Dini Sözlük
İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 270 kelime
DÜNYÂ
Dünyâyı terk etmek. (Bkz. Dünyâ) 1. Mübah (dinde izin verilen) şeylerin hepsini terk edip, yalnız, yaşamak için ve dînin...
FENÂ
Allahü teâlâdan başka her şeyi unutma, mutlak fenâ. (Bkz. Fenâ) Kul kendi nefsini düşünmekten büsbütün kesilmedikçe Rabb...
SÜNNET
Peygamber efendimizin, görüp de mâni olmadığı şeyler. (Bkz. Sünnet)...
TA'AMMÜDEN
Bilerek, isteyerek, önceden hazırlayarak yapma. Taammüden adam öldürmek, büyük günâhtır. Mü'mini taammüden öldüren kimse...
TÂ'AT
İbâdet. Allahü teâlânın beğendiği, râzı olduğu şeyler. Hasene. Allahü teâlânın râzı olduğu; tâat etmenin tatlı, günâh iş...
TA'DÎL-İ ERKÂN
Namazda rükûda, secdelerde, kavmede (rükûdan kalktıktan sonra ayakta durmada) ve celsede (iki secde arasında oturmada) h...
TA'N ETMEK
Kötülemek, dil uzatmak. Mü'min ta'n etmez, kimseye dokunmaz, lânet etmez. Fâhiş söz söylemez ve kimseyi yermez. (Hadîs-i...
TA'RÎZ
Üstü kapalı ve dokunaklı söz; kapalı îtirâz etmek; bir tarafı gösterip diğer tarafı kasd etmek. Gıybet, açıkça söylemek ...
TA'VÎZ
Kur'ân-ı kerîmde bildirilen ve Peygamberimizden naklen gelen duâları okumak veya bunları yazıp üzerinde taşımak. Ta'vîz ...
TA'YÎN (Tâyin)
1.Bir malın cinsini, miktârını, yerini belli etmek. Alış-verişte bir mal ta'yin edilirse, teayyün eder yâni ta'yin edile...
TA'ZÎM
Hürmet ve saygı gösterme, üstün tutma. Allahü teâlâ, beni size peygamber gönderdi. İnanmadınız. Ebû Bekr inandı. Bana ma...
TA'ZÎR
Suça ve şahsa göre değişen tenbîh (uyarma), ihtâr, tekdîr ve dövmek gibi cezâlarla cezâlandırma. Müslümanları dili ve el...
TA'ZİYE
Ölen kimsenin yakınlarına sabır, ölene rahmet dileme. Resûlullah sallallahü aleyhi ve selem Eshâb-ı kirâmdan (arkadaşlar...
TABAKÂT-I MÜFESSİRÎN
1. Kur'ân-ı kerîmdeki murâd-ı ilâhîyi, yâni kastedilen mânâyı açıklayan tefsîr ilmi ile meşgûl olan İslâm âlimlerinin de...
TABAKÂT-I MUHADDİSÎN
1.Resûlullah efendimizin işleri, sözleri ve hâllerini öğreten hadîs ilmi ile uğraşan İslâm âlimlerinin dereceleri. 2. Ha...
TABAKÂT-ÜL-FUKAHÂ
1. Fıkıh âlimlerinin tabakası. Helâl ve haramı, emir ve yasakları bildiren fıkıh ilmi ile uğraşan âlimlerin dereceleri. ...
TABASBUS
Yaltaklanma, kendini küçülterek beğendirmeye çalışma. Bir menfaate kavuşmak veya bir zarardan korunmak için tabasbus büy...
TÂBİ
Uyan. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ey sevgili peygamberim! Onlara de ki: Eğer Allahü teâlâyı seviy...
TABÎ'İYYECİLER (Tabî'iyyûn)
Canlılarda ve cansızlardaki, akıllara hayret veren intizâmı (düzeni) ve incelikleri görerek, bir yaratanın varlığını söy...
TABÎB-İ MÜSLİM-İ HÂZIK
Mütehassıs (uzman) ve açıkça günâh işlemeyen müslüman doktor. Hasta, hastalığının artmasından veya iyi olmasının gecikme...
TABÎÎ İLİMLER
Fen ilimleri, aklî ilimler. Din ile tabiî ilimleri karşılaştıracak olursak, hiçbir yerinde bunların birbirinden aykırı b...
TÂBİÎN
Hadîs-i şerîflerle medhedilen, Eshâb-ı kirâmdan sonra gelen şerefli nesil. Eshâb-ı kirâmı görüp, onların sohbetinde bulu...
TÂBÛT-İ SEKÎNE
İsrâiloğullarının, içinde mukaddes emânetleri sakladıkları ve Mûsâ aleyhisselâmdan beri nakledilerek gelen altın kaplama...
TAFDÎLİYYE
Şîanın kollarından biri. Hazret-i Ali'yi sevdiklerini söyleyip, diğer Eshâb-ı kirâmı kötüleyen bozuk fırka. Eshâb-ı kirâ...
TAFSÎLÎ ÎMÂN
Îmân edilecek hususlara genişçe, delîlerini bilerek ve ayrı ayrı inanmak. (Bkz. Îmân) Tafsîlî îmânın dereceleri vardır.R...
TAĞRÎR
Yalan söyleyerek aldatma. Tağrîr olunan kimse, bey'i (satışı) feshedebilir, bozabilir. Sarraflıkta piyasadaki fiyatların...
TÂĞÛT
Allahü teâlânın emir ve yasaklarına karşı gelen ve ibâdetten alıkoyan şeytânî varlık ve güçler. Allahü teâlâ âyet-i kerî...
TAHÂRET
Necâset denilen yâni maddeten pis olan şeylerden ve hades denilen hükmî ve mânevî pisliklerden (abdestsizlik, cünüplük, ...
Tahâret-i Kâmile
Tam temizlik. Abdest veya boy abdesti alınarak yapılan temizlik. Özür sâhibi, özre sebeb olan şeyi durduğu zaman, abdest...
TÂHİR
Temiz. Mü'min tayyib (güzel, hoş) ve tâhirdir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)...
TAHKÎR ETMEK
Hor görmek, kötülemek, aşağılamak, birine veya bir şeye söz ve hareketle hakâret etmek, saygı ve hürmet gösterilmesi, üs...
TAHLÎF
Yemin vermek. Mahkemede iki hasımdan birine yemîn ettirmek. (Bkz. Half, Yemîn)...
TAHLÎL ETMEK
Abdest alırken el ve ayak parmakları arasına sol, sakalın sarkan kısmının içine ise sağ elin yaş parmaklarını tarak gibi...
TAHLİYE
1. Süslemek. Tasavvuf ehlinin yolu, ilim ve amel ile tamam olur. İlimlerinin özü nefsin ortaya koyduğu mânileri yenmek, ...
TAHMÎD
"Elhamdülillah" demek. "Hamd, şükür Allahü teâlâya mahsûstur" mânâsına "Elhamdülillah" sözü ve benzerleri. Farz namazdan...
TAHRÎC
Çıkarma, meydana koyma; hadîs-i şerîflerin kaynağını, nasıl geldiklerini, kimlerin naklettiklerini, sahih ve zayıflık gi...
TAHRÎF
Bozma, değiştirme. Kur'ân-ı kerîmi güzel sesle ve tecvîd kâidelerine uyarak okumalıdır. Harfleri kelimeleri tahrîf edere...
TAHRÎM SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin altmış altıncı sûresi. Tahrîm sûresi on iki âyet-i kerîmedir. Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). B...
TAHRÎME TEKBÎRİ
Namaza Allahü ekber diyerek başlama; iftitâh tekbîri. (Bkz. İftitâh Tekbîri) Tahrime tekbîri farzdır. Namazın şartlarınd...
TAHRÎMEN MEKRÛH
Kur'ân-ı kerîmdeki ve hadîs-i şerîfteki delîlinden zan ile anlaşılan yasak. Harama yakın olan fiil, iş. (Bkz. Mekrûh) Di...
TAHSÎL-İ İRFAN
1.Tasavvuf bilgilerini elde etme, öğrenme. Edeler dâimâ tahsîl-i irfân Olalar her biri, bir kâmil insan. (Muallim Receb ...
TÂİB
Tövbe eden, günahlarına pişmân olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ tâibleri ve (fevâhişten yâni pisl...
TAKDÎM VE TE'HÎR
İkindi namazını öğle namazı ile veya öğleyi ikindi ile ve yatsı namazını akşam namazı ile veya akşamı yatsı ile birleşti...
TAKDÎR
Ölçme, değer biçme, değer verme, tâyin etme. Allahü teâlânın, olacak hâdiseleri ezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) il...
Takdîr-i İlâhî
Allahü teâlânın, olacak hâdiseleri ezelde ilm-i ezelîsi ile bilip tâyin etmesi. (Bkz. Takdîr)...
TAKIYYE
İdâre, korunmak, sakınmak; iki yüzlülük; sevmediği kimse ile dost geçinmek. Bir kimsenin hakîkatte sâhib olduğu görüş ve...
TAKLÎD
1. İnanılacak şeylerde düşünmeden, anlamadan, yalnız başkasından işiterek, görerek inanma, îmân etme. Ehl-i sünnet âliml...
Taklîdî Îmân
İnanılacak şeylerde düşünmeden anlamadan, yalnız başkasından işiterek inanma, îmân etme. (Bkz. Îmân)...
TAKRÎR
Anlatma, anlatım, bir âlimin kitâbdan okuyarak îzâh ve açıklamalarda bulunması. Pâdişâhın huzûrunda yapılan huzur dersle...
TAKSÎRÂT
Günâhlar, kabahatlar, kusûrlar. Bâzı kimseler Allahü teâlânın emrettiği ibâdetleri îfâ ediyorsa (yerine getiriyorsa) da,...
TAKSİT
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi. Taksitle satışın câiz olması için, taksit ödeme târihlerinin ve her taksitte ödene...
TAKTÎR
Nafakada (yeme-içme, giyme ve meskende) ihtiyaçlarından kısıp, çok mal ve para biriktirmek. Nafakada yâni yeme-içme, giy...
TAKVÂ
Allahü teâlâdan korkarak, haramlardan (yasaklardan, günâhlardan) sakınmak. Harama düşmemek için, şüphelilerden (haram ve...
Takvâ Ehli
Takvâ sâhibi. Allahü teâlâdan korkarak haramlardan sakınanlar. Hâli ile sana fayda vermeyen kimseyle arkadaş olma. Takvâ...
TAKVÎM
Zamânı; sene, ay, hafta, gün ve saat gibi sâbit bölümlere ayıran, dînî-millî gün ve bayramları gösteren cetveller. Ramaz...
TALÂK
Nikâh bağını çözmek; nikâh akdini (sözleşmesini), belli sözlerle derhal veya geleceğe bağlı olarak sona erdirmek. Şer'î ...
Talâk Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin altmış beşinci sûresi. Talâk sûresi on iki âyet-i kerîme olup, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). ...
Talâk-ı Bâin
Boşanmada kullanılan sözleri söyler söylemez evliliği sona erdiren boşama. Zevceye yaklaşmadan önce veya yaklaştıktan so...
Talâk-ı Ric'î
Geri dönülebilen talâk. Zevceye yaklaştıktan sonra, sarîh (açık) veya işâretle, üç adedine veya bir ivaza (bedele, karşı...
Talâk-ı Selâse
Bir sözü üç kere veya daha fazla sayı söyleyerek, erkeğin zevcesini (hanımını) boşaması. Bu durum bir anda olduğu gibi, ...
TALEB
İstemek, aramak. İlim Çin'de de olsa, taleb ediniz. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce) Her müslüman kadın ve erkeğe ilim taleb e...
TÂLİB
Taleb eden, isteyen. Yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehberden ders alan talebe, öğrenci. Tâlib sâdık olunca, zikr ve tev...
TALLÂHİ
Allahü teâlânın ism-i şerîfinin başına "te" harfi getirilerek yapılan yemin sözü. (Bkz. Yemîn) Yemîn ya harf ile veya ke...
TALMÛD
Yahûdîlerin Tevrât'tan sonra mukaddes kabûl ettikleri, sözlü emirlerin toplandığı Mişnâ ve Gamâra olmak üzere iki kısımd...
TÂLÛT
İsrâiloğullarının hükümdârlarından. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Vakta ki Tâlût askeriyle (Kudüs-i ş...
TAM ŞEHÎD
Allah yolunda canını fedâ eden; dînini, vatanını, bayrağını, nâmusunu müdâfaa ederken ölen, haksız yere öldürülen müslüm...
TAM TEMİZLİK
Sıhhatli bir kadının âdet zamânından sonra başlayan, on beş gün veya daha fazla devâm eden temizlik. (Bkz. Sahih ve Hükm...
TAMA'
Aç gözlülük, dünyâ malına aşırı düşkünlük. Tama'ın en kötüsü insanlardan beklemektir. Kibre, ucba (kendini beğenmeye) se...
TANRI
Ma'bûd, tapılan şey, ilâh. Allahü teâlânın isimleri tevkîfîdir, yâni İslâmiyet'te bildirilen isimleri söylemek câiz olup...
TARAFEYN
İki taraf; İmâm-ı a'zam ile talebelerinden İmâm-ı Muhammed'in bir mes'elede reylerinin (ictihâdlarının) aynı olması sebe...
TÂRIK SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin seksen altıncı sûresi. Târık sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On yedi âyet-i kerîmedir. İsmini ilk ây...
TARÎKAT
Tasavvuf yolu; insanları mânen olgunlaştırmak, terbiye etmek, yetiştirmek için, tasavvuf büyüklerinin tâkib ettikleri yo...
TÂRÛH
İbrâhim aleyhisselâmın asıl, öz babası. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı ve binlerce İslâm âliminin kitâ...
TASADDUK
Sadaka vermek. Yâni Allahü teâlânın rızâsı için fakirlere ve ihtiyâcı olanlara para, mal vermek. (Bkz. Sadaka) İnsanlar ...
TASARRUF
1. İdâreli kullanma, sarfetme. Tutumlu olma; harcamada isrâftan ve cimrilikten sakınıp orta yolu seçme. Sadaka vererek r...
TASAVVUF
Ahlâk ve kalb ilmi. Kalbi kötü huylardan temizleyip, iyi huylarla doldurmak. Kalbde îmânın vicdânileşmesi, yâni Ehl-i sü...
TASDÎK
Kabûl etmek, inanmak, doğrulamak. Îmân; Peygamber efendimizin Allahü teâlâdan getirdiklerinin hepsini kalb ile tasdîk, d...
TASFİYE
Temizleme, parlatma. Kalbi iyi hasletlerle süsleme. Nefs tezkiye edilince, yâni nefs kötü isteklerinden kurtarılınca kal...
TASHÎH
Düzeltme. Âkıl ve bâliğ (ergenlik, evlenecek yaşa gelen erkeğin ve kadının birinci vazîfesi, îtikâdını (îmânını) Ehl-i s...
TASNİF
1. Bir âlimin, te'lif etmeden, kendi usûlünce daha önce benzeri olmayan bir kitâb yazması. Kalb ve rûh ilimlerinin müteh...
TASVÎR
Kâğıda, kumaşa, duvara ve başka yerlere canlı ve cansız resimleri yapmak veya bu şekilde yapılan resimler. Hazret-i Âişe...
TATLÎK
Boşama, talak verme. (Bkz. Talak)...
TÂÛN
Vebâ. Tâûn olan yere girmeyiniz ve Tâûn olan bir yerden başka bir yere gitmeyiniz, oradan kaçmayınız. (Hadîs-i şerîf-İhy...
TAVÂF
Kâbe-i muazzamanın etrâfında Hacer-i esvedin bulunduğu köşeden başlamak sûretiyle Kâbe sola alınarak yedi defâ dolaşmak....
Tavâf-ı İfâda
Hacıların Arafât'tan indikten sonra yaptıkları farz tavâf. Tavâf-ı Ziyâret....
Tavâf-ı Kudûm
Mekke-i mükerremeye varınca, yapılan ilk tavâf. Buna tahiyye, likâ (kavuşma) tavâfı da denir. Tavâf-ı Kudûm, Âfâkîler iç...
Tavâf-ı Nâfile
Mekke-i mükerremede bulunanların fırsat buldukça yaptıkları tavâf....
Tavâf-ı Sadr (Sader)
Hac esnâsında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mina'dan Mekke'ye inildiğinde yapılan tavâf. Buna Tavâf-ı vedâ da de...
Tavâf-ı Umre
Umreye niyet edenin yedi defâ yaptığı tavâf. Umre tavâfının dört şavtı (dolaşımı) umrenin rüknündendir....
Tavâf-ı Ziyâret
Hacıların Arafât'tan indikten sonra, Kurban bayramı günlerinde yapılan tavâf. Buna ifâda tavâfı da denir. Her hac edene,...
TAVASSUT
Araya girme, aracılık etme; bir peygamberi veya bir evliyâyı vâsıta kılarak, araya koyarak, bir isteğin yerine gelmesi i...
TAYERE
Uğursuzluğa inanmak. İnsan üç şeyden kurtulamaz: Sû'-i zan, tayere, hased. Sû'-i zan edince, buna uygun harekette bulunm...
TAYFÛRİYYE
Evliyânın büyüklerinden Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin ismi Tayfur o...
TAYY-İ MEKÂN
Mekânı, mesâfeyi katetme, geçme, mesâfelerin dürülmesi. Allahü teâlânın izniyle az zamanda çok uzak yerlere gitme. Şeyta...
TAYY-İ ZEMÂN
Zamânın dürülmesi. Allahü teâlânın izniyle uzun zamanda yapılacak bir işi çok az zamanda yapma. Tayy-i zemân, evliyâda g...
TAYYİB
1. Helâl. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Ey îmân edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin ta...
TAZARRU'
1. Kendini alçaltarak, aşağı görerek, Allahü teâlâya yalvarma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Rabbini...
TAZMÎN
Sebeb olunan zarar ve ziyânı ödeme. Çeşitli kimselerden aldığı haram malları birbirleri ile veya kendi helâl malı ile yâ...
TE'ÂTÎ
Yalnız bir taraftan veya her iki taraftan teslim etmekle yapılan alış-veriş. Satıcı, bu malı bin liraya sana sattım dese...
TE'DÎB
1.Terbiye etme, edeblendirme. (Bkz. Edeb) Kişinin çocuğunu te'dîb etmesi, sadaka vermesinden daha hayırlıdır. (Hadîs-i ş...
TE'HÎR
Geciktirmek, geri bırakmak. (Bkz. Takdîm ve Te'hîr) Her sabah ve akşam tövbe etmeyen kimse, kendine zulm eder. Tövbeyi t...
TE'LÎF
Başkalarının sözlerini kendine mahsus bir sıra ile toplayıp kitâb hâline getirme. Kalp ve rûh ilimlerinin mütehassısları...
TE'MÎNÂT
Güven ve garanti vermek. (Bkz. Emân)...
TE'VÎL
1. Yorumlamak, açıklamak. Bir müslümanın bir sözü veya bir işi birçok bakımdan kâfir (îmânsız) olacağını gösterse, bir b...
TEADDÜD-İ ZEVCÂT
Birden fazla kadınla evlenmek; poligami. Şunu iyi bilmelidir ki, İslâm dîni teaddüd-i zevcât'ı emretmemiş, ancak izin ve...
TEAKKUL
Aklı kullanarak, lüzumlu şeyleri öğrenirken, her şeyin haddini, sınırını aşmamak, yâni lüzumlu olanı terk etmemek, lüzûm...
TEÂLÂ VE TEKADDES
Allahü teâlânın ism-i şerîfi anıldığında, işitildiğinde veya yazıldığında: "Yüce ve noksan sıfatlardan münezzeh (uzak, t...
TEÂMÜL
İ'tiyâd, alışkanlık olarak yapılagelen şey. (Bkz. Örf ve Âdet)...
TEASSUB (Taassub)
Haksız yere düşmanlık etmek, inadcılık etmek; kendi yanlış fikrine körü körüne bağlanıp başkalarının doğru fikrini kabûl...
TEAYYÜN
Alış-verişte söz kesilirken tâyin (belli) edilen malın, belli olarak kalması. Teayyün eden malın kendisini vermek lâzımd...
Teayyün-i Evvel
İlm-i ilâhîde ilk teayyün, zuhûr, ortaya çıkış. Peygamberlerin ve meleklerin bütün vilâyetleri, teayyün-i evveldedir. (M...
Teayyün-i İmkânî
İnsanın hakîkati olan teayyün-i vücûbîsinin zılli yâni görüntüsü. Ehlullah (evliyâ) kendi yaratılışlarına, güçlerine gör...
Teayyün-i Vücûbî
Bir şeyin, insanın hakîkati. Îsâ aleyhisselâm gökten inerek, âhir zaman Peygamberinin dînine uyunca, onun teayyün-i vücû...
Teayyün-i Vücûdî
Varlıkta meydana gelme, hâsıl olma. Teayyün-i ilmî, teayyün-i vücûdîden evveldir ve onun husûsiyetlerinden bir husûsiyet...
TEBÂREKE SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin altmış yedinci sûresi. (Bkz. Mülk Sûresi) Ey oğul! Yatacağın zaman, Tebâreke sûresini oku. Peygamberimi...
TEBÂREKE VE TEÂLÂ
Allahü teâlânın ism-i şerîfi anıldığında ve yazıldığında, söylenen ve yazılan, "Yüce ve noksan sıfatlardan münezzeh (uza...
TEBASBUS
Bir menfaate kavuşmak veya bir zarardan korunmak için tevâzu göstermek, yaltaklanmak. Dünyâ rütbelerinde kendinden aşağı...
TEBBET SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz on birinci sûresi. Tebbet sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyettir.Tebbet, kurusun mânâsında ...
TEBCÎL ETMEK
Ta'zîm, hürmet etmek ve saygı göstermek. Kâfirlere (müslüman olmayanlara) ancak iş düştüğü zaman selâm verilebilir. Kâfi...
TEBE-İ TÂBİÎN
Peygamber efendimizin Eshâbını gören ve sohbetinde bulunmakla Tâbiîn denen büyükleri görmekle şereflenenler. (Bkz. Tâbiî...
TEBERRÎ
Uzaklaşmak, uzak durmak. Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Teberrî etmedikçe, te...
TEBERRU'
Bir kimsenin, mecbur ve mükellef (yükümlü) olmadan, herhangi bir şeyi kendi rızâsı ile karşılıksız olarak birisine onun ...
TEBERRÜK
Bereketlenme, mânen istifâde etme, faydalanma. Ebû Hanîfe ile teberrük ediyorum. Her gün mezârını ziyâret ediyorum. Zor ...
TEBESSÜM
Gülümseme, kendinin işitmeyeceği şekilde sessiz gülme. Peygamber efendimiz güler yüzlü idi. Tebessüm ederek gülerdi. Gül...
TEBLÎĞ
Peygamberlerin, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını, insanlara eksiksiz ve noksansız olarak bildirmeleri. Kur'ân-ı kerîm...
TEBŞÎR
Müjdeleme, sevindirici bir haber ulaştırma. Eğer ölüyü ağzı açık, sanki gülüyor, yüzü gülümsüyor, gözü dahi kırpık gibi ...
TEBZÎR
Malı, İslâmiyet'in ve aklın uygun görmediği yerlere dağıtma, isrâf. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede buyurdu ki: Akrabâya, y...
TECDÎD-İ ÎMÂN
Bilerek veya bilmeyerek küfrü gerektiren (îmânı gideren) bir sözü söylemek veya bir işi yapmak yâhut böyle bir şeyi yapm...
TECDÎD-İ NİKÂH
Nikâhı yenileme, tâzeleme. Erkek veya kadın bir müslüman, âlimlerin sözbirliği ile küfre sebeb olacağını bildirdikleri b...
TECELLÎ
Görünme. Kalbde Allahü teâlânın zâtının ve isimlerinin zuhûru. Evliyâ herkes gibi, bir mezhebe tâbi olarak yükselmişlerd...
Tecellî-i Cemâl
Allahü teâlânın cemâlinin zuhûru. Cennet'te mü'minlerin makbûl olanları, her sabah ve akşam, derecesi aşağı olanlar ise,...
Tecellî-i Ef'âl
Sâlikin, yâni tasavvuf yolcusunun, kulların fiillerini Allahü teâlânın fiilinin zılleri (görüntüleri) olarak görmesi ve ...
Tecellî-i Sıfat
Allahü teâlânın sıfatlarının tecellîsi. Seyyid Nûr'un bir teveccühü (bakması) ile tâliblerin (kendisine talebe olanların...
Tecellî-i Sûrî
Zât-ı ilâhînin veya isimlerinin kendilerinin değil, sûretlerinin, görüntülerinin tecellîsi. Başkalarının yolun sonunda k...
Tecellî-i Zât
İsim ve sıfatlar araya girmeden sâdece zât-ı ilâhînin tecellî etmesi. Tecellî-i zât,Peygamberlerin sonuncusuna (Muhammed...
TECEMMÜL
Çirkinliği gidermek, vakar sâhibi olmak, şükr etmek ve nîmeti göstermek için zînetlenmek, süslenmek. Tecemmül etmek, müs...
TECESSÜS
İnsanların gizli hallerini, ayb ve kusûrunu merâk edip, iç yüzünü araştırıp öğrenmeye çalışmak. Allahü teâlâ, âyet-i ker...
TECHÎZ
Vefât edenin (ölenin) yıkanmasından kabre defnedilmesine kadar yapılması lâzım gelen şeyler. Meyyitin (ölü kimsenin) tec...
TECRİBE (Tecrübe)
Deneme, sınama, bilgi edinmeyi sağlayan üç yoldan biri. Eshâb-ı kirâm (Peygamber efendimizin mübârek arkadaşları) bir gü...
Tecribî İlimler
Tecribe ve müşâhede (gözlem) ile elde edilen bilgiler, ulûm-i akliyye (aklî ilimler). Bâzılarının İslâmiyet'ten ayrı ve ...
TECVÎD
Güzel yapmak, Kur'ân-ı kerîmi harflerin mahreclerine (çıkış yerlerine) ve sıfatlarına uygun olarak okumak ve bunu anlata...
TECVÎZ
İzin verme, yapılmasına rızâ gösterme. Câiz görme. (Bkz. Câiz)...
TEDBÎR
Bir şeyi elde edecek veya önliyecek yol, çâre; bir işin sonunu düşünerek hareket etmek. Tedbîr gibi akıl, güzel huy gibi...
Tedbîr-i Menzil
İnsanın çoluk-çocuğuna karşı hareketlerinin nasıl olacağı ve ev idâresi ile ilgili husûslardan bahseden ilim. İslâm ahlâ...
TEDEBBÜR
Bir şeyin üzerinde düşünmek, tefekkür etmek. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Onlar, Kur'ân-ı kerîmi t...
TEDVÎN
Biraraya getirip toplama, düzenleme; kitab hâline getirme. Birinci asrın sonuna doğru ilk defâ hadîs tedvîn eden zât, İb...
TEENNÎ
İlerisini düşünerek acele etmeden yavaş ve ihtiyatlı hareket etme. İşlerde acele etmemeli ve hemen karar vermemelidir. A...
TEFÂHÜR
Öğünme. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Biliniz ki, dünyâ hayâtı; elbette la'b (oyun) ve lehv (eğlenc...
TEFE'ÜL
1. Bir şeyi uğur saymak, hayıra yormak, bir hâdiseyi hayra alâmet, işâret olarak görmek. Tefe'ülün mukâbili (zıddı) teşe...
TEFEKKÜR
İbret alacak ve faydalanacak şekilde derin düşünme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve nîmetlerini düşünme. Allahü teâlâ Kur...
TEFSÎR
Örtülü, kapalı olan şeyi ortaya çıkarmak, açmak, beyân etmek, beşerî kudret dâhilinde, Kur'ân-ı kerîm âyetlerindeki murâ...
TEFVÎZ
Ismarlama, havâle etme. 1. Bir işi sebeblere yapıştıktan sonra Allahü teâlâya havâle etmek, helâl ve faydalı şeyleri kaz...
TEGÂBÜN SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin altmış dördüncü sûresi. Tegâbün sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On sekiz âyet-i kerîmedir. Dokuzunc...
TEGANNÎ
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak için, hareke, harf ve med (uzatma) ilâve etme ve çıkarma yapmak sûretiyle, kelimelerin ...
TEHADDÎ
Meydan okumak. Âlimlerin çoğuna göre peygamberlerin mûcize gösterirken açıkça tehaddî etmeleri şart değil ise de mûcizen...
TEHARRÎ
Bir şeyi anlamak için araştırmak. Sofradakiler, içeri gelen kimseyi yemeğe çağırsalar, âdil bir müslüman da, yedikleri e...
TEHÂVÜN
Gevşeklik. Âdâb-ı Nebeviyyede tehâvün edeni ve Peygamber efendimizin sünnetini terk edeni ârif, velî zan etme. (Cüneyd-i...
TEHAVVÜL
Değişme. Bir hâlden başka bir hâle geçme. Sıcak havada tazyik azalır, barometre düşer. Soğukta ise yükselir. Bu tazyik t...
TEHECCÜD NAMAZI
Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra ve imsak vaktinden önce iki ile on iki rek'at arasında kılınan namaz. Kur'ân-ı kerîmd...
TEHEVVÜR
Çok kızmak, çok öfkelenmek, sertlik; hilmin (yumuşaklığın) zıddı. Gadabın, kızmanın aşırısı. Atılganlık. Tehevvür sâhibi...
TEHİYYÂT (Tahiyyât)
Namazın ka'delerinde yâni birinci ve ikinci oturuşlarında okunan Ettehiyyâtü duâsı. Son rek'atte otururken, tahiyyât oku...
TEHİYYET-ÜL-MESCİD
Mescide girince, oturmadan önce, mescidin sâhibine yâni Allahü teâlâya ta'zîm ve hürmet için kılınan iki rek'at nâfile n...
TEHLÎL
"Lâ ilâhe illallah (Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur)" sözünü söylemek. Tesbîh (sübhânallah), tehlîl ve takdîse (Allahü...
TEKÂSÜR SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin yüz ikinci sûresi. Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyettir. Tekâsür, çokluk ve çoklukla övünmek demek...
TEKÂYÂ
Tekkeler. Tekkenin çoğulu. (Bkz. Tekke)...
TEKBÎR
1. Allahü teâlâyı yüceltmek, noksan sıfatlardan, şirkten (ortağı bulunmaktan), yarattıklarına benzemekten tenzîh etmek, ...
Tekbîr-i Tahrîme
Tahrime Tekbîri. Namaza dururken "Allahü ekber" demek. Buna, iftitah (namaza başlama) tekbîri de denir. Tahrîme tekbîri,...
Tekbîr-i Zevâid
Bayram namazlarında birinci rek'atte Sübhâneke'den sonra üç, ikinci rek'atte zamm-ı sûreyi okuyup rükûa gitmeden önce de...
TEKEBBÜR
Kibir sâhibi olma, büyüklenme, kibirlenme, kendini büyük gösterme. Allahü teâlâ tevâdu' üzere olmağı bana emr eyledi. Hi...
TEKFÎN
Kefenleme. Ensârdan (Medîneli müslümanlardan) bir genci Cehennem korkusu yakaladı. Hattâ bu korkudan sokağa bile çıkamaz...
TEKFÎR
Bir kimseye küfr, îmânsızlık nisbet etmek, kâfir demek. Küfre sebeb olan sözler ve hareketler çoktur. Bir kimsede küfre ...
TEKKE
Tasavvufun yâni İslâm ahlâkı ilminin ve diğer dînî ilimlerin öğretildiği ve tatbik edildiği yer. Dergâh ve zâviye de den...
TEKMÎL MAKÂMI
Olgunlaştırmak, tamamlamak, kemâle erdirmek makâmı. Tasavvufta başkalarını yetiştirebilmek derecesine ulaşma. Tasavvuf y...
TEKVÎN
"Yaratmak" mânâsına Allahü teâlânın subûtî sıfatlarından. Allahü teâlânın sübûtî (zâtında bulunmakla birlikte başka varl...
TEKVÎR SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin seksen birinci sûresi. Tekvîr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yirmi dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci ...
TEL'İN
Lânetleme, lânet etme. Bir kimsenin Allahü teâlânın rahmetinden uzak olmasını dileme. (Bkz. Lânet)...
TELBİYE
"Lebbeyk, Allâhümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk. İnnel hamde ven-ni'mete vel-mülke lâ şerîke leke" sözlerini...
TELFİK
Helâl ve harâm, emir ve yasak, ibâdet ve tâatte, belli bir mezhebin hükümlerine uymayıp, mezheblerin hükümlerinden kolay...
TELKÎN
Definden sonra meyyitin (vefât edenin) yüzüne karşı ayakta durarak okunan, kabir suâllerini ve cevaplarını bildiren sözl...
TELVÎN
Tasavvuf yolundaki talebenin kalbinde meydana gelen değişik haller. Kıymetli kardeşim Hâfız Mahmûd'un şerefli mektûbu ge...
TEMELLUK
İfrât (aşırı) derecede tevâzû. Temelluk, müslüman ahlâkından değildir. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Adiy) Temelluk ancak üstâda ...
TEMENNÎ
Sebebe yapışmadan, gerekli çalışmayı yapmadan, Allahü teâlâdan bir şeyin olmasını dileme. Temennî insanı tembelliğe götü...
TEMETTU' HAC
Hac günlerinden önce umre için ihrâma girip ve bu umre yapıldıktan sonra memleketine dönmeden, tekrar ihrâma girerek yap...
TEMÎME
Bir sebeb, vesîle olarak görülmeyip, doğrudan te'sir edeceğine ve bir zararı def edeceğine inanılarak yapıldığı için, dî...
TEMKÎN
Tasavvufta değişmekten, hâlden hâle geçmekten kurtulup, huzur ve sükûna kavuşma. Kalb, telvinden (değişik hallerden), hâ...
Temkîn Zamânı
Güneşin doğuş, batış vakti ve namaz vakti hesapları yapılırken, vakitlere eklenen veya çıkarılan zaman miktârı. Bu vakit...
TEMLÎK
1. Mülk olarak vermek. Zekât vermek, malı müslüman fakire temlik etmekle olur. (İbn-i Âbidîn) Devamlı hasta veya çok yaş...
TEMYÎZ
İyiyi kötüden ayırt etme. Bir kimsenin (meselâ çocuğun), satın alınan malın mülk olacağını ve satınca mülkten çıkacağını...
TENÂSÜH
Ölen kimsenin rûhunun başka bir bedene geçtiğine dâir, bâtıl, asılsız bir inanış. Bilhassa, Hindûlar ve geçmiş milletler...
TENEŞİR
Serîr; ölünün yıkandığı masa şeklindeki dört ayaklı uzun tahta zemin. Teneşir (serîr) etrâfında önce buhur yakılıp üç de...
TENZÎH
Allahü teâlâyı, şânına lâyık olmayan şeylerden, her türlü eksik ve noksanlıklardan uzak tutmak. Kim her gece yatarken; "...
TENZÎHEN MEKRÛH
Yasak olmasına kuvvetli, açık bir delil, senet bulunmayıp, yapılması iyi olmayan şeyler. Dinde müekked, kuvvetli olmayan...
TENZÎL
İndirmek, indirilmek; Allahü teâlâ tarafından indirilen kitab, Kur'ân-ı kerîm. İnzâl kelimesinde bir defada indirmek mân...
TERAKKÎ
1. İlim, fen ve san'atta yükselme, ilerleme. Allahü teâlâ, İslâm dînini, hayâtın yürümesini, ihtiyâçların değişmesini ka...
TERÂVİH NAMAZI
Ramazân ayında yatsı namazından sonra kılınan yirmi rek'atlik nâfile namaz. Ey müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay ...
TERBÎ'
1. Dörtleme, yâni cenâzenin omuz üzerinde tabutun tahta kolundan el ile tutarak dört kişinin taşıması. Cenâzeyi terbi' ş...
TERBİYE
1. Kişiyi yavaş yavaş rûhen ve bedenen yetiştirmek, olgunlaştırmak. Oyunun faydası olmaz. Yalnız ok atmayı öğrenmek, atı...
TERCEME (Tercüme)
Bir sözü bir dilden başka bir dile çevirmek. Kur'ân-ı kerîm, hiçbir dile, hattâ Arabcaya da terceme edilemez. Herhangi b...
TERCÎ'
Geri çevirme, döndürme. Sesi yükseltip alçaltarak ve tekrarlayarak okuma. Kur'ân-ı kerîmi ve ezânı tercî' ile okumak had...
TERCÎH EHLİ
Hanefî mezhebinde, dînî hükümleri bildiren fıkıh âlimlerinin beşinci tabakasında bulunan ve ictihâd (Kur'ân-ı kerîm ve h...
TERCÎHUN BİLÂ MÜRECCİH
Tercih sebebi olmadığı hâlde bir şeyi diğerine tercîh etmek yâni üstün tutmak. Tercîhun bilâ müreccih bâtıldır, geçersiz...
TERİKE (Tereke)
Ölenin geriye bıraktığı mal, mülk, eşyâ vs. Vefât eden kimsenin terekesinden sırasıyla şunlar yapılır: 1) Techîz ve tekf...
TERK-İ HÜKMÎ
Dünyâyı hükmen terk etmek, (terk etmiş sayılmak) yâni her işte İslâmiyet'e uymak. Meselâ zekâtı İslâmiyet'in gösterdiği ...
TERTÎB
Sırayı gözetmek. (Bkz. Sâhib-i Tertîb) Namazdaki tertîb vâcibtir. Abdestteki tertîb Hanefî mezhebinde sünnet, Şâfiî ve H...
Tertîb Sâhibi
Üzerinde kazâya kalmış namaz borcu bulunmayan veya kazâya kalmış namazların toplamı beş vakti geçmemiş bulunan ve namazd...
TERTÎL
Kur'ân-ı kerîmi tecvîdle yâni usûl ve kâidelerine uyarak, açık açık, tâne tâne, harfleri ve kelimeleri birbirinden ayıra...
TERVİYE GÜNÜ
Zilhicce ayının sekizinci günü. Arefe'den önceki gün. Hacıların sabah namazını kıldıktan sonra, topluca Mekke'den Minâ'y...
TESBİH
1. Allahü teâlâyı, O'na yakışmayan her şeyden ve mahlûkların (yaratılmışların) alâmetlerinden ve yok olmaktan tenzîh ve ...
TESBÎH NAMAZI
Hadîs-i şerîfte, af ve mağfiret olunmak için kılınması tavsiye buyrulan namazlardan biri. Resûlullah efendimiz, tesbîh n...
TEŞE'ÜM
Bir şeyi uğursuz saymak, kötüye yormak. İslâmiyet'te teşe'üm yoktur. Resûlullah sallallahü aleyhi ve selem teşrîf edince...
TEŞEFFÜ'
Bir isteğin, dileğin yerine gelmesi için, peygamberleri veya evliyâyı vesîle ederek (araya koyarak), onların hatırı için...
TEŞEHHÜD
Namazın her ka'desinde (ilk ve son oturuşlarda) ettehiyyâtü duâsını okumak veya bunu okuyacak kadar oturmak. (Bkz. Ka'de...
TESELSÜL
Burhân-ı tatbîk delîli ve benzerlerinde, Allahü teâlânın varlığının lâzım olduğunu isbat etmekte kullanılan delillerden ...
TESETTÜR
Örtünme. Dînin bildirdiği şekilde örtünme. (Bkz. Setr-i Avret) Tesettür, İslâmiyet'te pek mühim bir konudur. Avret yerin...
TESLİM
Kendini, başkasının irâdesine terketme (bırakma), onun emrine uyma, boyun eğme, itâat etme. İslâm, Allahü teâlânın emirl...
TESLÎS
Üçleme; Hıristiyanların tanrı üçtür veya tanrı üç unsurdan (Baba-Oğul-Rûh-ul-kudüsten) meydana gelmiştir şeklinde kabûl ...
TEŞMÎT
Aksırdığı zaman Elhamdülillah diyen kimseye "Yerhamükellah: Allahü teâlâ sana merhâmet etsin" demek. Müslümanın, müslüma...
TEŞRÎ
Kânun koyma. Allahü teâlânın ve peygamberlerinin, insan hayâtının maddî ve mânevî bütün yönlerine dâir emir ve yasaklar ...
TEŞRİK GÜNLERİ
Kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri. Bayramın birinci gününe yevm-i nahr (nahr günü), ikinci ve üçüncü ...
TEŞRİK TEKBÎRİ
Arefe günü yâni Kurban bayramından önceki gün, sabah namazından, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar yirmi üç v...
TESVÎF
Hayırlı işleri yapmayı sonraya bırakma. Uygunsuz işlerin hepsinden Allahü teâlâya tövbe etmeli, O'na yalvarmalıdır. Belk...
TEŞYİ'
Bir yerden ayrılıp gideni uğurlama, hürmet için biraz onunla birlikte gitme. Vefât eden kul kabrine konduğu ve onu teşyi...
TETAVVU' (Tetavvû)
Farz ve vâcib olmayıp, sırf Allah rızâsı için yapılan nâfile ibâdet. Tetavvu' namazlarının kendilerine mahsus sevâbları ...
TETAYYUR
Uğursuzluk, uğursuzluğa inanma. Tetayyur eden ve tetayyur olunan ve kâhinlik yapan ve kâhine giden ve sihir, büyü yapan ...
TEVÂ
Havâlenin bozulma sebebi. Havâleyi kabûl edendeki alacağın telef yâni yok olması. (Bkz. Havâle) Havâlede tevâ iki türlü ...
TEVÂCÜD
Vecd ve muhabbette kemâle ermeyenin (olgunlaşmayanın) isteğiyle vecde kavuşmaya tâlib olması, istemesi. (Bkz. Vecd) Bu y...
TEVÂTÜR
Yalan üzere birleşmeleri mümkün olmayan, her asırda güvenilen kimselerin hepsinin bir şeyi, bir haberi bildirmeleri. Mûs...
TEVÂZU' (Tevâdu')
Alçak gönüllülük; kendisini başkaları ile bir görmek, başkalarından daha üstün ve daha aşağı görmemek. Allahü teâlâ, tev...
TEVBE (Tövbe)
Haram, günah işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya karar vermek. Kur'ân-ı kerîmde m...
Tevbe Bi'atı
Mürşid-i kâmil denilen velî bir zâtın, huzûrunda tövbe edip günâh işlememek üzere söz vermek....
Tevbe Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin dokuzuncu sûresi. Berâe sûresi de denir. Tevbe sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). 128 ve 129. âyet-i k...
Tevbe-i İstigfâr
Kendini kusurlu görerek, günâhlara tövbe etmek, Allahü teâlâdan af dilemek. Tevbe-i istigfâr devâmlı olmalıdır. Haramlar...
Tevbe-i Nasûh
Sâdık tövbe, işlediği günâhı bir daha yapmamak üzere tövbe etmek ve bu tövbesinde tam kararlı olmak. Kur'ân-ı kerîmde me...
TEVECCÜH
Yönelme. 1.Peygamberleri aleyhimüsselâm veya evliyâyı vesîle (vâsıta) yaparak, onların hâtırı için istenilen bir şeye ka...
TEVEKKÜL
Allahü teâlâya teslim olma. Bir işe başlarken sebeplere yapıştıktan sonra O'na güvenme; kalbin, her işte Allahü teâlâya ...
TEVELLÎ
Dostluk, birisini Allah rızâsı için sevme, dost edinme. Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzak...
TEVERRÜK
Kadınların namazda oturma şekli; kaba etlerini yere koyup, uyluklarını birbirine yaklaştırarak, ayaklarını sağ taraftan ...
TEVESSÜL
Bir isteğin, bir maksadın hâsıl olması için bir şeyi vesîle, sebeb yapmak. Allahü teâlânın sevdiklerini araya koyarak; "...
TEVFÎK
Allahü teâlânın kullarının işini, rızâsına muvâfık (uygun) kılması, şer (kötülük) yolunu kapayıp, hayır (iyilik) yolunu ...
TEVHÎD
1. Allahü teâlânın bir olduğuna inanmak, O'na kimseyi ortak etmemek. Yâni Lâ ilâhe illallah (Allahü teâlâdan başka ibâde...
Tevhîd-i Şuhûdî
Mâsivâyı (Allahü teâlâdan başka her şeyi) görmemek ve düşünmemek. Tasavvuf yolunda yürümekten, nefsin istemediği zor gel...
Tevhîd-i Vücûdî
Mâsivâyı (Allahü teâlâdan başka her şeyi) yok bilmektir. Tevhîd-i vücûdîyi ilk açıklayan Muhyiddîn-i Arabî'dir. (İmâm-ı ...
TEVKÎFÎ
İslâmiyet'in bildirmesine bağlı olan ve değiştirilmesi câiz olmayan. Allahü teâlânın ism-i şerîfleri tevkîfîdir. Şerîati...
TEVKÎL
1. Vekîl tâyin etme. Kadına, kendini boşamak için seni vekil ettim demek. ( Bkz. Vekîl) İslâmiyet'te erkeğin talak (boşa...
TEVLİYE SATIŞI
Bir malın alış fiyatını söyleyerek aynı fiyatla, satmak. Bir kimse aldığı bir malı kendisine kaça mal olmuş ise onu söyl...
TEVRÂT
Dört büyük kitabdan biri. Allahü teâlâ tarafından Mûsâ aleyhisselâma gönderilen ilâhî kitab. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîm...
TEVVÂB (Et-Tevvâb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına tövbe etme sebeblerini kolaylaştıran, şartlarına uygu...
TEYEMMÜM
Su bulunmadığı veya bulunup da özür sebebiyle kullanmak mümkün olmadığı takdirde; temiz toprak veya taş, kum, kerpiç gib...
TEZEKKÜR
Hâfızadaki bilgileri, istenildiği zaman hatırlamak. İnsanın bâtınında (içinde) hiss-i müşterek, hayâl, tefekkür, tezekkü...
Tezekkür-i Mevt
Ölümü hatırlamak. İnsanın kendini ölmüş, teneşir tahtası üzerinde yıkanmış, kefene sarılmış ve tabuta konulmuş ve mezâra...
TEZELLÜL
Bayağılık, kendini aşağı tutmak. Tevâzûnun aşırı derecesi. Tezellül kötü huylardan biridir. Bir âlimin yanına câhil bir ...
TEZKİYE
Pâk ve temiz etmek, kalbi temizlemek. Bir sâlik (tasavvuf yolcusu), niyetini düzelttikten ve kendini dünyâ arzularından ...
Tezkiye-i Nefs
1. Nefsi, İslâmiyet'in haram ettiği, beğenmediği şeylerden, kötü isteklerinden temizlemek. Tezkiye-i nefs yapınca, kalb ...
TEZVÎC
Evlendirme, kocaya verme. Kadını, kendisi veya vekîli yâhut velîsi (babası, dedesi, sonra erkek kardeşi, amcası ...) tez...
TEZYÎN
Süslemek. Dünyâ hayâtı, geçilecek bir köprü gibidir. Bu köprüyü tezyîn etmekle uğraşmayın. Hemen geçip gidin! (Hadîs-i ş...
TİCÂNİYYE
Evliyânın büyüklerinden Ebü'l-Abbâs Ticânî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Ticâniyye yolunun kurucusu olan Ebü'l-Abbâs ...
TİCÂRET EŞYÂSI
Ticâret niyetiyle alınıp, ticâret için saklanılan eşyâ. Eşyânın ticâret eşyâsı sayılması için ticâret niyetiyle satın al...
TILA'
Tâze üzüm şırasının, ateşte veya güneşte ısıtılarak üçte birinden fazlasının uçmasıyla elde edilen içki. Tıla', gaz çıka...
TİLÂVET
Kur'ân-ı kerîm okumak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Onlar geceleri secdeye kapanarak Allah'ın âyetler...
Tilâvet Secdesi
Kur'ân-ı kerîmdeki on dört secde âyetinden herhangi birini okuyan veya işiten bir mükellefin yâni akıllı ve ergenlik çağ...
TİMÂR
Osmanlı Devleti'nin geçimlerine ve hizmetlerine âit masrafları karşılamak üzere bir kısım asker ve memurlara, muayyen bö...
TİMSÂL
Kumaşa, kâğıda, duvara ve başka yerlere yapılmış canlı resimler. Saneme (odundan, altından, gümüşten yapılan insan heyke...
TÎN SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin doksan beşinci sûresi. Tîn sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyettir.Tîn, dağ adı veya incir dem...
TİVELE
Bir kadına kocası buğzedip (gizli düşmanlık edip) kendisinden soğuduktan sonra, kadının, kocasının sevgisini tekrar celb...
TRİNİTE
Hıristiyanların teslîs (üç tanrı) inancı. (Bkz. Teslîs)...
TÛBÂ
Kökleri yukarıda, dal ve budakları aşağıya doğru sarkan cennet ağacı. Tûbâ bir ağaçtır. Allah onu kudret eliyle dikmişti...
TÛL-İ EMEL
Uzun emel; zevk ve safâ sürmek için çok yaşama arzusu. İbâdet yapmak için çok yaşamağı istemek tûl-i emel olmaz. Cennet'...
TUMÂNÎNET
Namaz kılarken rükû' ve secdelerde ve kavmede (rükû'dan kalktıktan sonra ayakta durmakta) ve celsede (iki secde arasında...
TÛR SÛRESİ
Kur'ân-ı kerîmin elli ikinci sûresi. Tûr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). İsmini birinci âyette geçen Tûr kelimesinden...
TÛR-İ SÎNÂ
Tûr dağı. Allahü teâlânın Mûsâ aleyhisselâmı peygamberlikle müjdelediği ve sonra Tevrât'ı indirdiği, Kızıldeniz'in kuzey...
Dini Sözlük Hakkında
Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 270 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.
Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.