mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Kim bir hayra yol gösterirse, o hayrı yapanın ecri kadar sevap alır." — Müslim "Sadakanın en faziletlisi, su ikram etmektir." — Ebû Dâvûd "Allah sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur." — Beyhakî "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." — Taberânî "Kim bir hayra yol gösterirse, o hayrı yapanın ecri kadar sevap alır." — Müslim "Sadakanın en faziletlisi, su ikram etmektir." — Ebû Dâvûd "Allah sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından hoşnut olur." — Beyhakî "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır." — Taberânî
A

AVÂM

A Harfi · Dini Sözlük

Amme'nin çoğulu, halk, topluluk.

1. Müctehid (âyet ve hadîslerden şer'î yâni dînî hükümler çıkaran İslâm âlimi) olmayan, mukallid (yâni mezhebinin usûl ve kâidelerini anlayıp taklîd eden).

Müctehid olmayan âlime nâkil, yâni haber iletici denir. Müctehid olmayan müftîler mukalliddir. Avâm, hadîs-i şerîflerden doğru mânâ çıkaramaz. Bunun için müctehidlerin anladıklarına uymaları, yâni onları taklîd etmeleri lâzımdır. (Feth-ul-kadîr)

Dînî mes'elelerde, şöyle veya böyle yapılabilir şeklinde ruhsat (izin vermek) avâmın sözü ile olamaz. Burada ancak müctehidler yetkilidir. (Reddül-Muhtâr)

2. Dînî ilimlerden haberi olmayan câhiller.

Avâm, fetvâ kitablarını anlıyamaz. Bunların, îmân ve ibâdet bilgilerini arayıp, sorup, öğrenmeleri farzdır. Müctehid âlimlerin de, sözleri, vâzları ve yazıları ile önce îmân, sonra dînin temeli olan beş ibâdeti öğretmeleri farzdır. (Muhammed Es'ad)

Sultanlar, milletin malını, zâlimler ve haydutlardan korudukları gibi; havâss yâni müctehid âlimler de, avâmın îtikâdını (inancını) bid'atçilerin (sapıkların) şerrinden korurlar. (İmâm-ı Gazâlî)

3. Olgunlaşmamış, irşâda (öğrenip, aydınlanmaya) muhtaç. Kulluk zevkini tatmamış; nefs-i emmâresinin te'sirinden kurtulamamış olan. Tasavvufta; takvâ, ihlâs derecelerinin en aşağısında bulunan kimseler.

Avâmın orucu, yemek içmek gibi şeylerden sakınmaktır. (İmâm-ı Gazâlî)

Bu içerikte bir hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsanız iletişim sayfamızdan bize bildirin.