mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Sabır, acı bir olayın ilk anında gösterilendir." — Buhârî, Müslim "Zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir." — Buhârî, Müslim "Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz." — Buhârî, Müslim "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz." — Buhârî, Müslim "Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar." — Müslim "Sabır, acı bir olayın ilk anında gösterilendir." — Buhârî, Müslim "Zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir." — Buhârî, Müslim "Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz." — Buhârî, Müslim "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz." — Buhârî, Müslim "Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar." — Müslim
T

TEFSÎR

T Harfi · Dini Sözlük

Örtülü, kapalı olan şeyi ortaya çıkarmak, açmak, beyân etmek, beşerî kudret dâhilinde, Kur'ân-ı kerîm âyetlerindeki murâd-ı ilâhîyi (Allahü teâlânın murâdını) anlamak. Bu işi yapabilen âlime müfessir denir. (Bkz. Müfessir)

Kur'ân-ı kerîmi kendi görüşüne, anlayışına göre tefsîr eden kâfir olur. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)

Bize tefsîr kitaplarına göre amel etmek emredilmedi. Fıkıh kitaplarına tâbi olmamız emredildi. (Hâdimî)

Tefsîr ve fıkıh kitaplarına hakâret eden; bunları beğenmeyen, kötüleyen kimse kâfir olur. (Hâdimî, Yûsuf Sinânüddîn)

Kur'ân-ı kerîmi tam olarak yalnız Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem anlamış, kapalı ve anlaşılması zor âyet-i kerîmeleri, Eshâb-ı kirâma açıklamışlardır. Bu sebeble Kur'ân-ı kerîmin hakîkî tefsîri, Peygamber efendimizin bu açıklamalarıdır. Tefsî r âlimlerinin Kur'ân-ı kerîmin tefsîrine dâir, Peygamber efendimizden sallallahü aleyhi ve sellem ve Eshâb-ı kirâmdan gelen rivâyetlerle yaptıkları tefsîrlere, rivâyet, me'sûr ve naklî tefsîr denildi. Ayrıca bu tefsîrler esas alınarak Kur'ân-ı kerîmin lisan ve daha başka bilgilere göre de açıklamaları yapıldı.Bu açıklamalara te'vîl denildi. Bunlara ma'kûl, re'y ve dirâyet tefsîri denir. Te'vîllerin doğruluğu, naklî tefsire uygunluğu ile anlaşılır.Tefsîr âlimleri, nakle uygun te'vîlleri de tefsîr olarak kabûl etmişlerdir.Te'vîl, nakle ve din bilgilerine uymazsa, tefsîr değil, yazanın kendi düşüncesi olur. Nitekim hadîs-i şerîfte; " Kur'ân-ı kerîmi kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile hatâ etmiştir" buyrulmuştur. Bunun içindir ki, Kur'ân-ı kerîmde mânâsı açık olmayan yerlerden yalnız akla güvenip, yanlış te'vîl yapılarak yanlış mânâlar çıkarılması netîcesinde yetmiş iki bid'at ve dalâlet fırkası ortaya çıktı. (Abdülhakîm Arvâsî)

Bu içerikte bir hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsanız iletişim sayfamızdan bize bildirin.