mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Sadakanın en faziletlisi, su ikram etmektir." — Ebû Dâvûd "Allah sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur." — Beyhakî "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." — Taberânî "Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur." — Buhârî, Müslim "Sadakanın en faziletlisi, su ikram etmektir." — Ebû Dâvûd "Allah sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur." — Beyhakî "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." — Taberânî "Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur." — Buhârî, Müslim
L

LÂHİK

L Harfi · Dini Sözlük

1. Namaza imâm ile berâber başladığı hâlde, kendisine uyku, gaflet veya benzeri bir sebebden dolayı abdest bozulması hâli ârız olup da (meydana gelip de) namazın tamâmını veya bir kısmını imâm ile kılamayan kimse.

Lâhik, imâma uyan cemâat gibi hareket eder. Kaçırdığı rek'atleri kendi başına kılarken imâma uymuş gibi davranır. Bunun için kendi başına kıldığı rek'atlerde, üzerine sehv secdesi (yanılma, unutma secdesi) gerekecek bir yanılma olsa, bundan dolayı se hv secdesi yapmaz. (İbn-i Âbidîn)

Lâhik olan kimse, cemâati terk ettikten sonra eğer dünyâ kelâmı söylememiş ise, imâmın ardında gibidir. Lâkin, câmiden çıktıktan sonra, pek yakın yerden abdestini almalıdır. Çok ileriye giderse, namazı bozulur diyen âlimler vardır. (Kutbüddîn-i İznikî)

Namazda imâma uyanlar dört çeşittir. Bunlar; müdrik (iftitah yâni başlama tekbirini imâm ile birlikte alan), muktedî (iftitâh tekbîrine yetişemiyen), mesbûk (imâm, rek'atlerin birini veya ikisini kıldıktan sonra uymuş olan) ve lâhiktir. (Kutbüddîn-i İznikî)

2. Kavuşan, ulaşan, yetişen.

Peygamber efendimiz, bir kabir yanında hazır oldukları vakit; "Dünyâ ve âhiret selâmeti, müslümanlardan ve mü'minlerden bu kabirde bulunanların üzerine olsun. Biz inşâallah size lâhik oluruz. Siz bizden evvel göçtünüz. Biz de, size tâbi olup, sonradan varırız. Yâ Rabbî! Bizi ve bunları mağfiret et ve günâhlarımızı affet" buyururdu. (Hadîs-i şerîf-Müslim)

Bu içerikte bir hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsanız iletişim sayfamızdan bize bildirin.