mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Her hastalığın bir ilacı vardır. İlaca isabet edildiği zaman hasta Allah'ın izniyle iyileşir." — Müslim "Yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müslüman kardeşini küçük görme. Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter." — Müslim "Cennet, annelerin ayakları altındadır." — Nesâî "Duanız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin?" — Furkân Sûresi, 77 "Her hastalığın bir ilacı vardır. İlaca isabet edildiği zaman hasta Allah'ın izniyle iyileşir." — Müslim "Yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müslüman kardeşini küçük görme. Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter." — Müslim "Cennet, annelerin ayakları altındadır." — Nesâî "Duanız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin?" — Furkân Sûresi, 77
S

SIR

S Harfi · Dini Sözlük

1. Gizli, gizlenilen şey.

Kader, Allahü teâlânın mahlûku hakkında bir sırrıdır. Allahü teâlâ, kader ile ilgili bilgiyi mahluklarından, yarattıklarından gizlemiş, onu araştırmaktan kullarını menetmiştir. (Mengübers Müstensırî)

Kimseye sırrını söyleme. Sen birisine söylersen, o da başkasına söyler. Mücevherâtı hazînedâra teslim et, ama sırrını kendine sakla. (Sa'dî Şîrâzî)

Kimse senin sırrını senden daha iyi saklayamaz. (Sa'dî Şîrâzî)

Çok konuşmak, kendisinde sır olarak bulunanları açıklamak ve herkesin sözünü kabûl etmek insanı küçük düşürür. (Muhammed bin Ka'b el-Kuraşî)

Sırrın senin esirindir. Onu ifşâ edersen (açıklarsan) sen onun esiri olursun. (Hazret-i Ali)

İki kişinin bildiği şey sır olmaz. ( Abdülazîz Dehlevî)

2. Âlem-i emrin (maddesiz, zamansız ve ölçüye girmeyen âlemin) beş mertebesinden biri. Tasavvuf yolculuğunda rûhun üstündeki derece.

Âlem-i emrin birinci basamağı kalbdir. Bu yolda (tasavvuf yolunda) kalbi geçtikten sonra sırasıyla ruh, sır, hafî ve ahfâ mertebelerinde ilerlenir. Âlem-i emrin bu beş latîfesini anlamak ve bunlar üzerinde bilgi edinmek, ancak Muhammed aleyhisselâmın izinde gidenlerin büyüklerine nasîb olmuştur. (İmâm-ı Rabbânî)

Bu içerikte bir hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsanız iletişim sayfamızdan bize bildirin.