mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Her hastalığın bir ilacı vardır. İlaca isabet edildiği zaman hasta Allah'ın izniyle iyileşir." — Müslim "Yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müslüman kardeşini küçük görme. Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter." — Müslim "Cennet, annelerin ayakları altındadır." — Nesâî "Duanız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin?" — Furkân Sûresi, 77 "Her hastalığın bir ilacı vardır. İlaca isabet edildiği zaman hasta Allah'ın izniyle iyileşir." — Müslim "Yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin." — Tirmizî, Ebû Dâvûd "Müslüman kardeşini küçük görme. Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter." — Müslim "Cennet, annelerin ayakları altındadır." — Nesâî "Duanız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin?" — Furkân Sûresi, 77

Dini Sözlük

İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 3,375 kelime

search
F

FECR

Sabaha karşı, güneş doğmadan önce, ufkun gün doğusu tarafında görünen aydınlık, tan yerinin ağarması. Resûlullah efendim...

F

Fecr Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin seksen dokuzuncu sûresi. Fecr sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Otuz âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i ker...

F

Fecr-i Kâzib (Aldatıcı fecr)

Fecr-i sâdıktan iki derece kadar önce doğuda görülen ve sonra kaybolan geçici beyazlık. İmsak vakti....

F

Fecr-i Sâdık (Gerçek fecr)

Fecr-i kâzibi tâkibeden tam karanlıktan sonraki beyazlık. Sabah namazının ve orucun başlama vakti. Sabah namazı, dört me...

F

FEDÂİL

Farz ve vâcib olmayan nâfile ibâdetler. Yâ Ali! İnsanlar fedâil ile meşgûl oldukları zaman, sen farzları tamamlamaya çal...

F

FEHM

Anlayış; iyiyi kötüden ayıran anlama kuvveti. Ahmak insan kendisini aldanmaktan koruyamaz. Akıl ve fehm, insanın yaratıl...

F

FELÂH

Kurtuluş, selâmet, mutluluk, hayır ve nîmetlerde, râhatta dâim olmak. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki...

F

FELAK SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin yüz on üçüncü sûresi. Felak sûresi, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. İlk â...

F

FELEK

Yörünge. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Bunlardan her biri...

F

FELS

Altın ve gümüşten başka mâdenlerden basılmış para. Çoğulu fülûstur. Satılan veya satın alınan malın, bir felsin îtibârî ...

F

FELSEFE

Madde, hayat, yaratılış, kâinât, ruh, ölüm, ölüm sonrası gibi konularda insan gücünün akla dayanarak ortaya koyduğu düşü...

F

FEN YOBAZI

Fen bilgisinde mütehassıs (uzman) olmadığı hâlde, kendisini fen adamı ve müslüman olarak gösterip müslümanların dînini, ...

F

FENÂ

Allahü teâlâdan başka her şeyi unutma, mutlak fenâ. (Bkz. Fenâ) Kul kendi nefsini düşünmekten büsbütün kesilmedikçe Rabb...

F

Fenâ Fillah

Kalbin yalnız Allahü teâlâyı sevmesi, O'nun beğendiği şeylerde fâni olmak yâni O'nun sevdiklerini sevmek O'nun sevdikler...

F

Fenâ fiş-Şeyh

Tasavvuf ilminde talebenin velî olan hocasının arzû ve isteklerine tâbi olması, irâdesini isteğini onun eline bırakması....

F

Fenâ-i Etemm

Tam fenâ. Evliyâlık makamlarının sonu, velînin ben diyecek yer bulamamasıdır....

F

Fenâ-i İrâde

İrâde ve isteklerin yok olması....

F

Fenâ-i Kalb

Mahlûkların (yaratılmışların) varlığını, sevgisini kalbden çıkarmak. Kalbin Allahü teâlâdan başka hiç bir şeyi bilmemesi...

F

Fenâ-i Nefs

İnsanın kendine ve başkalarına bağlılığının kalmaması. Benliği unutup, bırakması. Yâni Allahü teâlâdan başka hiç bir şey...

F

FERÂİZ

1. Bir kimse vefât edince, bıraktığı malın kimlere verileceğini ve nasıl dağıtılacağını öğreten ilim, mîrâs hukûku. Ferâ...

F

FERDİYYET

Tasavvufta yüksek bir mertebe. Mevlânâ Ârif Kerânî hazretleri, ferdiyyet nisbetinin kemâllerini, olgunluklarını Muhammed...

F

FERSAH

5760 metre. Bir saatte gidilen yol. Âlimlerin hepsi, dinde seferî (yolcu) sayılmak için gidilmesi lâzım olan üç günlük y...

F

FESÂD

Bozukluk, karışıklık, fitne, anarşi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ve Peygamberine karşı har...

F

FESÂHAT

Açık ve düzgün konuşma. Arablarda şiir, edebiyât ve belâgat ve fesâhat her şeyden ileri gidip, en güvendikleri başarılar...

F

FESH

Alış-veriş veyâ başka bir akdi (sözleşmeyi) bozma veya böyle bir akdin bozulması. Bir kimse, karşısındaki pişman olunca,...

F

FETÂNET

Peygamberlerde bulunması lâzım olan sıfatlarından biri. Peygamberlerin; bütün insanların en akıllısı, en zekîsi ve en an...

F

FETİH SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin kırk sekizinci sûresi. Fetih sûresi, hicretin altıncı yılında Hudeybiye andlaşması dönüşünde Mekke ile ...

F

FETRET

1. Aynı cinsten iki hâdise (olay) arasındaki kesinti devresi. Peygamber efendimize sallallahü aleyhi ve sellem kırk yaşı...

F

FETTÂH (El-Fettâh)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına hayır kapılarını, dileklerine kavuşmak istiyen kullar...

F

FETVÂ

Herhangi bir işin dîne (İslâmiyet'e) uygun olup olmadığına dâir müftî tarafından verilen cevâb. Elini göğsüne koy! Helâl...

F

FEVÂİT

Kasten, bilerek terketmekle olmayıp, dînin kabûl ettiği herhangi bir sebeble, özürle kaçırılmış farz veya vâcib namazlar...

F

Fey-i Zevâl

Güneş, gün ortasında (Nısf-ün-nehârda), tam tepeye gelince görülen en kısa gölge uzunluğu. Asr-ı evvelin vakti; bir şeyi...

F

FEY'

Dönmek. Muhârebe bittikten sonra, kâfirlerden zorla veya harp yapılmadan sulh yoluyla alınan mal. Allahü teâlâ, âyet-i k...

F

FEYLESOF

Beğendiği düşüncelerini hakîkat olarak anlatıp, yaldızlı, heyecanlı sözlerle inandırmaya çalışan kimse. Felsefeci. Feyle...

F

FEYZ

Akma. Peygamber efendimizin mübârek kalbinden, evliyânın kalbleri vâsıtasıyle akıp gelen mânevî bilgiler. Din büyüklerin...

F

FİDYE

Bir şeyin yerine geçmek üzere verilen bedel. 1. Çok yaşlı ve hasta olan kimsenin tutamadığı oruç, ölüm hastalığına yakal...

F

FIKH (Fıkıh)

Bilmek, anlamak. İslâmiyet'i bilmek. Dinde yapılması ve sakınılması lâzım gelen işleri bildiren ilim. İbâdetlerin en kıy...

F

FÎL SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin yüz beşinci sûresi. Fîl sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Sûreye, Kâbe'yi yıkmak...

F

FİNÂ

Şehir kenarı, büyük mezarlıklar (fabrika, mektep, kışlalar) ve kasabadakilerin harman yapmak, hayvan koşturmak, eğlenmek...

F

FİRÂSET

Allahü teâlânın, mü'minlere ihsân ettiği işlerin iç yüzüne vâkıf olma kuvveti. Mü'minin firâsetinden korkunuz. Zîrâ o, A...

F

FİRDEVS CENNETİ

Sekiz Cennet'in altıncısı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Hakîkaten îmân edip de iyi amel ve hareket...

F

FIRKA

Cemâat, topluluk, bölük, grup. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey Peygamberim! Dinde fırka fırka ayrı...

F

FÎSEBÎLİLLÂH

Allah yolunda. Bir işin karşılıksız, sâdece Allahü teâlânın rızâsı için yapıldığını ifâde eden bir tâbir....

F

FISK

Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymama, isyân, günâh. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ size îmânı s...

F

FİTNE

Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, müslümanları...

F

FITR BAYRAMI

Müslümanların iki dînî bayramından birisi olan Ramazan bayramı. Fıtr bayramında, bayram namazından önce tatlı (hurma vey...

F

FITRA

Fitre; ihtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak nisab (dinde zenginlik ölçüsü) miktârı malı, parası olan her h...

F

FITRAT

1. Hilkat, yaratılış. El, ayak, göz, kulak, dil ve diğer âzâlar (organlar); kalbin emrinde ve hizmetindedir. Bu âzâlarda...

F

FİYAT

Değer, kıymet. Bir malın piyasa değeri. Satan ile alan arasında uyuşulan, anlaşılan kıymet. Bir kimse bakkala fiyat söyl...

F

Fıkıh Usûlü

Fıkıh bilgilerinin âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden nâsıl çıkarıldığını öğreten ilim. (Bkz. Usûl-i Fıkıh, Fıkı...

F

Fırka-i Dâlle

Âyet-i kerîmelere ve hadîs-i şerîflere kendi görüş ve akıllarına göre mânâ vererek, doğru yoldan ayrılıp dalâlete (yanlı...

F

Fırka-i Nâciye

Kurtuluş fırkası. Cehennem'den kurtulacağı bildirilen fırka. İslâm dîninde doğru îtikâd üzere olanlar. Peygamber efendim...

F

Fıtratullah

Allahü teâlânın dîni, İslâmiyet. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: O hâlde (Ey Resûlüm!) yüzünü hanîf (muv...

F

FÜCÛR

Günâh işlemek. Yalandan sakının, o fücûr ile berâberdir ve her ikisi de Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûmiddîn)...

F

FUDÛL

İhtiyâçtan fazla, lüzumsuz ve boş şeyler. Fudûl olan şeyleri kullanmak, tahrîmen mekrûh, farza mâni olursa haram, yâni b...

F

FUHŞ (Fuhuş)

Çirkin söz. İş ve ayb şeyler. Çirkin olan işleri başkalarına açık kelimelerle anlatmak. Hayâ îmândandır, fuhuş söylemek ...

F

FUHŞİYÂT

Çirkin, ayb şeyler, sözler. (Bkz. Fuhş)...

F

FUKAHÂ

Fıkıh âlimleri. Fakîhin çokluk şekli. (Bkz. Fakîh)...

F

Fukahâ-i Seb'a

Medîne'de yetişen yedi büyük fakîh (âlim). Medîne-i münevverede yetişen fukahâ-i seb'a şunlardır: Sa'îd bin Müseyyib, Kâ...

F

FUKARÂ-YI SÂBİRÎN

Dilenmeyip sabreden ve şerî'ate (İslâmiyet'e) uyan fakirler. Fukarâ-yı sâbirîn ve agniyâ-yı şâkirîn (şükreden zenginler)...

Dini Sözlük Hakkında

Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 3,375 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.

Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.

Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.