mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Sadakanın en faziletlisi, su ikram etmektir." — Ebû Dâvûd "Allah sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur." — Beyhakî "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." — Taberânî "Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur." — Buhârî, Müslim "Sadakanın en faziletlisi, su ikram etmektir." — Ebû Dâvûd "Allah sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur." — Beyhakî "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." — Taberânî "Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur." — Buhârî, Müslim
K

KÜBREVİYYE

K Harfi · Dini Sözlük

Evliyânın büyüklerinden Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Yaptığı bütün münâzaralarda gâlib geldiği için kübrâ (büyük) lakabıyla meşhur olmasından dolayı, bu yola Kübreviyye denmiştir.

Ebû Necîb-i Sühreverdî hazretlerinden tasavvuf ilmini öğrenen Necmeddîn-i Kübrâ'nın kurduğu Kübreviyye yoluna pekçok kimse girdi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin babası Sultan-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled ile Ferîdüddîn-i Attâr'ın hocaları Mecdüddîn Bağdâd î, Baba Kemâl Cündî, Semnan pâdişâhının oğlu Rükneddîn Ahmed Alâüddevle, Kübreviyye yolunda ilerleyerek yükselmişlerdir. (Molla Câmi)

Necmeddîn-i Kübrâ hazretleri, tasavvufa dâir yazmış olduğu "Usûl-i aşere" adlı kitâbında Kübreviyye yolunun esaslarını şu şekilde açıklamıştır: Allahü teâlâya kavuşmak arzûsunda bulunan ve bu yolda ilerlemek isteyenlerin yollarının temeli on esâsa ba ğlıdır. Bunlar; tövbe (günahlara pişman olmak), zühd (dünyâya gönül bağlamamak), tevekkül (her işinde Allahü teâlâya güvenmek), kanâat (yemek-içmek husûsunda elde bulunan ile yetinmek), uzlet (insanlardan uzak olmak), devamlı zikir (Allahü teâlâyı an mak), teveccüh (tamâmen Allahü teâlâya yönelmek), sabır, murâkabe (nefsini kontrol etmek ve nefsin hîle ve tuzaklarına karşı uyanık bulunmak), rızâ (nefsin arzularını terk ederek, Allahü teâlânın hiçbir hükmüne îtirâz etmemek) dır. (Necmeddîn-i Kübrâ)

Bu içerikte bir hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsanız iletişim sayfamızdan bize bildirin.