mosque Namaz Vakitleri
auto_stories Hadis-i Şerif
"Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız." — Müslim "İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır." — Taberânî "Güzel söz sadakadır." — Buhârî, Müslim "Temizlik imanın yarısıdır." — Müslim "Sabır, acı bir olayın ilk anında gösterilendir." — Buhârî, Müslim "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız." — Müslim "İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır." — Taberânî "Güzel söz sadakadır." — Buhârî, Müslim "Temizlik imanın yarısıdır." — Müslim "Sabır, acı bir olayın ilk anında gösterilendir." — Buhârî, Müslim

Dini Sözlük

İslami terimler, kavramlar ve anlamları · 3,375 kelime

search
M

MÜSTECÂB

Makbûl, kabûl olunan, geri çevrilmeyen. Kişinin din kardeşi için gıyâbında (arkasından) yapılan duâ müstecâbdır. Başucun...

M

MÜSTEHAB

Sevilen, beğenilen. Peygamber efendimizin bâzan âdet olarak yaptıkları; yapılınca sevâb verilen yapılmayınca günâh olmay...

M

MÜSTEHLİK EVLİYÂ

Nihâyete erdikten, maksada kavuştuktan sonra sebepler âlemine indirilmeyen, geri döndürülmeyen evliyâ. Kalbi hep Allahü ...

M

MÜSTEKAR

1. Karar kılınacak, yerleşilecek yer. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O (cehennem) ne kötü bir müstekar ve kalınaca...

M

MÜSTEKÎM

Doğruluk üzere olan, doğru yolda yürüyen. Doğrulukla sıfatlanmış kimse. (Bkz. Sırât-ı Müstekîm ve İstikâmet) Müstekîm ol...

M

MÜŞTERÎ

Satın alan. Bir malı satan ile müşteri arasında anlaşılan değere malın bedeli, fiyatı denir. (Ali Haydar Efendi) Satış s...

M

MÜSTEŞRİK

Doğu memleketlerini, din, dil ve târihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbite çalışan batılı ilim adamı. Gar...

M

MÜT'A NİKÂHI

Şâhidsiz olarak bir kadına belli miktarda para verip, belli bir zaman için berâber yaşamağı sözleşmek. Ey müslümanlar! K...

M

MÜTÂBE'AT

Tâbi olmak, uymak. İki cihân seâdetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünyâ ve âhiretin efendisi olan Muhammed aleyhisselâma...

M

MUTAFFİFÎN SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin seksen üçüncü sûresi. Mutaffifîn sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi.) Otuz altı âyet-i kerîmedir. Ölçü v...

M

MUTAHHAR

Temiz, temizlenmiş mânâsına Muhammed aleyhisselâmın ismi. Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm altıncı kat semâda...

M

MUTAHHİR

Temizleyici, temizleyen. Abdestte ve gusülde kullanılmış (Mâ-i müsta'mel denilen) su; Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebler...

M

MÜTASARRIFA

İnsandaki görünmeyen his organlarının beşincisi; his organları vâsıtası ile elde edilen duyuları ve mânâları karşılaştır...

M

MÜTE'ÂL (El-Müte'âl)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Düşünülebilen, akla gelen, hayâl edilebilen her şeyden başka b...

M

MÜTEAHHİRÎN

Sonra gelenler. Kelâm ilminde İmâm-ı Gazâlî ile, diğer İslâmî ilimlerde Şems-ül-Eimme Hulvânî ile başlayıp onlardan sonr...

M

MÜTEASSIB

Taassub eden; yanlış bir şeyi müdâfaada körü körüne inât ve ısrâr eden, haksız yere düşmanlık eden. Müteassıb papazlar o...

M

MÜTEAYYİN

Teayyün eden. Belli, âşikâr ve meydanda olan. (Bkz. Teayyün)...

M

MÜTEHASSIS

İhtisas sâhibi, uzman. Bir işin hakîkatini, iç yüzünü çok iyi bilen, bir ilim dalında veya meslekte mâhir olan. Evliyâ, ...

M

MÜTEKADDİMÎN

Önce gelenler; kelâm ilminde, İmâm-ı Gazâlî'ye, fıkıh ilminde Şems-ül-Eimme Hulvânî'ye kadar gelen İslâm âlimleri. Mütek...

M

MÜTEKÂMİL

Kemâle erişmiş, olgun, üstün. İslâm dîni dünyânın en mütekâmil, en mantıkî ve en son dîni olduğundan, onun hakkında bir ...

M

MÜTEKAVVİM MAL

Kıymetli, kullanılması mubâh ve mümkün olan mal. Bir satışın sahîh (dîne uygun) olması için malın mütekavvim olması lâzı...

M

MÜTEKEBBİR (El-Mütekebbir)

1.Allahü teâlânın ism-i şerîflerinden. Yaratılanların sıfatlarından uzak, vehim ve aklın anlamasından yüksek, azamet ve ...

M

MÜTEKELLİM (El-Mütekellim)

1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mü...

M

MÜTEKELLİMÎN

Kelâm âlimleri. İslâm dîninin îmân bilgilerini, naklî (dînî) ve aklî delillerle îzâh eden, açıklayıp isbatlayan büyük âl...

M

MÜTEMETTİ' HAC

Hac aylarında ömre yapmak için ihrâma girip, ömre için tavâf ve sa'y yapıp, traş olup ihrâmdan çıkıp sonra memleketine g...

M

MÜTEŞÂBİH ÂYET

Mânâsı açık olmayan âyet-i kerîme. Çoğulu, müteşâbihâttır. (Bkz. Müteşâbihât)...

M

MÜTEŞÂBİHÂT

Mânâsı kapalı âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler (Bkz. Âyet) . Müteşâbihâta îmân etmeli, mânâsını Allahü teâlâya bırak...

M

MÜTESAVVIF

Gafletten uzak yâni her an Hakk'ı zikreden, kalbini mânevî kirlerden temizleyen ve Allahü teâlâdan başka her şeyi gönlün...

M

MÜTEVÂTÎ

Bir cins içinde bulunan ferdlerin hepsinde müsâvî, eşit miktarda bulunan sıfat, husûsiyet, özellik. İnsanlık yâni insan ...

M

MÜTEVÂTİR HADÎS

Birçok sahâbînin Resûl-i ekremden ve başka birçok kimsenin de bunlardan işittiği ve kitaba yazılıncaya kadar, böyle hep,...

M

MÜTEVEFFÂ

Vefât etmiş. Ölmüş kimse. (Bkz. Ölüm) Müteveffânın bıraktığı maldan, önce borçları ödenmelidir. Borçları ödenmedikçe, rû...

M

MÜTEVELLÎ

Bir vakfın işlerini şer'î (dînî) hükümler ve vakf şartları dâiresinde idâre etmek üzere, vakfeden veya hâkim tarafından ...

M

MUTLAK

Kayıtsız, şartsız. Teklik, çokluk veya herhangi bir vasıf ile kayıtlı olmayan, delâlet ettiği (gösterdiği) fertlerden (ş...

M

Mutlak Adâlet

Bir şeyi yerli yerine koymak. Kendi mülkünde olanı kullanmak. (Bkz. Adâlet) Âlemleri yaratan Allahü teâlâ hâkimler hâkim...

M

Mutlak Fenâ

Allahü teâlâdan başka her şeyin kalbden çıkıp, isimlerinin bile unutulması. (Bkz. Fenâ) Mutlak fenâ hâsıl olmadıkça, Hak...

M

Mutlak Müctehîd

Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan hükümleri ve mes'eleleri, açık olarak bildirilenlere be...

M

Mutlak Nezr

Şarta bağlı olmayan adak. (Bkz. Nezr) Allahü teâlâ için bir sene oruç tutacağım demek mutlak nezr olup, bunu söylerken k...

M

Mutlak Su

Yaratıldıkları hâl (durum) üzere bulunan sular. (Bkz. Mâ-i Mutlak) Yağmur, kar, deniz, göl, kuyu ve ırmak suları mutlak ...

M

Mutlak Vilâyet

Evliyâlık. Vilâyet, husûsî veya umûmî olur. Umûmî vilâyet, mutlak vilâyettir. Vilâyet-i hâssa (husûsî vilâyet) de vilâye...

M

Mutlak Zuhûr

Bir kayda bağlı olmayan zuhûr, akis. Bir şeyin bir başka şeyde görünmesi meselâ insanın aynada, Hakk'ın, velînin kalb ay...

M

MUTMAİNNE

1. İtmînân bulan, rahatlayan, huzur ve sükûna kavuşan. Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Biliniz ki kalbler ancak Alla...

M

MÜTTEKÎ

Takvâ sâhibi. Allahü teâlâdan korkup, haramlardan, dinde yasak edilen şeylerden sakınan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde m...

M

MUVÂCEHE-İ SEÂDET

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek kabrinin bulunduğu Hücre-i Seâdetin (odanın) kıble tarafında z...

M

MUVAHHİD

1.Allahü teâlânın birliğine inanan. Bir kimse, başkaları görmek için ibâdet eder veya Allahü teâlâ için eder ammâ başkas...

M

MUVAKKAT

Geçici belli bir vakte bağlı. Yedi kadın vardır ki, bunlarla muvakkat olarak evlenilemez. Aradaki sebeb kalkınca, evlenm...

M

Muvakkat Nikâh

Geçici nikâh. Bir adamın, yüz sene de olsa, belli bir zaman sonra hanımını boşamağı söyleyerek, bütün şartlarına uygun y...

M

MÜVAKKİT

Eskiden İslâm devletlerinde namaz vakitlerini ve bunlarla ilgili âletleri kullanan, tâmirini ve ayarını yapan vazîfeli k...

M

MÜVÂLÂT

1. Abdest alırken her uzvu ara vermeden birbiri ardınca yıkamak. Müvâlât, Hanefî mezhebinde sünnet, Mâlikî mezhebinde fa...

M

MÜVÂSÂT

Tanıdıklarını ve arkadaşlarını, kendisinde bulunan nîmetlere ortak etmek, onlarla iyi geçinmek. Cömertlikten, birçok iyi...

M

MUVATTÂ

İmâm-ı Mâlik bin Enes hazretlerinin, derlediği (topladığı) hadîs kitâbı. Kütüb-i sitte denilen, doğru oldukları, bütün İ...

M

MÜVEKKEL

Birinin yerine vekil tâyin edilmiş kimse. Her kim sabah namazının farzını cemâat ile kılarsa, kıyâmet gününde yüzü ayın ...

M

MÜVEKKİL

Vekil eden, bir kimseyi kendi yerine geçiren. (Bkz. Vekîl) Vekil, müvekkilden ayrıca izin almadıkça veya, "istediğini ya...

M

MÜZÂREA ŞİRKETİ

Zirâat ortaklığı. Harman yapılan ürünleri yetiştirmek için, tarla yâni toprak birinden, çalışma, işçilik diğerinden olma...

M

MÜZDELİFE

Mekke-i mükerremede Minâ ile Arafât arasında bulunan, Âdem aleyhisselâmla hazret-i Havvâ'nın yeryüzünde ilk buluştukları...

M

MÜZİLL (El-Müzill)

Bâzı kullarını aşağı ve zelîl eden mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). El-Müzill ism-i şer...

M

MUZTAR

Sıkışık, zor durumda olan, çâresiz. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allahü teâlâ, size ölüyü (Murdar ...

M

MÜZZEMMİL SÛRESİ

Kur'ân-ı kerîmin yetmiş üçüncü sûresi. Müzzemmil sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Yirmi âyet-i kerîmedir. ...

N

NÂ-MAHREM

Yabancı, kendisiyle evlenilmesi haram olmayan kimse. Nikâhı câiz olmayan yirmi beş kadın dışında kalan kadınlar nâ-mahre...

N

NA'LİN (Na'leyn)

Altı deri, üstü açık ve tasmalı ayakkabı. Namazı, na'lın veya mest ile kılmak, çıplak ayakla kılmaktan efdâldir. Böylece...

N

NA'Ş

Kefenlenip tabuta konmuş ölü. (Bkz. Cenâze) Edrâ Eslemî dedi ki: "Medîne-i münevverede daha önce Kur'ân-ı kerîm okuduğun...

Dini Sözlük Hakkında

Dini sözlüğümüzde İslami terminolojiye ait 3,375 terim ve kavramın detaylı açıklaması yer almaktadır. Fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, akaid ve kelam gibi İslami ilimlere ait terimlerin anlamlarını bu kapsamlı sözlükten öğrenebilirsiniz.

Her kavram, Kur'ân-ı Kerîm âyetleri, hadîs-i şerîfler ve İslam âlimlerinin eserleri referans alınarak açıklanmıştır. Sözlüğümüz, İslami ilimleri öğrenmek isteyen herkes için güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.

Aramak istediğiniz terimi yukarıdaki arama kutusuna yazabilir veya harf filtresini kullanarak ilgili harfle başlayan kelimeleri listeleyebilirsiniz.