yapmaya dikkat eden ve ...
KALENSÜVE
Takke ve her çeşit başlık. İmâme yâni sarık, kalensüve ve her başlık ve bürka' yâni peçe ve maske üstüne ve eldiven üstü...
KÂLİB ALEYHİSSELÂM
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yâkûb aleyhisselâmın on iki oğlundan Şem'ûn'un neslindendir. Babasının ismi...
KÂLÛBELÂ
Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselâmı yaratınca, kıyâmete kadar bütün zürriyetini zerreler hâlinde onun belinden çıkarıp; "Be...
KAMER SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin elli dördüncü sûresi. Kamer sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli beş âyet-i kerîmedir. Ayın yarılıp ...
KAMERÎ AYLAR
Hicrî takvimde kullanılan on iki ay. Arabî aylar da denir. (Bkz. Hicrî Sene) Kamerî ayın hesaplanmasında, gökteki ayın d...
KAMERÎ SENE
Ayın yerküresi etrâfında on iki defâ dönmesi esnâsında ortaya çıkan yıl, sene. 354 gün. Güneş yılı (Şemsî sene) kamerî y...
KÂMET
Kalkmak, ayakta durmak; farz namazlardan önce okunması sünnet olan ve ezana benzeyen sözler. (Bkz. İkâmet) Erkeklerin, f...
KÂMİL
Tam, eksiksiz, olgun. Îmânı kâmil olanınız, ahlâkı güzel olanınızdır. (Hadîs-i şerîf-Müslim) Eğer îmânının kâmil olmasın...
KAMÎS
1. Gömlek, entâri. Namazda, secdeye yatarken kamîs ve pantolon paçalarını yukarı çekmek mekrûhtur ve bunları yukarı çeki...
KANÂAT
Yeme, içme ve barınacak yer husûsunda bileğin emeği, alın teri ile kazanılana râzı olmak, başkasının kazancına göz dikme...
KANDİL GECELERİ
İslâm dîninin kıymet verdiği mübârek geceler. (Bkz. Mübârek Geceler)...
KÂNÛN-I İLÂHÎ
1. Allahü teâlânın kullarının dünyâ ve âhirette huzûr ve seâdete (mutluluğa) kavuşmaları için Peygamberleri (aleyhimüsse...
KAPLAMA MESH
Abdestte başın her tarafının mesh edilmesi. (Bkz. Mesh) Kaplama mesh şöyle yapılır: İki el ıslatılıp, üç bitişik ince pa...
KÂR HADDİ
Bir malı satarken, alış fiyatına veya mâliyeti üzerine eklenen fazlalığa, kâra konulan sınır. Enes bin Mâlik radıyallahü...
KARÂBET
Soy, süt ve evlilik yoluyla yakınlık, akrabâlık. (Bkz. Akrabâ)...
KARÂMİTA
Milâdî dokuzuncu asırda Hamdan Karmat tarafından kurulan bozuk fırka. İsmâiliyye ve Bâtıniyye de denir. Kûfe'de tüccârlı...
KÂRÎ
Kur'ân-ı kerîmi ezberleyen ve okuyan. Nice kâriler vardır ki, Kur'ân-ı kerîm onlara lânet eder. (Hadîs-i şerîf-Keşf-ül-H...
KÂRİA SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz birinci sûresi. Kâria sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). On bir âyet-i kerîmedir. Kâria'dan yâni k...
KÂRİN HACI
Hac ile ömreye birlikte niyyet eden. Önce ömre için Kâbe-i muazzamayı tavaf ve sa'y edip, sonra ihrâm elbisesini çıkarma...
KARÎNE
Emâre, alâmet. Bir şeyin hakîkatine delil olan şey. Ağızda şarap kokusu, içki içildiğine karînedir. (Lübâb)...
KARZ-I HASEN
Ödünç verme, çarşıda benzeri bulunan herşeyi, belirsiz bir zaman sonra, aynısı geri verilmek üzere verme. Bir adam Cenne...
KASAS SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yirmi sekizinci sûresi. Kasas sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Seksen sekiz âyet-i kerîmedir. Mûsâ a...
KASD
Teşebbüs, niyet; bilerek, isteyerek, kalbe gelen bir fikri, düşünceyi yapmak için karar verme. Allahü teâlâ, kullarına m...
KASEM
Yemîn. Bir işi yapmak veya yapmamak için Allahü teâlânın ismini söyleyerek söz verme. (Bkz. Yemîn)...
KÂSİD
İşlemez, revâçsız, kıymetsiz. Çarşıda pazarda geçmez olan para. (Bkz. Kesâd)...
KASÎDE-İ BÜRDE
İslâm âlimlerinin meşhûrlarından ve evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Saîd Busayrî hazretlerinin, sevgili Peygamberim...
KASÎDE-İ EMÂLÎ
Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdını anlatan ve altmış yedi beytten meydana gelen meşhûr kasîde. Kasîdenin asıl adı Bed-ül-...
KASR-ISALÂT
Seferde, yolculuk hâlinde dört rek'atli farzları iki rek'at kılmak. (Bkz. Müsâfir)...
KASVET
Katılık, sertlik, kalbden hayır (iyilik) ve yumuşaklığın çıkması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ne ...
KAT'-İ RAHM
Sıla-i rahmi yâni akrabâ ile görüşmeyi, haberleşmeyi kesme. İçlerinde kat'-i rahm edenin bulunduğu bir topluluğa (cemâat...
KAT'Î DELÎL
Kesin delil. Âyet-i kerîmeler ve tevâtürle bildirilen mânâsı açık hadîs-i şerîfler. Kur'ân-ı kerîmde, kat'î delîl ile ve...
KÂTI-I TARÎK-I İLÂHÎ
İnsanların Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymalarına ve rızâsına kavuşmasına mâni olan, hidâyet ve saâdetleri...
KÂTİL
İnsan öldüren. Kâtilin ölmesi veya velîlerin affetmesi yâhut mal vererek anlaşmaları ile, kısâs (kâtilin öldürülmesi) sâ...
KATL
İnsan öldürme. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: ... (Kısas ve zinâ gibi şeylerden dolayı meşrû) bir h...
KATOLİK
Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'...
KAVED
Kısas olarak, öldüreni öldürme. (Bkz. Kısas) Bir insanı haksız olarak, amden (kasten, bile bile) öldüren kimseye kaved l...
KAVİYY (El-Kaviyyü)
Allahü teâlânın Esma-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi tam olarak yaratmakta kuvvet sâhibi olan, her şeyi yar...
KAVL
Müctehid (Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden din bilgilerini elde edebilen) âlimlerin bir işin hükmünü bildiren sö...
Kavl-i Kadîm
İmâm-ı Şâfiî'nin Bağdâd'daki ilk ictihâdlarına (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden çıkardığı hükümlere) verilen ad. B...
KAVME
Namaz kılarken rükûdan kalkıp uzuvlar hareketten kesildikten sonra en az bir kerre sübhânallah diyecek kadar ayakta durm...
KAYLÛLE
Gün ortasında bir miktâr uyuma. Kaylûle öğleden önce de sonra da yapılabilir. Kaylûle etmek Peygamber efendimizin sallal...
KAYYÛM (El-Kayyûm)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Yaratıcı ve mahlûkları yerlerinde ve varlıkta durdurucu. Allahü...
Kayyûm-i Âlem
Kayyûmiyyet makâmında bulunan velî zât. İnsanların âhirete âit derece ve seâdetleri bu mertebedeki velîlerin imdâdına ve...
KAZÂ
Allahü teâlânın ezelde irâde ve taktir buyurduğu şeyleri, zamânı gelince, ilim ve irâdesine muvâfık (uygun) olarak yarat...
Kazâ Etmek
Namaz, oruç gibi farz ve vacib bir ibâdeti vakti çıktıktan sonra yapmak. Farzı kazâ etmek farzdır. Vâcibi kazâ etmek ve ...
Kazâ Namazı
Vakti çıktıktan sonra kılınan namaz. Tertîb sâhibi olup bir namazı uykuda geçiren veya unutan kimse, sonraki namazı cemâ...
Kazâ Orucu
Oruç tutmamayı mubâh kılan (dînde bildirilen) bir özür sebebiyle vaktinde tutulamayan veya tutarken bir özür sebebiyle y...
Kazâ ve Kader
Allahü teâlânın meydana gelecek hâdiseleri ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile ezelde (başlangıcı olmayan...
Kazâ-i Muallak
Allahü teâlânın yaratılmasını şarta bağlı olarak takdîr ettiği ve şart meydana gelince yarattığı şeyler. Kazâ-i muallakı...
Kazâ-i Mübrem
Allahü teâlânın şarta bağlı olmaksızın yaratılmasını takdîr ettiği, yaratılması muhakkak olan şeyler. Kazâ, yâni Allahü ...
KAZF
Atmak. İffetli (temiz) erkek veya kadına zinâ isnâd etmek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: İffetli müslü...
Kazf Haddi
Muhsan olan erkek veya kadına zînâ isnâd edenlere (iftirâda bulunanlara) verilen sopa cezâsı. (Bkz. Had)...
KEBÂİR
Büyük günâhlar. Müfredi (tekili) kebîredir. Kebîre sâhibi îmândan çıkmaz. Kebîre sâhibinin hâli Allahü teâlânın irâdesin...
KEBÎR (El-Kebîr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Varlığından önce yokluk geçmemiş olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen ...
KEFÂLET
Kefillik. Kefîl olmak. Bir kimsenin, borcunu ödememesi, taahhüdünü (verdiği sözü) yerine getirmemesi hâlinde onun yerine...
KEFEN
Vefât eden kimsenin yıkandıktan sonra sarılarak defnedildiği beyaz bez parçaları. Âdem aleyhisselâm vefât edince, melekl...
Kefen-i Farz
Erkek veya kadının vefât ettiğinde sarılarak örtüldüğü bezlerden bir parçası. Buna kefen-i zarûret (lâzım olan kefen) de...
Kefen-i Kifâye
Fakir veya çok borçlu olarak vefât etmiş erkek ve kadın için yeterli sayılan ve bedeni örtecek kadar olan kefen. Erkekle...
Kefen-i Sünnet
Vefât eden erkek için üç, kadın için beş parça olan bez parçası. Erkek için kefen-i sünnet üç parça, yâni izâr, kamîs (e...
KEFFÂRET
Örtmek. Allahü teâlânın bâzı hususlarda kullarının kusur ve günahlarını affetmek ve örtmek için vesîle yaptığı şeylerden...
Keffâret-i Salât
Kazâya kalmış namazları bulunan ve bunları îmâ ile dahi kılması mümkün iken kılmayıp ölen kimsenin kılmadığı namazlar iç...
Keffâret-i Savm
Ramazân-ı şerîfte bilerek orucu bozmanın cezâsı. (Bkz. Oruç)...
Keffâret-i Yemîn
Bir işi yapmak veya yapmamak husûsunda Allahü teâlânın ismini söyleyerek yemîn eden kimsenin yemînini bozunca cezâ olara...
Keffâret-i Zıhâr
Bir erkeğin, hanımını veya onun yüz, baş, ferc gibi bir uzvunu, kendisine nikâhı ebedî haram olan bir kadına veya onun b...
KEFÎL
Başkasına âit bir işi veya borcu üzerine alan, sorumluluğunu yüklenen kimse. Kefîle, dâmin de denir. (Bkz. Kefâlet) İkin...
KEFİR
İnek ve deve sütlerinin mayalanmasından elde edilen tadı keskin alkollü bir içki. Kısrak, inek ve deve sütleri mayalanıp...
KEHÂNET
Kâhinlik. Gaybı, gizli şeyleri bilirim iddiâsında bulunmak. Bu işi yapana kâhin, falcı denir. (Bkz. Kâhin) Hased, nemîme...
KEHF SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin on sekizinci sûresi. Kehf sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on âyet-i kerîmedir. Eshâb-ı Kehf'in k...
KELÂM
1. Allahü teâlânın subûtî sıfatlarından. Cenâb-ı Hakk'ın, âlet, harf ve sese ihtiyaçtan münezzeh (uzak) olarak söylemesi...
Kelâm-ı İlâhî
Allahü teâlânın kelâmı. Kur'ân-ı kerîm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmi harf ve kelime olarak gönderdi. Bu harfler mahlûktu...
Kelâm-ı Kadîm
Ezelî yâni başlangıcı olmayan söz, kelâm; Kur'ân-ı kerîm. (Bkz. Kur'ân-ı Kerîm)...
Kelâm-ı Lafzî
Kelâm-ı nefsîyi anlatan ve insanın kulağına gelen ve söyleyenin ağzından çıkan harfler topluluğu....
Kelâm-ı Nefsî
Allahü teâlânın kelâm sıfatının harf ve ses içerisine sokulmadan yâni kelâm-ı lafzî hâlini almadan önceki hâli. Kelâm-ı ...
KELİME-İ İHLÂS
"Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" sözü Kelime-i tevhîd de denir. (Bkz. Kelime-i Tevhîd)...
KELİME-İ ŞEHÂDET
"Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh" mübârek sözü. Mânâsı şöyledir: "Görmüş gibi bi...
KELİME-İ TAYYİBE
"Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" sözü. Kelime-i tevhîd de denir. (Bkz. Kelime-i Tevhîd) ...Kelime-i tayyibe bi...
KELİME-İ TEHLÎL
"Lâ ilâhe illallah" sözü. (Bkz. Kelime-i Tevhîd, Kelime-i Tehlîl)...
KELİME-İ TEMCÎD
"Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" sözü.ÊMânâsı; "Güç ve kuvvet ancak Allahü teâlâdandır" demektir. Îmâm-ı Rabbânî hazr...
KELİME-İ TENZÎH
Allahü teâlânın her türlü noksan sıfatlardan temiz ve uzak olduğunu ifâde eden "Sübhânellah" sözü. Beş vakit namazdan so...
KELİME-İ TEVHÎD
"Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" sözü. Mânâsı şöyledir: Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur. Muhammed aleyhissel...
KELİMETULLAH
1. Allahü teâlânın ism-i şerifi. Allahü teâlânın dîni. İki ordu karşılaştıkları zaman, melekler iner ve tesbih etmeye ba...
KELÎMULLAH
"Allahü teâlânın kendisiyle konuştuğu zât" mânâsına Mûsâ aleyhisselâmın lakabı. Muhammed aleyhisselâm, Habîbullah (Allah...
KEMÂL
Olgunluk, mükemmellik, eksiksiz olma, fazîlet. Kemâl, doğru konuşmak ve doğrulukla iş görmektedir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) ...
Kemâl Sıfatları
Allahü teâlânın zâtında ve işlerinde hiçbir kusûr, karışıklık, değişiklik ve noksanlık olmadığını gösteren hayât (diri o...
KEMÂLÂT
Olgunluklar, fazîletler, ahlâk ve huy güzellikleri. Allahü teâlâ evliyâ kullarını öyle saklamıştır ki, kendileri bile ka...
Kemâlât-ı Nübüvvet
Peygamberliğe âit üstünlükler olup, evliyâlığın çok yüksek makamlarından biri. Bir İslâm büyüğü, Allahü teâlânın ihsânı ...
Kemâlât-ı Vilâyet
Evliyâlığa âit üstünlükler, olgunluklar. Kemâlât-ı nübüvvet (peygamberlik kemâlâtı) kemâlât-ı vilâyetten çok üstündür. K...
KEMEND-İ MAHBÛB-İ İLÂHÎ
Allahü teâlânın sevdiklerini kendisine çekmek için gönderdiği sebebler, dert, belâ ve sıkıntılar. Belâ, kemend-i mahbûb-...
KEN'AN DİYÂRI
Sayda, Sûr, Beyrût, Filistin ve Sûriye'nin bir kısmını içine alan ve Fenike denilen bölge. Nûh aleyhisselâmın torunu ve ...
KERÂHET
İğrenme, tiksinme, istememe. Harama yakın olma veya yapılmaması iyi olma. Dinde terk edilmesi iyi olan bir şeyin terk ed...
Kerâhet Vakitleri
Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken, gündüz ortasında iken. Kerâhet vakti ol...
Kerâhet-i Tahrîmiyye
Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfteki delilinden zan ile anlaşılan yasak. Harama yakın mekruh. (Bkz. Tahrimen Mekrûh)...
Kerâhet-i Tenzîhiyye
Yasak olmasına kuvvetli ve açık bir delil bulunmayan ancak yapılması iyi olmayan şeyler. Helâle yakın mekrûh. (Bkz. Tenz...
KERÂMET
İkrâm, üstünlük.Hangi peygamberin ümmetinden olursa olsun, velîlerden âdet dışı, yâni fizik, kimyâ ve fizyoloji kânunlar...
KEREM
Cömertlik, severek verme. Her kim ihtiyâcından fazla bir suyu, muhtaç olanlardan esirgerse, Kıyâmet gününde Allahü teâlâ...
KERÎM (El-Kerîm)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kudreti (gücü) var iken affeden, vâd ettiğini yapan, vermesi...
KERÛBİYÂN
Azâb meleklerinin büyükleri. Kerûb kelimesinin Farsça çoğul şeklidir. Arabî çoğul şekli ise Kerûbiyyûn'dur. Kerûbiyân, m...
KESB
1. İnsandaki seçme hareketi, istek, ihtiyâr. İsteğin uygulama safhasına sokularak ortaya konulması. İnsanın işinde, kend...
KESEL
Tembellik, gevşeklik, uyuşukluk. Yâ Rabbî! Beni keselden koru. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim) Keselin ilâcı, çalışkanlar...
KEŞF
1. Açmak, gizli bir şeyi bulmak, ortaya çıkarmak. Bir şeyin üzerindeki kapalılığı kaldırmak. Bir kimse keşf ettiği âletl...
KEVSER
Allahü teâlânın Kevser sûresinde Peygamber efendimize verdiğini bildirdiği büyük ihsân. Âhirette Cennet'te Peygamber efe...
Kevser Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz sekizinci sûresi. Kevser sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimi...
KEYFİYYET
Bir şeyin mâhiyeti, esâsı, içyüzü, nasıl olduğu. "Allah Arş üstündedir" buyurur Rabbimiz Lâkin keyfiyyetini, anlayamaz a...
KIBLE
Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri taraf; Kâbe tarafı. Mekke-i mükerreme şehrindeki Kâbe-i muazzama. Şimdi seni h...
KİBR (Kibir)
Kendini başkasından üstün görme. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki: Onu hatırla ki, meleklere; "Âdem'e (hürmet olara...
KİBRİYÂ
Allahü teâlâya mahsûs azamet, büyüklük, üstünlük, yücelik. Allahü teâlâ, hadîs-i kudsîde meâlen buyuruyor ki: "Kibriyâ, ...
KIBTÎ
Mısır'a ilk yerleşen insanlar. Mısır'ın yerli halkına verilen ad. Mısır'da hüküm süren Fir'avn, kıbtîleri yıldızlara ve ...
KIDEM
Allahü teâlânın zâtî sıfatlarından. Allahü teâlânın ezelî olması, varlığının başlangıcı bulunmaması. Eğer Allahü teâlâ k...
KÎL-U-KÂL
Dedi-kodu. Gîbet. (Bkz. Gîbet) Geçirme ömrünü mü'min, sakın ki, kîl-ü-kâl üzre! Sözün mânâsını anla, ne yürürsün hayâl ü...
KİLÂBİYYE
Ebû Abdullah Kilâb'ın kurduğu bozuk fırka. Yetmiş iki bid'at (sapıklık) yolunun esâsı dokuz fırkadır. Bunlar hâricî, şiî...
KİLE
Ölçek. Tahıllar için kullanılan bir ölçü. Birkaç kimse arasında müşterek, ortak olup, kile veya vezn (tartı) ile ölçülen...
KİLİSE
Kenîse; hıristiyanlara mahsûs ibâdet yeri. Hıristiyanlıktaki mezheblere de kilise denilmektedir. Hıristiyanlar, Romalıla...
KILLET
Azlık, fakirlik. Mü'minlerde üç şeyden biri bulunur. Kıllet, hastalık, zillet yâni îtibârsızlık. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u U...
KİN
Gizli düşmanlık. (Bkz. Hıkd) Hiddet ve kin, hakîkatleri gören gözleri kör eder. Öfke iyi düşünmeyi daraltır, insanı yanı...
KİNÂYE LAFIZLAR
Birkaç mânâda kullanılan kelimeler. Hem boşamada hem de başka yerde kullanılan sözler. Erkek kinâye söyleyince, boşamağa...
KİRÂ
Bir malın, menfaatine yâni kullanılmasına karşılık olarak verilen ücret. Bir evin, bir iş yerinin veya herhangi bir mülk...
KIRÂET
1. Ağız ile okumak. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumağa hafif kırâet, yanındakilerin işiteceği kadar sesli okum...
KİRÂMEN KÂTİBÎN
İnsanların iki omuzunda bulunup, onların sevâb ve günâhlarını yazan iki melek. Hafaza melekleridir diyen âlimler de olmu...
KIRÂN HAC
Hac ile ömreyi birlikte yapmağa niyet etmek. (Bkz. Hac) Kırân Hacc'a niyet eden kimse, önce ömre için tavâf (Kâbe-i şerî...
KIRÂT
Değerli metallerin ölçülmesinde kullanılan ağırlık birimi. Eshâb-ı kirâmın zamânında, eski Arab meskûkâtı (basılmış para...
KÎSÂNİYYE (Keysâniyye)
Şiânın kollarından. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekâfî'nin kurduğu bozuk fırka. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekafî'nin bir adı d...
KISÂS
İşlenen suçun, yapılan kötülüğün aynısını suçluya tatbîk ederek cezâlandırma, öldüreni öldürme, yaralıyanı yaralama, bir...
KISKANÇ
Allahü teâlânın başkasına ihsân ettiği nîmetin ondan alınmasını, onun elinden çıkmasını ve yalnız kendinde olmasını iste...
KISMET
1. Nasîb. Allahü teâlânın ezelde (sonsuz öncelerde) herkes için dilediği şey. Bir müslüman ancak her hangi bir işte aklı...
KİSVE
Giyecek. Nafaka vermekle vazîfeli kimsenin bakmakla mükellef bulunduğu kimselere te'min etmekle yükümlü olduğu giyecek. ...
Kisve-i Şerîfe
Resûlullah efendimizin medfûn bulundukları hücre-i seâdet üstündeki kubbe üzerine serilen örtü. Hücre-i seâdetin beş köş...
KİTÂB
1. Edille-i şer'iyyenin (İslâm dînindeki hükümlerin, din bilgilerinin) birinci kaynağı olan Kur'ân-ı kerîm. Kitâb; Allah...
Kitâb ve Sünnet
Kur'ân-ı kerîm ve Peygamber efendimizin hadîs-i şerîfleri (söz, iş ve görüp de bir şey demedikleri hususlar) mânâsına ol...
Kitâb-ı Mukaddes
Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd) kısımlarından meydana gelen k...
KİTÂBET
Kâtiblik, yazıcılık, yazı yazma ilmi. 1. Güzel yazı ve güzel ifâde için lâzım olan yazı yazma usûl ve kâideleri. Din bil...
KİTABLI KÂFİRLER
İncîl ve Tevrât'tan birine inanan kâfirler. Hıristiyanlar ve Yahûdîler. (Bkz. Ehl-i Kitab) Müslüman erkeğin kitablı kâfi...
KİTABSIZ KÂFİRLER
Ehl-i kitâbın dışındaki kâfirler, dinsizler. Müslümanlar, âhirete inanıyor. Kitabsız kâfirler inkâr ediyor. Tekrar diril...
KITMÎR
Eshâb-ı Kehfin (Îsâ aleyhisselâmın dîninden olup, din düşmanları her tarafı kapladığı bir zamanda dinlerini korumak için...
KIYÂM
Ayakta durmak. Namazın içindeki farzlardan birisi. Kıyâm, üç şeyle tamam olur: 1) Ayakta durmak, 2) Secde yerine bakmak,...
KIYÂME SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş beşinci sûresi. Kıyâme sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet hâller...
KIYÂMET
1. Allahü teâlânın emri ile İsrâfil aleyhisselâmın sûr denilen ve nasıl olduğunu bilmediğimiz bir âlete üfürmesi, (nefha...
KIYÂS
Bir şeyi diğer bir şeyle ölçme, bir şeyi başka şeye benzetme; hakkında nass (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf) bulunmayan ...
KIYEMÎ
Çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan mal. Uzunluk ile ölçülenlerden tarla, elde dokunan kumaş, h...
KIYMET
Değer, îtibâr, üstünlük. İnsanın kıymeti ilim ve edeb iledir. Mal ve neseb (soy) ile değildir. (İmâm-ı Şâfiî) İnsanın kı...
Kıble Açısı
Bir beldeden güney veya kuzeyden kıble istikâmetine çıkan iki doğru arasındaki açı. Namazı kıbleye karşı kılmak farzdır....
Kıble Saati
Herhangi bir yerde, güneşin kıble hizâsında bulunduğu andaki vakit. Güneşin hangi saatte kıble hizâsında bulunduğu hesâb...
Kırâet İlmi
Kur'ân-ı kerîmin kelimelerinin okunuş şekillerini râvileriyle berâber bildiren ilim. Kırâet ilminin faydası; Kur'ân-ı ke...
Kırâet-i Şâzze
Arabî gramer şartlarına uyan ve mânâyı değiştirmeyen, fakat bâzı kelimeleri hazret-i Osman'ın çoğalttığı nüshaya benzeme...
Kırâet-i Seb'a
Yedi kırâet imâmının okuyuş şekilleri. Yedi kırâet imâmının yâni İmâm-ı Nâfi', Abdullah bin Kesîr, Ebû Amr, İbn-i Âmir, ...
Kırât-ı Şer'î
Peygamber efendimiz zamânında kullanılan ve hadîs-i şerîflerde ismi geçen bir ağırlık birimi. Hanefî mezhebinde, bir mis...
Kırât-ı Urfî (Kırât-ı Örfî)
Kullanılması âdet olan ve hükûmetin kabûl ettiği miskâl ve dirhemden küçük bir ağırlık birimi. Osmanlı Devleti'nde son k...
Kıyâm bi Nefsihî
Allahü teâlânın zâtî (zâtına âit) sıfatlarından; varlığı kendinden olan, hiçbir şeye muhtâc olmayan. Allahü teâlânın zât...
Kıyâmet Alâmetleri
Kıyâmetin kopmasının yaklaştığına dâir Resûlullah efendimizin haber verdiği büyük ve küçük alâmetler, işâretler. On büyü...
Kıyâmet-i Kübrâ
Büyük kıyâmet. Canlıların öldükten sonra tekrâr diriltildikleri gün, zaman. Kıyâmet günü....
Kıyâmet-i Suğrâ
Küçük kıyâmet, herkesin kendi ölümü....
KÖLE
Allah yolunda harb ederken, kâfirlerden alınan esir. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Allah'a ibâdet edin...
KOMŞU
Bitişik evlerde veya yakın çevrede oturan kimse veya kimseler. Ev satın almadan evvel, komşuların nasıl olduklarını araş...
KONAK
Tasavvufta ilerlerken her iki derece arası. Allahü teâlâya yakın olmak, ulaşmak husûsunda tasavvuf büyükleri; "İnsanı ka...
KÖTÜ ARKADAŞ
İnsanın dînini, îmânını, edebini, hayâsını ahlâkını bozan, dünyâ ve âhiret seâdetini kaybettiren arkadaş. İşin temeli iy...
KÖTÜ DİN ADAMI
İlmini dünyâ kazancına, mala, mevkîye kavuşmaya vâsıta eden, ilmi ile amel etmeyen, insanları ibâdete ve âhirete yönelme...
KÖTÜ HUY
Dînin ve aklın beğenmediği huy. İnsanların hiç çekinmeden, sıkılmadan yaptıkları günah, kötü huylu olmaktır. (Hadîs-i şe...
KUBÂ MESCİDİ
İslâm târihinde Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) hicreti sırasında Medîne-i münevvere yakınında bulun...
KUBBE-İ HADRÂ
Medîne-i münevverede bulunan Peygamber efendimizin kabr-i şerîfinin üzerindeki yeşil kubbe. Kubbe-i hadrâ, müslümanların...
KÜBREVİYYE
Evliyânın büyüklerinden Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Yaptığı bütün münâzaralarda gâlib geldiği içi...
KUBÛR
Kabirler, mezârlar. İnsanların ölünce defnedilmeleri, gömülmeleri için dîne uygun kazılan yerler. (Bkz. Kabir)...
KÜÇÜK GÜNAH
Fitne çıkarmak, adam öldürmek, zinâ etmek gibi büyük günahlara göre daha küçük sayılan günahlar, yasaklar, mekrûhlar. (B...
KÜÇÜK HAVUZ
Hanefî mezhebine göre alanı yirmi beş metrekâreyi bulmayan havuz. (Bkz. Havz)...
KUDDİSE SİRRUH
Daha çok Allahü teâlânın sevdiği kullar olan evliyâdan birinin ismi anılınca veya yazılınca, onun sırrı (içi) temiz ve m...
KUDDÛS (El-Kuddûs)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Azamet ve celâline, büyüklüğüne lâyık olmayan, noksanlık ve eks...
KUDRET
Güç, güçlü olma. 1. Allahü teâlânın sıfat-ı sübûtiyyesinden biri. Allahü teâlânın her şeye gücünün yetmesi. Allahü teâlâ...
KUDÜS
Filistin'de, Süleymân aleyhisselâm tarafından inşâ ettirilen Mescid-i Aksâ'nın bulunduğu şehir. Bu şehir târih kitapları...
KÜFR (Küfür)
Örtmek; hakkı örtmek, kapamak, Hakk'ı inkâr etmek. Dinde bilinmesi ve inanılması zarûrî olan şeyleri ve ahkâm-ı şer'iyye...
Küfr Alâmetleri
Kâfirlerin ibâdet olarak yaptıkları ve kâfirlik alâmeti olan şeyler. Küfr alâmetlerinden bâzıları; zünnâr, haç ve mecûsî...
Küfr-i Cehlî
İşitmediği, düşünmediği için, Allahü teâlâya ve inanılması lâzım olan şeylere inanmamak. Küfr-i Cehlîye düşen kimsenin î...
Küfr-i Cühûdî
Allahü teâlâya, Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmiş, inanılması lâzım olan şeylere inanmamakta bil...
Küfr-i Hükmî
İslâmiyet'in îmânsızlık alâmeti dediği sözleri söylemek ve işleri yapmak. Akıllı, bilgili, edebiyatçı olduğunu göstermek...
Küfr-i İnâdî
Bilerek, inâd ederek kâfir olmak, küfr-i cühûdî. Küfr-i inâdî ile mürted (dinden çıkan) olanların, tövbe etmeleri için y...
Küfr-i Nifâkî
Diliyle îmân ettiğini söyleyip, kalbiyle inkâr etmek. İnanmamak Küfr-i nifâkî üzere ölen kimse bağışlanmaz. (Vâhidî) Küf...
KÜFRÂN-I NÎMET
Nîmete nankörlük etmek. Nîmeti kullanırken, nîmetin sâhibini unutmak. Allahü teâlâya verdiği nîmet ile âsî olmak yâni nî...
KÜFV (Küfüv)
Eş, denk. Evlenecek kız ile erkeğin din bilgileri, takvâ (haramlardan kaçmak), neseb (soy), mevki ve servet bakımından d...
KUL
1. İbâdet eden, itâat eden, hizmet eden, canlı mahlûk (insan, melek ve cin). Allahü teâlâ buyuruyor ki: "Ey kulum!Emrett...
Kul Hakkı
Bir kimsenin, başkası üzerindeki hakkı, alacağı. Üzerinde kul hakkı olan, mahlûkların malına, ırzına dokunan, ölmeden ön...
KULLETEYN
Eni boyu ve derinliği altmışar santimetre veya çapı 48, derinliği 96 santimetre olan bir küp veya silindir şeklindeki ha...
KÜLLÎ İRÂDE
Allahü teâlânın başlangıcı ve sonu olmayan irâde (dileme) sıfatı. (Bkz. İrâde)...
KUMAR
Para veya başka bir menfaat karşılığı oynanan oyun; birkaç kimsenin aralarında para veya mal toplayarak piyango çekip, i...
KÜN EMRİ
Allahü teâlânın yaratmayı dilediği şeylere "Ol!" emri. (Bkz. Emr)...
KUNÛT DUÂSI
İtâat etme, ibâdet. Hanefî mezhebinde, vitir namazının üçüncü rek'atinde zamm-ı sûre okunduktan sonra; Şafiî mezhebinde,...
KUR'A ÇEKMEK
Müşterek malın ortaklar arasında çekim yoluyla taksîm edilmesine verilen isim. Hâkimin bir malı, buna müşterek mâlik ola...
KUR'ÂN-I KERÎM
Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize ka...
KURB
Yakınlık. Tasavvufta, Allahü teâlâya yakın olmak. Sâlikin, tasavvuf yoluna girmiş olanın kurbu, ihsân ile gerçekleşir. P...
Kurb-i Ebdân
Bedenlerin birbirine yakın olması. Kurb-i ebdânın, kalblerin birleşmesinde büyük te'siri vardır. Bunun içindir ki, hiçbi...
Kurb-i İlâhî
Allahü teâlâya yakın olmak. Allahü teâlâ kurb-i ilâhîyi, fenâdan (Allahü teâlâdan başka her şeyi unuttuktan) sonra evliy...
Kurb-i Nübüvvet
Nübüvvet (peygamberlik) yoluna âit yakınlık. Kurb-i nübüvvet, insanı aslın aslına ulaştırır. Peygamberler aleyhimüssalev...
Kurb-i Velâyet
Velâyet, evliyâlık yoluna âit yakınlık. Allahü teâlâdan gelen feyz ve bereketlere, arada vâsıta bulunmak sûretiyle kavuş...
KURBAN
Allahü teâlâya yakınlık. Mükîm (yolcu olmayan), âkıl (akıllı), bâliğ (ergen, evlenecek çağa gelmiş), hür ve dînen zengin...
Kurban Geceleri
Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinin geceleri. Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan d...
KURBET
Yakınlık. Tâatı, Allahü teâlâ için yapmak. Sevâbı ölüye olmak üzere kurban kesmek kurbettir. (Muhammed bin Kutbüddîn İzn...
KUREYŞ
Peygamber efendimizin mensub olduğu kabîlenin adı. Peygamber efendimizin on birinci babası olan Kureyş'in (Fihr ibni Mâl...
Kureyş Lehçesi
Arab dilinin Kureyş kabîlesince konuşulan lehçesi. Kur'an-ı kerîm bu lehçe üzerine inmiş ve bu lehçe üzerine yazılmıştır...
Kureyş Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz altıncı sûresi. Kureyş sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Dört âyet-i kerîmedir. Kureyş kavmine câ...
KURRÂ
Kârîler, kırâat âlimleri, Kur'ân-ı kerîm okuyucuları. (Bkz. Kârî)...
Kurrâ-i Seb'a
Allahü teâlânın kelâmı olan Kur'ân-ı kerîmin kırâatini (okunuşunu) Peygamberimizin okuduğu gibi bildiren yedi büyük kırâ...
KÜRSÎ
Allahü teâlânın azameti, kudreti ve büyüklüğünü gösteren ve Arşın altında olduğu bildirilen Allahü teâlânın yarattığı en...
KÜRSÜF
Evlenmemiş (bâkire) kızların yalnız hayz zamânında, evli veya dul kadınların ise her zaman, edep yerine koydukları ve ko...
KUŞLUK NAMAZI
Kuşluk vaktinde kılınan namaz. (Bkz. Duhâ Namazı)...
KUŞLUK VAKTİ
Orucun başlaması (imsak) ile güneşin batması arasındaki zamânın ilk dörtte biri geçince başlayan ve güneşin zeval (tepe)...
KÜSÛF NAMAZI
Güneş tutulduğunda en az iki rek'at olarak cemâatle kılınan namaz. Peygamber efendimiz, husûf (ay tutulması), küsûf zelz...
KUSVÂ
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem devesinin adı. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Mekke-...
KUTB
İşlerin görülmesine veya insanların doğru yolu bulmasına vâsıta kılınan büyük zât. Dünyâ işleri ve madde âlemindeki olay...
Kutb-i Ebdâl
Kutb-i aktâb, Kutb-i medâr....
Kutb-i İrşâd
İnsanların irşâdına (doğru yolu bulmasına) ve hidâyetine (saâdete ve kurtuluşa ermesine) vesîle kılınan zâtların reisi. ...
Kutb-i Medâr
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli k...
Kutb-ı Ârifîn
Ârif denilen evliyânın başı, en büyüğü, yüksek ilimler sâhibi. Kutb-ı ârifin Zünnûn-i Mısrî rahmetullahi aleyh şöyle buy...
Kutb-ül-Aktâb
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk, kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli ...
KUTBİYYET
Kutubluk denilen yüksek evliyâlık mertebesi. (Bkz. Kutb)...
KÜTÜB-İ SÂLİFE
Allahü teâlâ tarafından, Peygamber efendimizden önce gelmiş olan peygamberlere gönderilen fakat sonradan tahrif edilmiş,...
KÜTÜB-İ SİTTE
Altı kitab. Kur'ân-ı kerîmden sonra, İslâm dîninin ikinci kaynağı olan hadîs-i şerîfleri ihtivâ eden ve doğruluğu İslâm ...
KUVVE-İ ÂLİME
Bilici kuvvet. İnsan rûhuna âit iki kuvvetten birisi, akıl. Buna müdrike de denir. İnsan rûhu yalnız insanlarda bulunur....
KUVVE-İ ÂMİLE
İş yapan kuvvet. İnsan rûhuna âit iki kuvvetten birisi olan, fâideli ve başarılı işlerin yapılmasını sağlayan bilici kuv...
KUVVE-İ DERRÂKE
Anlayıcı kuvvet, akıl. Akıl, bir kuvve-i derrâkedir. İyiyi kötüden, fâideliyi zararlıdan ayırmak için yaratılmıştır. (Bk...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 273 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.